top of page

ÇAT SESİNİ DUYMAYALIM



Birden çat diye bir ses duyulur. Kapının çarpma sesi. Kapı rüzgârdan çarptı ise söylenecek bir laf yok. Doğanın esintisi ile gelen bu ses için sadece “bu rüzgâr da nerden çıktı aniden” demekten başka sözümüz yok. Ancak o kapı bazen bir genç kızın annesi ile olan söz düellosundan sonra, bazen genç bir erkeğini sevgilisi ile olan anlamamazlığından dolayı kapıyı çarpıp gitmesinden doğan sestir. O ses o kadar kuvvetlidir ki duvarları titretebilir.


Kapı çarpmak fiziksel bir hareket değildir. Bir duygunun, çaresizliğin, sabırsızlığın tepkisidir. Düşünmeden verilen bir kararın, hızın tepkisidir. Kapıyı çarpan kişi birçok eylemi bir arada götürür. Öncelikle duygusunu dış vurur, sonrasında söyleyemediğini kapıya söyler. Ve… Daha da önemlisi kendini “görünür” kılar. Tahammül sınırlarını aştım, söyleyecek çok sözüm var ama gücüm kalmadı, kızgınım diyemez. Görevi kapıya devreder. Onca zaman sessiz sakin duran kapı coşmuştur. Ve sesini yükseltir.

 

Halbuki kapıyı çarpmak yerini kapıyı çalmak aldığı zaman hayat çok daha anlamlı olabilir. Kapıyı çalmak çok eski bir tabir olmakla birlikte günümüzün yozlaşan kültürüne rağmen güncel bir gerçekliktir. Dışarıdan bir istek gibi görünse de kapıyı çalmak cesaret samimiyet ister. Kapılar kendiliğinden açılmaz. Bir talep gerekir. İlk adımı atma niyeti gerektirir. Denemek için istek,  gelecek cevaba hazır olmak kapıyı çalmanın ilk şartlarındandır. Çoğu zaman kapılar kapalı gibi gözükür. Ta ki kapıyı çalana kadar.

 

O zaman ardına kadar açılabilir. Bazen kapının açılması zaman alacak, bazen de o kapı açılmayacak bir başkasına şans tanıyacaktır. Zaten açılmayan kapının yerine bir başka pencerenin yer almayacağını kim bilebilir. Bir kapı açılmaz ise vardır bir hayır diyerek hayatın içinde oluşan boşluklara karşı yıkılan hayallerin mutlaka biri yeniliğe yol açacağını düşünmekteyim.  Kapanan kapı aslında şöyle fısıldamaktadır “Bu yol sana göre değildi. Seni daha uygun bir yere yönlendiriyorum.” Kabul etme süreci zor geçer ama anlarız ki hayat boşluk sevmez. Fırsatlar kaçmaz, yeni fırsatlar doğar. Yeni fırsat ise ışıktır. Çoğu zaman hayat, en parlak çıkışı en mütevazı pencerelerden gönderir.

 

Ama siz olun kapıları sert çarpmayın. Çat sesi duyulmasın. Hatta mümkün ise aralık bırakın bu bir zayıflık değil bir zarafet halidir.

 

Kim bilir belki o kapıya hiç ummadığınız kadar güzel şartlarda geri dönecek ve başarınızı paylaşmak isteyeceksiniz. Unutmayın kapının ardında bıraktığınız çoğu zaman bir sevdiğinizdir…


Feride PETİLON



 Bir önceki yazımı okudunuz mu?


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.








Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page