top of page

Ç.Ü.Ş.Ş A.Y.Y.Y.I

  • 6 dakika önce
  • 4 dakikada okunur

YARI ŞAKA YARI CİDDİ

 (Bu başlık altındaki yazılar yaklaşık 2000-2005 yılları arasında İsrail'deki Türkiye'liler Birliği'nin tarihi Bülten gazetesinde yayınlanmıştır.)


Önsöz:

14.03.2026. Ülkede alarmlar çalıyor, füzeler düşüyor, bir çılgınlığın içindeyiz. Arka arkaya 3 senedir yoğun bir savaş ülkesinde yaşıyor olmamız inanılır gibi değil.  

İçinde olduğumuz durumdan biraz kaçmak ve çoook eskiden, başka, daha sakin bir gezegende yaşadığımızı hatırlatmak için aşağıdaki yazıyı seçtim.

 

25 yıl önce, aşağıdaki yazıyı yazdığımda, araçlar hala sadece benzin ve dizel yakıtlarla çalışmaktaydı. Batarya teknolojisi henüz gelişmediği için elektrikli araç diye bir şey yoktu. LPG ile çalışan motorlar İsrail'de kullanılmıyordu. Benzin istasyonunu her ziyaret aile bütçesinde bir delik daha açardı. Yakıtı daha ucuz diye, dizel motorlu bir araç (taksiler gibi) alsam mı diye düşündüğüm olurdu. Ama bu arada biyoyakıtlar kullanarak araçları benzinden kurtaracak deneyler yapıldığını da duyuyor ve geleceğe daha ümitle bakıyorduk...

 

Neyse, 2000 yılındaki yazıma geçiyorum (bu yazıyı yazdığımda tamamen ayık mıydım, emin değilim!):

 

                           ----------------------------------------

 

Bomba gibi bir haber okudum:

Yakında, Getropha bitkisinin tohumlarından elde edilen bio-dizel sıvı bugün arabalarımıza doldurduğumuz yakıtların yerini almaya başlayacak. Getropha yağının maliyeti benzin fiyatlarından çok daha ucuzmuş. Önümüzdeki 10 yıl içinde dünyadaki arabaların %10’u artık bu Getropha sıvısıyla çalışacakmış. Tahmin edebileceğiniz gibi, sivri akıllı İsrail’li iş adamları, Afrika’daki iklim şartlarında en iyi şekilde yetişen bu bitkinin sıvısını dünyada pazarlamak için şimdiden sözleşmelere imzalarını basmışlar bile.  Fakat, daha da çarpıcı bir açıklama duydum: galiba bildiğimiz pamuk ve ayçiçeği yağlarında da motorları harekete geçirecek birtakım güçler var. Daha bitmedi, o haberde belirtiliyor ki, hani bizim sokak falâfelcilerinin bir yıl boyunca hiç değiştirmeden kullandıkları, neredeyse katrana dönüşmüş yağları var ya? onların güçleri de hiç fena değilmiş hhaa!

 

Tevekkeli, kendimi bildim bileli, içinde fokur fokur falâfel kızaran kazanlara baktığımda, o sıvının aslında kullanılmış motor yağı olduğundan şüphe ederdim.

Ama şimdi biraz ciddi olalım: bu güzel yeni haberlerden anlaşılıyor ki, fiyatı yüzde yüz politik etkenlere bağlı olup ve zaten yavaş yavaş tükenmekte olan yeraltı petrol kaynaklarına bağlılığımız çok aza inme arifesinde.

O zaman hemen özetleyelim: otomotiv dünyasının geleceğe doğru aldığı rota belirlendi-  bio-yakıtlar.

 

 

Bütün mütevaziliğime rağmen vurgulamam gerek ki, benim, kendini tekrar tekrar ispatlayan çok güçlü bir içgüdüm vardır. Gerçi şimdi sözünü edeceğim fikir, hassas bir ticari çıkar alanına giriyor ama, aramızda kalacağına söz verirseniz sizi ortak edeceğim buna. Açıkgöz ve uzağı herkesten daha iyi gördüklerini sanan İsrail’li iş adamları jetonlarını Getropha üstüne koyarak oynuyorlar.

Ama, yanılıyorlar! Hem de çok büyük bir yanılgı içindeler!

Bütün dünyanın, er geç hedefleyeceği bio araba yakıtı......... sıkı durun...........geliyooooor.......... idrar olacaktır!. Evet, evet yanlış duymadınız, bildiğiniz sidik işte!..

 

 

Hemen, “neden” diye soracaksınız.  İspatının saf mantığa dayandığını belirtmem gerek. Ve şöyle: İdrar biyolojik bir oluşum mu ?. Cevap evet. Doktorlar idrara vücudumuzun aynasıdır derler mi?. Derler. Yani, idrarımızda falafel katranı dahil mideye indirdiğimiz her şey var. Dünya Getropha bitkisine doğru gittiğine göre yavaş yavaş onunla yapılan yemekler de yemeyecek miyiz?. Yiyeceğiz (demek ki, idrarımızda zaten yakında Getropha’nın “tuzu” bile bulunacak).

 

Şimdi sorarım size: bitki yağlarıyla araba motoru çalıştıran bilim adamları için arabayı sidikle çalıştırmak çocuk oyuncağı değil mi? Cevap kesinlikle evet.

Şimdi gelin, beraberce, bu 95 boktan (pardon Oktan demek istedim !) yeni yakıtı kullanmanın avantajlarını düşünelim:

 

Hepimizin aile bütçesindeki o korkunç “benzin masrafı” maddesi bir anda yok oluyor. Hükümetlerin kanalizasyon ile ilgili yatırımları azalıyor (ee, sadece azalıyor çünkü her şeye rağmen, affınızla," büyük aptes" maddesi iptal olmadı, o konu gelecekte “Katı Yakıtlar” sistemi gündeme geldiğinde ele alınacak). Hiçbirimiz yolda benzinsiz kalmak istemeyeceğimize göre, devamlı su içeceğiz. Bu ne demek?

 

Dünyada böbrek taşı diye bir sorun kalmayacak demek. Prostatlı şoförler yollarda durup etrafı pisleteceklerine doğrudan arabalarının içine edip bir taşla iki kuş vuracaklar. Hastanelerde idrar muayenesine luzum kalmayacak, çünkü otomobillerimizde, benzinimizi “online” tahlil eden entegre laboratuvar sistemleri bulunacak. Araba kullanırken tahlil ekranına atacağımız bir gözle sağlık durumumuzu detaylarıyla bileceğiz.

 

Bazı sıra dışı durumlarda hanım şoförler “aaa hamileymişim !!!” diyerek şaşkınlıklarını dile getirecekler. Arabalarımızın motor gücü, içine koyduğumuz benzinin kalitesiyle doğru orantılı olacağı için bundan böyle sağlığımıza çok daha fazla ihtimam göstereceğiz.

Ama, şoför koltuğunun hemen yanında bulunan “araba sürerken kateterle yakıt ikmal aygıtı”na rağmen, arabaların dışındaki benzin kapaklarının yeri değişmeyecek. Neden mi? Alacağımız bütün önlemlere rağmen, hesapta olmayan bir şekilde benzinimizin bitmesiyle yolda kalırsak, durduracağımız merhametli bir şoförün (erkek olmalı) bizim arabaya yapışarak benzin ikmali yapabilmesi için!!.

 

Evet, benim çok ileriyi şimdiden görererek saydığım bu müthiş avantajlar dünyadaki otomobil devleri tarafından er geç idrak edilecektir. Bu olduğu anda da otomotiv dünyasının bütün Araştırma ve Geliştirme gayretleri, Getropha ve benzeri zırvalardan süratle uzaklaşarak yukarıda gururla lânse ettiğim ÇÜŞŞ AYYYI

(Çişli Üretimle Şakır Şakır Araç Yürüten Yakıt Yöntemi hiç Iskalamaz) sistemine doğru kayacaktır.    

 

PS: Hatırlarsanız, geçmişte motorlu araçlardan vaz geçip onlar yerine atlara binmeyi önermiştim, lütfen o işi şimdilik askıya alın, bu seferki fikir çok daha üstün kaldı.

Dring dring – dring dring!

Kıymetli okurlar, şimdilik hoşçakalın, Amerika'daki General Motors’dan arıyorlar (bu Bülteni onlara yollamıştım da).

                                                                                   

Moşe MİTRANİ     


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?


          


Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page