top of page

VAYELEH  -  ZAMANIN SONU

  • 12 dakika önce
  • 2 dakikada okunur



Bir insan kendini yenileme yeteneğine sahip olduğu sürece yaşayan bir varlıktır. - Henri Frederic Amiel

 

Moşe şöyle dedi: Ben bugün 120 yaşındayım. (Artık sizin önünüzde) Çıkıp gelemeyeceğim ve Tanrı bana, ‘Yardeni geçmeyeceksin’ dedi. (Devarim 31:2) 

 

Hayatının sonuna yaklaşan biriyle hiç birlikte oldunuz mu?

 

Hatırası mübarek olsun babam Rabi İsak PASENSYA ile son günlerinde vakit geçirmek benim için büyük bir lütuftu.


Elini tuttum ve alnından öptüm gözlerinde mutlak bir berraklık vardı. Aldığı ödüllerin ve teşekkür mektuplarının hiç bir önemi yoktu. Önemli olan tek şey sevdiği insanlar ve ailesiydi.

 

Moşe, Tanrı ona dünyadaki son gününe uyandığını söylediğinde aynısını yaptı. Bu gezegende yaşayan en mütevazı insan olan Moşe, son gününde görevinin Yahudi halkına veda etmek ve yaklaşan ölümü için onları teselli etmek olduğunu anlamıştı. Çünkü onun için en önemli şey, Mısır'dan çıkarıp çölden geçirdiği halkıydı.

 

Moşe, sadece kehanet kudreti ile peygamberliğin eşsiz bir örneği değil, Ruhani Liderliği - Mişkan Projesinin Yöneticiliği – Kohenlerin ilham kaynağı olması ile de benzersizdi.

 

Halkı ile ilgili nerdeyse yönlendirmediği hiçbir şey kalmamıştı. Onlar için endişeleniyor ve dünyadan ayrıldığında boşluğun nasıl doldurulacağını açıklıyordu.

 

“Güçlü ve kararlı olun! Korkmayın ve onların önünde yılmayın. Çünkü Tanrın Aşem - sizinle birlikte yürüyor. Sizi terk etmeyecek ve yüzüstü bırakmayacaktır.” (Devarim 31:6)

 

Halkına, Tanrı ile ilişkiniz bana bağlı değil, diyordu. Önünüzdeki yoldan korkmayın, çünkü Tanrı bugüne kadar sizinle beraber olduğu gibi, sizi korumaya ve size yol göstermeye devam edecektir.

 

Sonra Yeoşua’yı çağırdı ve bütün İsrail halkının gözü önünde ona şöyle dedi. "Güçlü ve Cesur ol. Çünkü sen, bu halkla birlikte, Tanrı’nın atalarına yemin ederek verdiği ülkeye gireceksin. Bu ülkeyi onlara sen pay edeceksin." (Devarim 31:7)

 

Halkın en yeteneklisi olan Yeoşua görevi devralacak ve toprağı pay edecekti. Tanrı’nın sesini duyabilmek için birlikte Buluşma Çadırı'na giderler. Bulut Sutunu görünür. Hikaye, Moşe olmadan da devam edecekti.

 

Ancak bu sözler (peraşa) tuhaf bir kelimeyle başlar. “VAYELEH” – “Ve O (Moşe) GİTTİ” -- Moşe nereye gidiyordu? Bütün bu zaman boyunca ayakta durup milletle konuşuyordu!

 

O son yürüyüşünü yapıyordu. Hayatı boyunca sürekli yürüdü. Yani potansiyelini gerçekleştirdi. Ama artık "gelip gidemiyor.

 

Moşe, yürümenin, yani büyümenin insanın temel niteliği olduğunu öğretir. Her zaman eylem ve hareket olmalıdır. Durağan olmak, insan olmak değildir.

 

Tanrı dünyayı yarattığında, tüm gezegenleri - tüm hayvanları - tek bir emirle (hareketle) ve tüm bitki örtüsünü tek bir zamanda yarattı. İnsan ırkının yaratılışına gelince, Tanrı sadece tek bir kişi yarattı.

 

Evren ve Tanrı'nın kendisi, sanki başka hiç kimse bu farkı yaratamazmış gibi her kişiye bakar. İnsan, kendisi ve yaşamı hakkında üçüncü şahıs olarak düşünme yeteneğine sahip tek canlıdır; bu, bir taşın, bir ağacın veya bir hayvanın yapamayacağı bir şeydir.

 

Bu nedenle halka şöyle der: "Ben artık tırmanabilir veya düşebilirim, ama sen ... Bu dünyadaki zamanın bitene kadar yürümeye devam etmelisin"

 

Sizi ne beklerse beklesin, yürümeye devam etmelisiniz. Çabalamaya devam etmelisiniz. Düşeceksiniz; ama bu aynı zamanda tırmanabileceğiniz anlamına da gelir, çünkü biri olmadan diğeri olamaz.

 

Gelecek belirsiz olsa da, yürüdüğünüz sürece her zaman doğru yolda olacaksınız. Çünkü başarısızlıklar en büyük öğretmenimizdir.

 

Moşe’nin sözleri günümüzde de yankılanmaya devam ediyor….

 

Duyabiliyor musunuz ?

 

Sevgilerimle -  Shabat Shalom

 

Sevgilerimle -  Shabat Shalom

 

Moşe PASENSYA

 

Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page