top of page

VAET”HANAN - NEYİ KAYBETTİK?

  • 20 Tem
  • 2 dakikada okunur


B.H.

Eğer Tanrı'nın gerçek olduğuna dair, deneyimden doğan bir inanca sahip olsaydık, bugün hayatımız nasıl olurdu?

 

Eğer insanların peygamber olmak için eğitim alabileceği bir okulumuz olsaydı, Bene-YisraeL halkı nasıl olurdu?

 

Dua ederken veya meditasyon yaparken, daha yüksek âlemlere ulaştığımızı ve Tanrı ile bağlantı kurduğumuzu nasıl anlarız?

 

Cevap, bu uygulamaların sonucunda Tanrı sevgisiyle tutuşmamızdır. İçsel bağlantı, içimizdeki sevgi ateşinin uyanmasıyla kendini gösterir.

 

“Tanrı’nın bir meleği, çalılığın içinden Moşe’ye ateş alevi içinde göründü.” (Şemot 3:2) Eğer Tanrı sevgisiyle tutuşma hissi duyuyorsak, Tanrı’nın bir meleğinin bize göründüğünden emin olabiliriz.

 

Derler ki; Tanrı, kendisine özlem duyan bir kişiye üç çekim gücünün birleşimiyle kendini gösterir. Dünyevi insanın maddi varlıklara duyduğu çekim, çocuğun annesine duyduğu çekim ve kocanın karısına duyduğu çekim.

 

Tanrı'ya karşı böylesine tutkulu bir özlem duyan kim var? Tanrı'nın canlı varlığını deneyimleyemediği için içten içe ağlayan kim var? 

 

Tapınağın yıkılışı ile Tanrı'yı ​​tanıma yeteneğini kaybettik.  Aynı zamanda O'nun varlığına duyduğumuz özlemi de. Bir zamanlar Şehina'nın varlığının bizde uyandırdığı o yoğun Tanrı bilinci özlemini kaybettik.

 

Tisha B'Av'da işte bunun için yas tutuyoruz. 

 

Göksel ateş söndüğü için ağlıyoruz. Tanrı'nın gerçekliğinin Bene-YisraEL halkından kaybolması için ağlıyoruz. Şehina'nın sürgünde olması işte tam olarak bunu ifade ediyor.

 

Bu Tişa B'Av'da, bir köşeye sessizce oturun ve bu önemli sorular üzerinde biraz düşünün. Derinlemesine düşünün. Düşüncelerinize aciliyet duygusu katın. Özleminizi gerçek, anlamlı ve canlı kılın.

 

Çünkü Tanrı, Bene-YisraEL’den kendisine bir Mikdaş, (İçsel Tapınak) yapılmasını istiyor. Böylece “O” aramızda yaşayacak." (Şemot 25:8)

 

Tanrı'nın içinde ikamet edeceği bir tapınak haline gelmek için ne yapabiliriz?

 

Artık kadim zamanlarda olduğu gibi Tora kitabı ile değil Netflix izlerken uykuya dalıyoruz.

 

Bu haftaki Vaet-hannan” bölümü bizlere ŞEMA duasını tanıtıyor. Tanrı'nın sözlerinin arka plan gürültüsü değil, hayatımızın ta kendisi olduğu evler kurmaya çağırıyor.

 

Moşe Tanrı'ya yalvardı. Vaet-hannan'ın anlamı nedir?

 

Yalvarma kelimesi (Et-hannan), Teselli sözcüğü (Tahanunim) ve Lütuf kelimesi (Hen) - aynı kök harflere sahiptir. Bu da fiil seçiminin, Moşe'nın yalvarışının Tanrı'nın lütfunu uyandıracağını ve bunun Moşe'nın tesellisinin kaynağı olacağını umduğunu anlamamıza yardımcı olur.

 

Evet……… Dua kapıyı açar. Ancak engeller merdiveni inşa eder.

 

Sürülmüş bir tarla olmadan yağmurun faydası yoktur. Kelebeğin kozadan çıkma mücadelesi olmadan uçuş olmaz. Düşmeden yürüyüş olmaz.

 

Gerçek imanın sadece yağmur için dua etmek değil, toprağı hazırlamak olduğunu öğreniyoruz. Sadece uçmayı hayal etmek değil, mücadeleyi kucaklamak olduğunu anlıyoruz.

 

O zaman Şabat Nahamu – Teselli Şabatı – Sadece yas (Tişa B’Av) sonrası bir teselli zamanı değil, aynı zamanda bir kesinlik zamanı haline gelir.

 

Yaratıcı uğruna yaptığımız her şey, mutlaka, belirlenen zamanda meyve verecek ve kırıklıkların daha az olduğu yeni bir güne uyanacağız.

 

Sevgilerimle  -   Sabat Şalom

 

Moşe PASENSYA

 

Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page