top of page

Kİ TETZE  -  BAR MİTSVA 

  • 3 gün önce
  • 3 dakikada okunur



Ki Tetze'nin ilk emri, o savaşı kazandığımızda ve savaş ganimetlerini ele geçirdiğimizde, esir aldığımız güzel kadını elde etmeye çalışacağımız konusunda bizi uyarır. Kimdir bu TUTSAK GELİN?

 

Reklamlarla dolu bir alışveriş merkezleri diyarında büyüdük. Ana akım kültüründen ne kadar sakınırsak sakınalım veya normlara ne kadar alternatifler yaratırsak yaratalım, tüketimcilik dünyanın fiili dinidir.


Bu din bizi maddi zenginlik edinmenin ve sahip olmanın güzelliğine, huzuruna ve tatminine açıyor gibi görünse de, gerçekte bizi maddi dünyayla savaşa sokar.


Bu mücadele, güzellik, zenginlik ve Dünya'nın kendisiyle olan ilişkimizi etkiler. Çünkü bize bu güzelliğin tadını çıkarmak yerine, her şeyi kendi kullanımımız için edinmeye, sahiplenmeye çalışmamız gerektiğini öğretir.


Elimizde olanı takdir etmek, onurlandırmak ve kutlamak için zaman ayırmak yerine, bir sonraki şeye ulaşmaya şartlandırılmışız.

 

Bu bizi "Tutsak Gelin"e (Şehina) dönüştürüyor. Böylece Dünya ve tüm zenginlikleri meta haline geliyor. Paha biçilemez olan neredeyse görünmez hale geliyor. Hayatımızdaki her şey kendi kullanımımız ve zevkimiz için sahiplenilmesi gereken bir şeye dönüştüğünde….. kavranamayan, adlandırılamayan (başka bir deyişle - Tanrı) bizim için var olmaktan çıkıyor.


Britanya Kolombiyasındaki Victoria Doğa Tarihi Müzesi'nde Nuu-chah-nulth kabilesinin en kutsal eserleri sıcaklık kontrollü odalarda saklanır. Hem muhafız hem de rehber olarak bir kabile üyesi her zaman orada hazır bulunur. Orada yaşanan bir olayı ilham alabilmek ümidiyle sizlere aktarmak istiyorum.


Mark’la içeri girdik ve bir süre sonra omzumda bir dokunuş hissettim. Giyiminden kabileden olduğu anlaşılan bu adam "Oğlunuz mu?" diye sorar. "Evet" dedim. Ardından "Siz Yahudi Şamanı mısınız?" diye sordu. Belki kipam yüzünden sorduğunu düşündüm.


Aniden oğlum sohbete dahil olur ve “evet, aşağı yukarı öyledir, biz Yahudiyiz ve şamanlarımıza haham diyoruz” der. Rehber oğluma dönüp "Halkınızın ergenlik ritüellerinin çok özel olduğunu duydum. Bana sizinkinden bahseder misiniz?" Mark kıpkırmızı olur ve önce bana sizinkinden bahseder misiniz?" der.


Güler yüzlü rehber Pachi, sözlerine şöyle başlar. Bir insanın bu dünyadaki en önemli varlıkları şunlardır: İsimler, şarkılar, danslar ve maskeler. Öldüğünüzde böyle hatırlanacaksınız, hayatınızın bilgeliğini böyle aktaracaksınız ve bir insanın bırakabileceği en önemli miras budur.


Mark büyülenir. Pachi devam eder. Mark, diyelim ki benim kabilemdensin. Kendi hayatının şarkısının ilk kıtasını 12 yaşındayken yazmalısın. Bunu nasıl yapacağın bir akıl hocası tarafından öğretilen bir sanattır. Bu akıl hocası, seninkinden farklı bir aileden seçilecektir.


Gençliğine dönüp bakmana ve zor zamanları, özel zamanları, neşeli ve başarılı zamanları düşünmene yardımcı olacaktır. Bu düşünceden şarkının ilk kıtası doğacak. 20, 30 ve 50 yaşında, eğer o kadar yaşarsan, evliliğinde ve çocuklarının doğumunda, hatta bazen de çok tehlikeli bir olaydan sağ kurtulursan, bir kıta daha ekleyeceksin.


İlk kıtanı ergenlik şöleninde (Bar-Mitsva) söyleyeceksin ve o zaman ilk maskeni takacak, babanın dansını yapacaksın ve sonra kendi yarattığın dansı sergileyeceksin.


Düşünmek için duraklıyor ve ekliyor: "Mark, şarkında kişisel bireyselliğin ile kabile geleneğinin uyum içinde bir araya gelmesi gerekiyor. Kabilenin değerlerini ve öz farkındalığını yansıtmalı. Çünkü Ölümünüzde hepinizin isimleri söylenecek ve maskelerinizle danslarınız hayat hikayelerinizi anlatacak.


Sonra Pachi, Mark'a sorar: "Peki senin ritüellerin nasıl?"

 

"Bir öğretmen tutuyoruz ve bize Tora okuma notalarını öğretiyor. Maske takmıyoruz, bir "Dua Şalı" olan tallit takıyoruz. Bir Bar Mitzvah'da kendi hayat hikâyemizin veya ebeveynlerimizin hayat hikâyelerinin pek bir önemi yok. Çoğunlukla kabilemizin hikâyesinin bir kısmını ezbere öğrenmemiz, hikâyelerimizi tuttuğumuz tomardan bir ayinde söylememiz ve ardından kısa bir yorumlama yapmamız gerekiyor.

 

Sonra büyük bir parti düzenliyoruz. Ve partide dans ediyoruz, ancak dansların özel bir anlamı olup olmadığını bilmiyorum. Birçok aile dans sırasında sembolik hediyeler ve balonlar dağıtıyor, bu geleneğin neye dayandığından emin değilim.

 

Pachi, babaya soruyor. Oğlunu seni takip etmesi için eğittin mi ? Mark, ataların gücünü nasıl birleştireceğini öğrenmeye başladı mı? Ona kabilenizin niyetinin gücünün nerede olduğunu ve bunu kendi iyilikleri için nasıl kullanacağını kaç yaşında öğreteceksin?

 

Geziden döndüler ve sürekli düşündüler.

 

Peki ya Mark'ın kendi şarkısı? Ya ibranice isminin anlamı? Ya mentorluk – anlam -  bağ? Şimdiye kadar yaptığımız her şey görev başında ezberleme ve lojistikti – odalar - ikramlar - konuklar.


O gün ne büyük bir armağandı. Çünkü gezinin geri kalanını yoğun bir bar mitzvah maneviyatına dönüştürdüler.

 

Pachi, bizlere; düşüncelerimizi "Tutsak Gelin"den, dünyanın Tanrı'nın sevgili Tezahürü olan algıya dönüştürdüğümüzde; Kutsallığa – Bilgeliğe – Şefkate - Cesarete ve nihayet  sarsılmaz İnaca giden yolun önümüzde açılacağını söylüyor.

 

Sevgilerimle  -  Shabat Shalom

 

 

Moşe PASENSYA

 

Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page