top of page

Kim Kudretlidir?




Peraşamızda, çöl yolculuğunun son yılı içinde Erets Yisrael’e girmeye hazırlanan Bene-Yisrael’in, kendilerine topraklarından geçiş hakkı vermeyip onlarla savaşmayı tercih eden Heşbon Kralı Sihon’u yenilgiye uğratmasını okuruz. Bu bölümde ilginç bir pasuk yer alır:


Bununla ilgili olarak, misalciler ‘Heşbon’a gelin; inşa edilsin ve tesis edilsin Sihon’un şehri’ diyeceklerdi” (Bamidbar 21:27).



Burada alışılmadık bir durum söz konusudur. Bu cümlede kullanılan “misalciler” ya da “teşbih ustaları” anlamına gelen Moşelim sözcüğü ilgi çekicidir. Zira Tora’nın başka hiçbir yerinde, teşbih ustalarının verdiği bir ders ya da tarihi olaya onların yaptığı bir gönderme yoktur. Belki de bu sebepten dolayı Talmud (Baba Batra 78b), bu cümleyi açıklarken çok farklı anlamlardan bahsetmektedir. Talmud’daki açıklama şu şekilde geçer:



Rabi Şemuel Bar Nahman, Rabi Yohanan adına şunları söyledi: ‘[Bu cümlenin] anlamı nedir? [Misalciler ya da hikâyeciler olarak tercüme edebileceğimiz] ‘Amoşelim’ [sözcüğü, aynı zamanda “yöneticiler” veya “hâkim olanlar” anlamına da geldiği için] dürtülerine hakim olabilenler için söylenmiştir. [Bu kişiler, İbranice’de “hesap” anlamına gelen] “Heşbon’a gelin!” [derler.] “Gelin dünyanın [en önemli] hesabını yapalım: mitsva yapıldığı zamanki kayıpları ve kazançları, günah işlendiği zamanki kazançları ve kayıpları [tartalım]. “İnşa edilsin ve tesis edilsin” [ifadesi, “inşa edin ve tesis edin” anlamında kullanılmıştır ve şunu belirtmektedir:] Eğer böyle yaparsanız, [yani dürtülerinize hâkim olabilirseniz,] işte o zaman bu dünyada inşa edersiniz ve Gelecek Dünya için de tesis edersiniz.



Yahudi düşüncesine göre, her insan, birbirine zıt iki kuvvetin etkisindedir: “Yetser Atov – İyilik Dürtüsü” ve “Yetser Ara – Kötülük Dürtüsü”. Bu durum psikolojideki ego – süperego modelinden aslında çok farklı değildir. “Yetser Ara” daima insanın kendisini “Şimdi ve burada” tatmin etmesini tavsiye ederken “Yetser Atov” daha çok maneviyatı ön plana çıkararak uzun vadeli mutlulukları vurgular.



Buna bir örnek verebiliriz. Sigara içmek, tiryakisi olan bir insana anlık bir rahatlama duygusu verir. Fakat bu duygu sigara bittikten on dakika sonra tekrar ortaya çıkacaktır. Hatta bununla kalmayıp, “şimdi ve burada” mantığıyla içilen sigaralar, yılların birikimi ile ağır sonuçlara yol açacaktır.



Fiziksel zevklerin kalıcı olarak tatmini mümkün değildir. Dondurma isteyen bir çocuğa, “daha dün dondurma yedin, onunla idare et” şeklinde cevap vermek oldukça anlamsız kaçacaktır.



Oysa mitsva yaptıktan sonraki duygular için durum farklıdır. Bir fakire yapılan yardım, Tanrı’ya edilmiş içten bir dua, sabah takılan bir tefilin, daima insana bir huzur duygusu verir. Bu durum da çok daha uzun ömürlü bir tatmin sağlar. İnsana doğru bir şey yapmış olmanın kalıcı huzurunu sağlar. Zira bir insan için bireysel anlamda “Bu dünyayı inşa edip Gelecek Dünya’yı tesis edecek olan” davranışlar bunlardır. İnşa ve tesis etme özelliği de duygularını yönetebilenlere, dürtülerine hâkim olabilenlere aittir.



İnsanı hayvandan ayıran en önemli özellik, bir şeyi “yapmamaya” karar verebilmesidir. Hayvanlar içgüdüsel olarak bir şey yapacakları zaman, bunu düşünmezler ve içlerinden geldiği gibi davranırlar. Oysa bir insan, doğru bir davranışın uzun vadeli kazançlarını, yanlış bir davranışın kısa vadeli kayıplarına karşı tartma yeteneğine sahiptir. Ve bu yeteneğini kullanabildiği takdirde “Moşel” olacaktır. Hahamlarımızın söyledikleri gibi:


“Kim kudretlidir? Dürtüsüne hâkim olan” (Mişna – Pirke Avot 4:1).












コメント


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page