IŞIK KIRINTILARI - KADİŞ’İN GİZEMİ

BH
Tora’nın HAYE SARA bölümünde Sara, ardından Avraam ölür ve Mahpela Mağarasına defnedilirler. Fakat Tora, Sara'nın ölüm hikayesini anlatırken asla ölüm kelimesini kullanmaz. Bunun yerine HAYE - HAYAT sözcüğüne yer verir.
Güçlü öğreti şu ki; Kayıpla karşılaştığımızda hayatı hatırlarız. Ancak doğruluk, merhamet, sevmek, konukları ağırlamak gibi erdemler etrafında yaşamları şekillenenlere "Doğru olanlara öldüğünde, yaşayan denir."
Çok kısa bir süre önce Tanrı’nın Krallığında, sonsuzluk dünyasının bir kıvılcımına dönüşen ve büyük yaş farkımıza rağmen ruhumda silinmez izler bırakmış olan sevgili Semih (Şahut) DEBBAH ben Tuna’nın aziz hatırasını onurlandırmak istiyorum.
Hani bulunması çok zor olan hesapsız – candan - içten gelen saf bir sevgi vardır ya işte o gün bunu kaybettim. Gecenin karanlığı içime çöktüğünde ona okuduğum “Kadiş Duası” ile teselli bulabildim.
Tüm ihtişamına, görkemine ve önemine rağmen Kadiş'in kökenleri kadim dini geleneğimizin karanlığında saklıdır. Eyüp'ün sözlerinin yankısı olduğu sıkça dile getirilmiştir.
O, dünyanın Efendisidir, yine de her bireyin hayatıyla ilgilenir. Onları kendi suretinde yarattı. Tanrı'nın çocukları öldüğünde, adeta her biri için yas tutar.
Bir insan öldüğünde, O'nun Adı küçülür, Kutsallığı azalır. Krallığı korkunç bir boşluk yaşar. Tanrı, tıpkı yas tutan bir insan gibi acı çeker.
Kadiş duasını okuduğumuzda, Tanrı'ya kaybı için teselli sunarız. “YİTGADAL” deriz. Adın küçüldü; YÜCELTİLSİN. “YİTKADAŞ”. Kutsallığın azaldı; ARTIRILSIN. “YAMLİH MALHUTO”. Krallığın ani bir kayba uğradı; sonsuza dek HÜKÜM SÜRSÜN.
Yas tutanın tüm insanların Efendisi'ne teselli sunma girişimi - yas tutanlar için de bir teselli kaynağıdır.
İnsanlar acılarına rağmen Tanrı'yı açıkça övmek için kendilerini uyandırdıklarında, yukarıdan ilahi bir teselli, şifa ve huzur akışı meydana gelir. Vefat edenin ruhuna sevap kazandırır ve manevi yolculuğuna devam etmesine yardımcı olur.
Yahudi geleneğine göre, bir çocuk veya akraba ölümünün ardından Tanrı'nın adı alenen kutsadığında, bu manevi değer (zechut) ölen kişinin ruhuna (neşama) bağlanır. Ruhunu arındırır ve onu Gan Eden Dünyasında daha düşük düzlemlerden daha yüksek manevi düzlemlere yükseltmeye yardımcı olduğuna inanılır.
Kankası - Can Arkadaşları – Ailesi ve Sevenleri için teselli bulmanın çok zaman alacağını biliyorum. Ancak zamanla gelen bilinç ile onun aramızda olduğunu anlayacaklar.
Çünkü onun bir parçası bizlerde (sevdiklerinde) yaşıyor ve yaşamlarımızda iz bırakan kişilerin ölmediğini kavrarız. Bu dünyada hissedebileceğimiz en büyük ölümsüzlük duygusu budur.
Yüce Tanrı’nın, onun ruhunu nur içinde sonsuz bir yaşamla; kaybı ile geride bıraktıklarının içinde yarattığı boşluğun da ışıkla dolmasını ve doygun bir hayatla kutsanmalarını diliyorum. (Amen)
Sevgilerimle - Shabat Shalom
Moshe PASENSYA
Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?


Yorumlar