top of page

İsrael: Mucizelerin El Çekmediği Toprak

  • 6 saat önce
  • 2 dakikada okunur


Bu ülkede bir şeyler olur. Sürekli olur. Ve insan bir süre sonra şunu fark etmeye başlar: burada olaylar çoğu zaman insanların planladığı gibi ilerlemez.


Savaşlar olması gerektiği anda bitmez. Barışlar tam kurulacak gibi olur, dağılır. En güçlü ordular duraksar. En akıllı liderler yanılır. Bazen imkânsız görünen şey olur, bazen de olması kesin görünen şey gerçekleşmez.

 

İnsan ister istemez şu hissi taşıyor: sanki görünmeyen bir el sürekli olayların içine dokunuyor.

Çünkü bu toprakların hikâyesi normal akmıyor.


Romalılar geldi, geçti. Osmanlılar geldi, geçti. İngilizler geldi, geçti. Her dönem kendi düzenini kurduğunu sandı. Ama sonunda hepsi tarihin içine karıştı. Bu toprak kaldı. Bu halk kaldı.

Dağıldı denildi.Yok oldu denildi.Olmadı.

 

Bir noktadan sonra insan “tesadüf” kelimesinin yetmediğini hissediyor.


İsrael mükemmel değil. Hatta bazen tam tersi. Büyük hatalar yapıyor. Kibirli oluyor. Korkuyla hareket ediyor. Yanlış kararlar alıyor. Tıpkı insan gibi.


Belki de bu yüzden bu ülke bazen Adem’i hatırlatıyor bana. Mükemmel bir bahçede bile elmayı ısıran insanı. Hata yapan, bedel ödeyen ama yine de yaşamaya devam eden insanı.

 

Çünkü hikâye düşüşle bitmedi.


Burada da bitmiyor.


İnsanlar seçim yaptıklarını sanıyor. Ve gerçekten yapıyorlar da. Lider seçiyorlar, savaş başlatıyorlar, protesto ediyorlar, anlaşmalar imzalıyorlar. Ama yıllar geçince dönüp geriye bakıldığında başka bir şey görülüyor: olaylar sadece insanların aklıyla açıklanamayacak bir yere bağlanıyor.


Sanki bütün karmaşanın altında görünmeyen bir yön var.


Nehir kendi yatağını çizmez.Ama sonunda mutlaka denize ulaşır.

 

İsrael’de insanı en çok şaşırtan şeylerden biri de günlük hayatın devam edebilmesi. Sabah insanlar kahve içiyor. Çocuklar okula gidiyor. Trafik yine kilitleniyor. Market yine kalabalık. İnsanlar denize gidiyor, düğün yapıyor, yüksek sesle tartışıyor.


Ve bütün bunlar, dünyanın en ağır hafızalarından birinin tam ortasında yaşanıyor.

 

Belki de bu yüzden burada hayat sadece mantıkla taşınmıyor.


Bir hafızayla taşınıyor.Bir inatla taşınıyor.Ve bazen insanı aşan bir şey tarafından taşınıyor.


İsrael bazen bana bir ülke gibi değil, devam eden bir cümle gibi geliyor. Başı binlerce yıl önce yazılmış, sonu hâlâ tamamlanmamış bir cümle.

 

Burada yaşayan insanlar da o cümlenin kelimeleri gibi.


Bazıları kırık.Bazıları öfkeli.Bazıları yorulmuş.Bazıları ışık taşıyor.


Ama cümle devam ediyor.


Çünkü onu yazan el, hâlâ kalemi bırakmadı.

 

Ezra BEHAR

 

 

IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?











Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page