Bol Sirkeli Kültür Salatası
- 17 May
- 1 dakikada okunur

İsrael'de ilk kez gittiğinde , markette kaybolursun.
Etiketler İbranice, Arapça, bazen ikisi birden. Yanındaki adam Rusça homurdanıyor. Kasiyer Etiyopyalı aksanıyla bir şey soruyor. Tam kasaya geldiğinde biri sıranı kesiyor , ama çıkarken kapıyı sana tutuyor.
Kafan karışık. Ama alışverişi tamamladın.
İsrael'i anlamanın ilk adımını attın.
Günlük konusan dil de böyle bir yerde duruyor.
İsrael'de biri seninle konuşurken cümleye İbranice başlar, ortasında İngilizceye geçer, sonunda Arapça bir ünlemle bitirir. "Yalla" der. Arapça doğdu, ama artık herkesin kelimesi. Haredi komşu "şalom" der, Arap komşu "ahlan", Tel Avivli genç ikisine de "hey" der.
Kimse çeviri istemez. Bir noktadan sonra dil, karışmayı bırakıp karışık olmayı kabul eder.
Sofra da öyle.
Masada humus var, Fas harissası var, Rus ekşi kreması var, Yemenli zhug var. Ve biri "anneannem tam böyle yapardı" diyor. Masadaki herkesin anneannesi başka kıtadan. Ama aynı tabaktan yeniliyor.---
Düğünlerde bu en net görünür.
Müziğin ilk yarısı Orta Doğu, ikinci yarısı Doğu Avrupa. Biri davul çalmaya başlar, birkaç dakika sonra ortada ne halay ne hora, ikisine de benzemeyen bir şey döner. Kimse hangi adımın kime ait olduğunu bilmez. Kimse sormaz. Ayaklar zaten hareket etmiştir.
Bütün bu kargaşanın içinde garip bir düzen var.
Sıranı kesen adam kapıyı tutuyor. Sığınakta tanımadığın komşu sandviçini uzatıyor. Toplantıda kimse anlaşamıyor ama bina yönetiliyor, asansör çalışıyor.
Mantıklı olmaması gereken şeyler burada bir şekilde lezzet üretiyor.
Ve o lezzeti bir kez tatmış olan insan, başka sofralarda hep bir şeylerin eksik olduğunu hissediyor.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar