top of page

H harfini sever misiniz?





Son zamanlarda ben pek sevmiyorum, H harfini.

H amas + H izbullah + H uti ... üçlüsünü sevmiyorum.

Halklarına karşı hıyanet içinde üçü de.


Hamas’ı, İsrael tüm Gazze bölgesini tamamiyle boşalttıktan sonra orayı bir ikinci “Singapur”a çevirme olanağı varken, hakimiyetindeki bu bölgeyi bir “İsrael yerleşimlerini bombalama ve Gazze halkının yaşamını cehenneme çevirme üssü” haline getirmeyi yeğlediği için.


Hizbullahı da sevemedim. Sabah akşam İsrael’i roketleme tehdidi bir yana Lübnan’ı iflas halinde ve kaçanın kurtulduğu bir ülke haline getirdiği için fazla benimseyemedim. (Daha geçen gün İsrael’in Akdeniz’deki Kariş gaz tesisine de saldırıda bulunmaya çalıştı. Beceremedi. İsrael üç İHA’yı etkisiz hale getirdi).


Hituların ise Yemeni yirmi birinci yüzyıla taşıdıkları da pek söylenemez.

Üçü de sadece bölgeye değil halklarına karşı da ihanet içinde bulunan örgütler.


Tabii tüm bu “sevimli” kukla örgütlerin arkasında bu satırların yazıldığı sıralarda muhtemelen bir “nükleer güce sahip devlet”e dönüşen Ayetullah rejimli İran var.


O İran ki 1979 yılından itibaren Humeyni’nin söz verdiği üzere “İslam Devrimini” dünyaya ihraç etmekle kalmıyor aynı zamanda ülkede insan haklarını hiçe sayıyor, çocukları dahi infaz edebiliyor, kendi halkına dahi zorbaca davranmakta sakınca görmüyor. (2021’de idamları ikiye katladı!)

Ve tek ülkedir ki “Birleşmiş Milletler” örgütünün himayesinde bir diğer devleti yok etmeyi amaçladığını açıkça ve defalarca beyan edebiliyor.


Ancak dört aydan fazla bir zamandır bu devlete bir yenisi eklendi. Rusya.

Putin’in başında olduğu bu devlet Ukrayna’nın aslında Rusya’nın, eski SSCB’nin bir parçası olduğunu iddia ederek bu bağımsız ülkeye saldırdı, savaşın beraberinde getirdiği tüm insanlık dışı davranışlara imza attı.


(Bu arada tabii şimdilik Hamas’ta bu güç yok ama onun da iddia ettiği aynı. İsrael topraklarının aslında kendi halkına ait olduğunu iddia ederek günün birinde böyle bir devletin kalmayacağını manifestosunda dahi açıkça dile getirebiliyor.)


İran’ın Ortadoğu’da kolları fazla uzun. Daha geçenlerde Irak parlamentosundaki nüfuzunu kullanarak, acaip bir kanun çıkartmayı becerdi. Bundan böyle İsrael’le veya herhangi bir İsraelli ile siyasi, ticari, kültürel veya başka bir ilişkide bulunan Irak vatandaşları asılarak idama veya cezanın hafifleştirilebileceği durumlarda(!), müebbet hapse mahkum olacaklar.


Düşünüyorum da İsrael’in son 30-40 yılda Irak’la ne ilişkisi oldu ki? 30 yıl kadar önce Saddam’ın fırlattığı füzeleri başımıza yemekten başka? Tabii başta İran, belirli ülkelerde sevinç gösterileriyle karşılandı karar. Karşı çıkıp kararı kınayanlar ise sadece ABD ve Birleşik Krallık oldu. Ukrayna’da yaşanan dram karşısında dahi pek bir şey yapamayan veya yapmak istemeyen B.M. ve diğer ileri(!) ülkeleri, böyle marjinal bir olay için küçük parmaklarını neden oynatsalardı ki?


Maalesef zorbalık, gerçekleri saptırma, “sözde” zayıfı koruyayım derken esas haklıyı mağdur eden tutumlar yeryüzünde geçer akçe oldu. Rusya, İran, Maduro’nun Venezuelası, Taliban’ın Afganistanı, şişman beyin Kuzey Koresi, Hizbullah, Hamas bunun en belirgin örneklerinden. Bunlara dur diyecek, bunları önleyebilecek birileri var mı?


Birleşmiş Milletler buna aday olmaktan çok uzak.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu veya Güvenlik Konseyi derseniz ...... güldürmeyin beni!

İsraeli kınamaktan başka bir şey yaparlar mı ki?


Yaparlar, yaparlar.

Geçtiğimiz Haziran ayında B.M Güvenlik Konseyi’ne sunduğu 13ncü raporda Genel Sekreter A. Guterres ABD’nin İran’a karşı yaptırımlarına son vermesini istedi, B.M. özel temsilcisi A. Douhan ise bu yaptırımların İran’ın akademik ve sportif başarılarına zarar verdiğini belirterek şikayette bulundu!!..



ABD, “Big Brother”, ortalığa çeki düzen verecek, her ülkenin, (veya örgütün) karşısına almaktan çekineceği bir “ağbi güç” olmaktan çok uzak.


Acaba daha barışçı, daha hakkaniyetli, önce kendi halklarına ama daha sonra da dünya insanına ve giderek önem kazanan ekolojiye saygı gösterecek bir düzen için bütün insanlığın belirli bir eğitim seviyesine ulaşmasını beklemek mi lazım?


Tünelin ucunda ufacık bir ışık var mı?

Yer yer, zaman zaman var. İbrahim Antlaşmalarına imza atan ülkelerin tutumları bu ufak ışık zerrelerinden biri. Daha nicelerine gereksinimiz var!









Comments


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page