top of page

ALFRED FREDY HIRCH






Bu hafta sayfamız 11 Şubat 2021'de kendisinin 105. doğum gününü Google’ın bir Doodle ile kutladığı Fredy Hirch’i ağırlıyor.

Doodle Almanya, Çekya, İsrael’de yayımlandı. Özellikle, Birkenau’da Hirsch'in girişimiyle kurulan “çocuk bloğu”, ölüm kampı içinde küçük bir vaha yaratmaya yönelik dikkate değer bir girişimdi. Ana amacı, Auschwitz'in en genç mahkumlarının, en azından kısa bir süre için bile olsa, etraflarındaki trajik gerçeklikten izole edilecekleri daha hoşgörülü bir ortama sahip olmalarını sağlamaktı.


1916’da Aachen Almanya’ya doğdu. Aileden Siyonistti. İzcilik ve Siyonist ideallerle güçlü bağları, Aachen'deki erken çocukluk döneminde oluşmaya başladı. O ve iki yaş büyük kardeşi Paul, Yahudi spor organizasyonu Maccabi Hatzair'e yakın olan Jüdischer Pfadfinderbund Deutschland'ın (JPD, Alman Yahudi izcilik hareketi) liderliğinde aktifti.


Herşey elbetteki Hitler’in iktidara gelişi ile 1933 yılında tümüyle değişti. Aile dağıldı. Fredy'nin erkek kardeşi Paul ve annesi Olga, yeni kocasıyla (Fredy'nin babası) 1926'da Bolivya'ya giderken, ateşli bir Siyonist olan Fredy Almanya'da kaldı. Bından sonra bir ev kuracaksa bu ev sadece Filistin’de olabilirdi. 1933'te Aachen'den ayrıldı ve bir süre Düsseldorf'ta JPD'nin başkanı olarak çalıştı. 1934 yılinda Frankfurt’a taşındı ve 1935'te diğer birçok Alman Yahudisi gibi Çekya’ya (O dönemde Çekoslovakya) göç etti.


Çekoslovakya'ya vardığında önce Ostrava'da, ardından Brno'da ve 1939'dan itibaren Prag'da yaşadı. Kendini gençlerle çalışmaya, spor eğitimine ve Onları “Vaat Edilen Topraklara” göç için hazırlamaya adadı. 1940 yılına kadar Orlice'deki Bezpráví köyü yakınlarında yaz izci kampları düzenledi.

Fredy Hirsch, yeni kurulan Terezin Gettosu’nda yaşamı düzenleme görevi verilmiş olan 22 kişilik ekibin üyesi olarak 4 Aralık 1941'de “Yeni yaşamına” başladı. Getto’da yaşamaya başlar başlamaz ailesinden koparılmış gençler için özel bir bölüm yarartı. Çocukların eğitimine, psikolojisine önem veren başka bakıcı ve öğretmenler ile çalışmalar yaptı. Hirsch ve diğer bakıcılar, gettodaki çocukların yaşam koşullarını ellerinden geldiğince iyileştirmeye çalıştılar. Hirsch, çocukların psikolojik ve fiziksel durumlarını korumak için her gün egzersiz yapmaları ve kişisel hijyenlerine dikkat etmeleri gerektiği konusunda ısrar etti, çünkü hayatta kalmak için tek umutları burada yatıyordu.


Hirsch'in Almanya'dan gelmesi ve kendine güvenen tavrı, bazı SS üyelerinin ona belirli bir saygı duymasını bile sağlıyordu. Bu saygıyı ve kendi üstün ikna kabiliyetini kullanarak, Mayıs 1943'te Terezín Maccabi Oyunlarının gerçekleştiği bir oyun alanı için yer kazanmayı başardı. Katılan her genç madalya aldı. Yarışmaya katılım göstermek gençleri “şampiyon” yapmaya yetiyordu. 6 Eylül 1943’de ise Auschwitz- Birkenau’ya giden trene bindirilmişti. O dönemde 15 yaş altı yaklaşık 300 çocuk Birkenau’daydı. Birkenau'da çocukların olması çok sıra dışıydı, çünkü çoğu araç gelir gelmez öldürülmüştü. Üstün pazarlık yeteneğini konuşturarak bu 300 çocuğa barınakların en arkasında ayrı bir barınak ayarlamayı başarmıştı. Çocuk bloğunun başına geçti.


Blok, Birkenau'daki diğer mahkumların binalarının çoğundan farklı döşenmişti. Üç katlı ranza yerine çocukların oturduğu küçük masalar vardı - çünkü çocuklar sadece günü burada geçirip geceleri ailelerinin yanına dönüyorlardı. Binanın içindeki duvarlar Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Eskimolar, çiçekler ve masal karakterlerinin resimleriyle süslenmişti. Çocuklar günün çoğunu bu 31. blokta geçirdiler. Çocuklar orada ayrıca SS memurlarının her yerde var olan terör saltanatından da korunuyor olmalarıydı.


Bloktaki çocuklara yaşlarına göre küçük gruplar halinde son derece gizli, doğaçlama dersler veriliyordu. (Yahudi bayramları için şarkılar, süt ve bal diyarında gelecekteki hayatları, basit ibranice kelimeler…) Bir SS devriyesi yaklaştığında ise, dersler çabucak oyunlara dönüşüyor ya da çocuklar için izin verilen Almanca şarkılar söylemeye başlıyorlardı.


1944'ün başlarında çocuklar Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in provasını yaptılar ve bu oyunu sahnelediler. Aralarında Dr. Mengele'nin de bulunduğu SS askerleri gösteriye katıldı ve çocukları coşkuyla alkışladı, dizlerinin üstüne oturttu ve kendisine “Amca” demelerini istedi. (Yazarken bile dehşete düşerek yazdım…)


Şubat 1944’te bir ayaklanma planı yapılıyordu ve Fredy’nin de aktif rol oynaması konusunda ısrar ediliyordu. 8 Mart sabahı ayaklanmada alacağı rol hakkında direniş ile görüştükten 1 saat sonra yerde aşırı doz sakinleştirici almış, ölmüştü. Ölümünün bugün de halen cinayet mi intihar mı olduğu bilinmiyor… Ancak Fredy’nin ölümünün hemen ardından direniş ile bağlantılı 3792 kişinin de öldürüldüğü bilgisini paylaşmak isterim.


Hayatı 2016 yılında “Auuchiwiz’deki Cennet” adlı belgesel ile geniş kitlelere ulaştı. Onu anlatanlar arasında o günkü “gizli eğitim”i almış ve İsrael’de ev kurmuş 13 kişinin olduğunu da ayrıca belirtmek isterim.











Comments


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page