top of page

BENSİYON PİNTO’NUN ARDINDAN






Bensiyon Pinto´nun ardında sayısız anı, övgü ve hayat dersi kaldı. Çok sayıda seveni duygularını, yaşanmışlıklarını, anılarını aktardı. Her bir yazılanı okudukça Türk Yahudi Toplumunun tek Onursal Başkanının değeri gözümde daha da arttı. Çoğumuzun hayatına ne denli dokunmuş ne denli etkilemiş…Vefatı sonrasında kısaltarak (*) yayınlamak zorunda kaldığım yazımın bu defa tamamını paylaşmayı uygun gördüm.


Bensiyon Pinto’nun vefatıyla kimi bir abi, kimi çok yakın bir dost, kimi bir baba veya bir dede, bir eş, Türk Yahudi Toplumu çok kıymetli bir liderini, Türkiye önemli bir kanaat insanını kaybetti.


Bensiyon son derece karizmatik bir insandı, Türk Yahudi Toplumunun kabuğundan çıkmasını, kendini anlatmasını, görünür olmasını sağlayan liderdi. İnsan ilişkilerinde bir dâhiydi, herkese göz seviyesinden konuşur, herkesle bir olurdu. En yüksek devlet erkanına bir telefon mesafesinde yakındı, dünya liderleri arasında sayısız dostu vardı. Bu arada Türk Yahudi Toplumunun sesi olan Şalom Gazetesini çok önemser, sorunlarıyla yakından ilgilenirdi.


Genel Yayın Yönetmenliği yaptığım 11 yıllık dönemde kendisiyle çok yakın olma şansını yakaladım. Her hafta telefon eder, kimi zaman över, kimi zaman da tatlı bir dille eleştirirdi. Yılda birkaç kez Yayın Koordinatörü Tilda Levi ile yazıhanesine davet eder, uzun saatlerini bize ayırırdı.


Bensiyon’un destek ve yardımıyla oldukça zor bir duruma düşmekten kurtulduğum başımdan geçen bir anımı anlatmasam olmazdı…


Çiller’den tam beş yıl sonra, 1999 senesinde, 14-17 Temmuz tarihleri arasında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Ortadoğu ziyareti gerçekleşti. Demirel ve beraberindeki 100 kişilik heyetin bu ziyareti bölge barışı yönünde atılan önemli bir adımdı. Bu heyette Şalom’a yer verilmeyecek, bense aynı uçakta ve otelde yer ayırarak bu tarihi ziyareti izlemek olanağını bulacaktım.


Demirel’in programı çok yüklüydü ve bir yerden bir yere kendisine tahsis edilen özel helikopterle gidiyordu. Heyet üyeleri için ise, iş adamlarına ayrı, gazetecilere ayrı araçlar görevlendirilmişti. Tabi ben heyette yer almadığımdan yerim yoktu, olayları nasıl izleyeceğimi bilmiyordum.


Sabah güne başlamadan, King David Oteli'nin resepsiyonunda, Bensiyon Pinto benim için edindiği, üstünde “Basın” yazılı kokartı yakama taktı ve ben basın mensuplarının yer aldığı minibüse yöneldim, “aranıza katılabilir miyim?” diye sordum. Gazeteci dayanışması, sıkışık da olsa beni aralarına aldılar.

Onursal Başkan Bensiyon Pinto ve Türk Yahudi Toplumu Başkanı Av. Rıfat Saban, dönemin Knesset Başkanı Avraham Burg’u ve Binyamin Netanyahu’yu makamlarında ziyaret ettiler. Yine Bensiyon Pinto’nun yardımıyla King David Oteli’ndeki Bölgesel İşbirliği Bakanı Şimon Peres ile gerçekleşen görüşmelerine ben de katılma olanağını buldum.


Ezer Weizmann’ın başkanlık konutunda Demirel onuruna bir akşam yemeği veriliyor. Tabi ben Şalom temsilcisi olarak ne yazık ki davetli kontenjanında yer almadığım gibi, akredite gazeteci de olmadığımdan köşke girmem nerede ise imkânsız. Şansımı deniyorum, girişte uzun bir sıra ve güvenlikten geçtiğimde Şalom basın kartım ve İbranice bilmem inandırıcı oluyor, içeri girebiliyorum.


Kırmızı halı döşenmiş uzun bir yolu geçtikten sonra muhteşem bir salona giriyoruz. Çok büyük olan salonun tam karşısında uzun bir protokol masası ve önünde 10-12 kişilik masalar yer alıyor. Gazeteciler kendilerine ayrılan köşeden, kordonun arkasında itiş kakış bekliyorlar. Ben devasa kameraların arasından öne doğru sıvışıyorum. Weizmann ve Demirel karşılıklı kadeh kaldırıyorlar, flaşlar patlıyor, muhabirler bu anı görüntüleyip salondan ayrılıyorlar.


Ben bu arada kordondan geçip bir masada boş gördüğüm yere oturuyorum. Yanıma bir hanım yanaşıyor ve, “galiba benim yerime oturdunuz” diyor. Tabi özür dileyerek kalkıyorum. O yemek salonunun ortasında öylece kalakalıyorum. O an yer yarılsa da içine gireyim diye düşünürken karşıdan Bensiyon Pinto cankurtaran gibi yetişiyor ve eli ile işaret edip beni yanına çağırıyor. Karşılıklı iki ülkenin marşlarının çalınması ve konukların ayağa kalkmasını fırsat bilerek aralardan sıvışarak Bensiyon’un masasına ulaşıyorum. Masada yer yok, ancak herkes biraz sıkışıyor, Bensiyon garsondan bir servis daha getirmesini istiyor ve ben derin bir nefes alıyorum. O anı hayatım boyunca unutmadım.


Sonuçta, Onursal Başkan Bensiyon Pinto Şalom’a bu tür gezilerde kontenjan ayrılmasını sağlamış ve 2005 yılında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün çıktığı gezide Türk Yahudi Toplumunu temsilen heyette Onursal Başkan Bensiyon Pinto, dönemin Türk Yahudi Toplumu Başkanı Silvyo Ovadya, Başkan Vekili rahmetli Sami Herman ve ben yer alıyordum. Dördümüz İstanbul’dan Ankara’ya yola çıkıyoruz. Esenboğa Havaalanı’nın VIP salonunda dışişleri bakanının gelmesini bekliyoruz.


Bu anımı dile getirirken çok sevdiğim büyüğüm Bensiyon Pinto’nun Şalom’a verdiği önem ve değeri vurgulamak istedim. Nurlar içinde uyusun. Baruh Dayan HaEmet.

(*) Yazının kısaltılmış şekli 19 Ocak 2022 tarihli Şaiom’da yayınlandı



Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page