top of page

B.H.ŞEMOT - “İSİMLER”



Ve bunlar, Mısır’a Yaakov’la gelen, Yisrael’in oğullarının İSİMLERİDİR. (Şemot 1:1)


Moşe’nin yanan çalının başında Tanrı’ya ikinci sorusu şuydu; SEN KİMSİN? İlk sorusu ise “Mi Anochi” – BEN KİMİM? (Şemot 3:11) oldu. Tanrı ikinciyi cevaplar; Eye Asher Eye” – Ancak ilk soruyu asla cevaplamadı.







BEN KİMİM (ki)?


Sadece değere ilişkin bir soru değil. Aynı zamanda kimlikle ilgili bir soru. Yeşaya, Ben kirli dudaklı bir adamım der. (Yeşaya 6:5) Yeremya, Konuşamıyorum çünkü ben bir çocuğum der. (Yermeya 1:6)


Yönetmek için doğmadılar, kendi yeteneklerinden şüphe eden insanlardı. Vazgeçmek istedikleri zamanlar oldu.

Tanrı, Moşe’nin “NEDEN BEN?” sorusunu hiçbir zaman cevaplamadı.


Firavun'un kızı tarafından bulunup evlat edinildi ve Firavun'un kraliyet ailesinde büyüdü. Moşe, MISIRLI bir Prens mi?


Yahudi bir köleyi Mısırlı angaryacıdan kurtardı ve ardından Mısır'dan Midyan'a kaçmak zorunda kaldı, burada Tsipora ile evlendi ve çoban oldu. Moşe MİDYANLI bir çoban mı?


Tanrı'nın kendisiyle konuştuğu ve ona Mısır'a dönüp insanları özgür kılma görevini verdiği Yanan Çalı'yı keşfetti. Moşe, bu iş için doğru kişi olduğunu düşünmüyordu, ama o gergin bir şekilde kabul etti ve kardeşi Aron’un yardımıyla bu görevi yerine getirmek için Mısır'a geri döndü. Ruhuna kazınmış olan benzersiz Maneviyatı nedeniyle halkının kaderini paylaşmamasına rağmen Moşe gerçeği görebilen bir YAHUDİ miydi?


Moşe, yüreğinde cevabı biliyordu.


Günümüzde bizler için bu sorunun yanıtı; Eş- Arkadaş- Doğa gibi İSİMLER (Şemot) taktığımızAYNALARDA gizli. Bu yolculuğa çıkacak olanların hatırlaması gereken tek şey; doğada hiçbir şeyin kendisi için yaşamadığıdır.


Çünkü;

NEHİRLER kendi suyunu içmez - AĞAÇLAR kendi meyvelerini yiyemez – GÜNEŞ kendini ısıtmaz – TOPRAK kendisi için doğurmaz ve nihayet BULUTLAR kendi yağmurunda ıslanmaz.


Doğanın anayasasında ilk madde şudur: “HER ŞEY BİRBİRİ İÇİN YAŞAR.”


Birbiri için yaşama arzusu insanın farkındalığıyla mümkün olabilir. Birlik ve berabelik duygusunu insanlar aidiyatlar üzerinden götürmeye çalışırlar. Bu aidiyatları kişi kendi doğduğu aile modelinden alırken bunu dış dünya ile buluşturduğunda mümkün olduğunca aslında harmoni arar. Bazıları buna huzur derler. “Huzura ermek için önce kendinden vazgeçmeyi (BİTUL) bilmek gerekir.“


Her birimiz Moşe’den ilham almalıyız;


İlk ismimizi “EBEVEYİNLERİMİZ” hediye eder. Bu zenginlik ve ihtişam içinde şımartılan Mısırlı kimliğine benzer. Ruhun bu seviyesine “NEFEŞ” denir.


Nefeş, bedenin yaşam gücü olduğu için sadece bedene dair bir farkındalığa sahiptir. Hashem, Adem'in bedenini "Topraktan yarattıktan sonra ona yaşam nefesini (Nefeş) üfledi.” (Bereşit 2:7) Buna Cennetin boyunduruğunu (Tanrı’nın otoritesini) kabul etmek denir.


İkincisi “ÇEVREMİZ” tarafından bize takılan isimdir. Bu hayatın getirdiği sorumluluklar karşısında karakterimizin törpülenmeye başlamasıdır. Midyandaki bu yaşantı biçimi içimizdeki kıvılcımı uyandırır. Seyirci olmaktan oyuncu olmaya uzanan öykünün başlangıç noktasıdır. Maneviyatla bu ilk buluşma içimizde bir rüzgarın (Rüzgarın İbranice anlamı “RUAH”tır) esmesine neden olur.


Ruah, Tanrısallığın ifşa seviyesidır. Ve birincil tezahürü duygulardadır. Buna, kişinin Hashem’i tüm kalbiyle sevmeye geldiğine (Kalbin emeği) atıfta bulunur.


Ancak en kıymetlisi “KENDİ ÇABAMIZ” ile elde ettiğimiz isimdir. Bu kişiler, nasıl bir dünya görmeyi arzuluyorlarsa bunun gerçekleşebilmesi için başkalarının değil önce kendilerinin değişmesi gerektiğini kavrayanlardır. Bu kıvılcımı (farkındalığı) taşıyanların ruhu “NEŞAMA” seviyesindedir.


"Her Şeye Gücü Yeten’in soluğu (Neşama) anlayış verir" (Iyov 32:8) Aklın kavramsal anlayışıdır. Bir kişinin bu bilinç seviyesinde olduğunun işaretlerinden biri, zihin açıkça uygun bir İlahi kavrama odaklandığında, tüm duyuların geçici olarak geçersiz hale gelmesidir. Buna Hashem’i tüm ruhunuzla sevmek (Kalbin kendinden geçmesi) olarak anılır. Hashem ile birlik olarak tanımlanabilir.


Ebeveyini ona “MOŞE” ismini taktı. Çevresi (Yahudi Halkı) onu “PEYGAMBER” olarak kabul etti. Ancak o kendi çabası ile “RABENU” (Moşe Rabenu) – “ÖĞRETMENİMİZ” ismini elde etti.


Belki Atası Yaakov ona ilham olmuştur. Ekev anlamında ona “YAKOV” ( יעקב ) dendi. Sonra ismine vav harfi eklenerek “YAAKOV” ( יעקוב - Vayikra 26:42) adını aldı. Ancak o kendi çabasıyla “ISRAEL” olmayı başardı.


Çünkü Yahudi ruhu (kimliği) budur…………


Herbirimizin içinde bir Sonsuzluk Ustası yatar….. Biz O’nu uyandırana kadar...


Shabat Shalom


Rabi. Yishak BİLMAN (z”l) & Moşe PASENSYA









Comments


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page