Arap/Müslüman Ülkelerin İsrail İle Barışmaları için Kaç Yıl Gerekir
- 30 Haz
- 3 dakikada okunur

İslam İşbirliği Teşkilatı (Organisation of Islamic Cooperation) nüfusları Müslüman ağırlıklı tüm ülkeleri kapsayan uluslararası bir örgüt: Lübnan dahil 25 üyesi var. Bunlardan 6’sı bugüne kadar İsrail ile diplomatik ilişkiler kurdu.
Türkiye- Her ne kadar Ankara ile Yeruşalayim (Kudüs) arasında şu aralar laf atışmaları hiç durmasa dahi durum başlangıçta çok farklıydı. Türkiye, Müslümanlar arasında 1949’da İsrail’i ilk tanıyan ülke. Sık sık AKP iktidarı tarafından Yahudi Devleti’nin Anadolu’ya saldıracağı ve topraklarında gözü olduğu iddialarının aksine Cumhuriyet hükümetleri 70 yıl boyunca İsrail ile iyi ilişkiler içerisinde olmaya ve stratejik ortaklıklar kurmaya özen gösterdiler. Neticede Türkiye’nin İsrail’i tanıması için 1 yıl (1949-48) yeterliydi.
Mısır- İsrail’in kuruluşun ertesi günü (haftasında veya yılında değil) yeni ülkeye saldıran ve “Yahudileri denize dökeceğiz” demeçlerine rağmen başarı kazanamayan Kral Faruk hükümetini 1952’de Nasır iktidarı takip etti. 1956 Sinai, 1967 Altı Günlük Savaş, 1973 Yom Kipur Harbinde yenilgiler sonrasında 1979 yılında Cumhurbaşkanı Sedat, Yeruşalayim ziyareti sürprizi ile birlikte, İsrail ile diplomatik ilişki kuran ilk Arap devleti oldu. Süre: 1979-1948: 31 yıl.
Ürdün- 1948-49 savaşında en başarılı Arap ordusuna sahip Ürdün (başında Glubb Paşa adlı İngiliz komutanı sayesinde) 1967’da Cemal Abdülnasır’ın iteklemesi sonunda girdiği savaşta Batı Ürdün bölgesini İsrail’e kaybeder. Gizliden gizliye müttefik olduğu Yahudi Devleti ile nihayet 1994’te barış anlaşması imzalar. Süre: 1994-1948: 46 yıl.
Birleşik Arap Emirlikleri- Başından beri İsrail’e hasmane tavır almayan Abu Dabi yömetimi ABD başkanı 1nci Trump’ın döneminde İbrahim Anlaşmaları kapsamında 2020’de İsrail’i tanıyan ilk Körfez ülkesi olur. Son 6-7 yılda ise diplomatik ilişkiler dışında neredeyse askeri ittifaka yaklaşır. Süre: 2020-1971: 49 yıl (kuruluş yılına göre).
Bahreyn - İbrahim Anlaşmaları kapsamında- 2020 - 1971: 49 yıl.
Fas- Zamanında önemli bir Yahudi azınlığa sahip olan Fas Krallığı hiçbir zaman İsrail’e uzak hissetmedi kendini fakat cesaretini toplayıp 2020’de tanıması için ABD’nin de katıldığı üçlü bir sözleşme gerekti. 2020-1956: 64 yıl.
Somaliland - İslam Teşkilatı’nın kabul etmediği fakat İsrail’in tanıdığı nadir Müslüman ülkelerden biri. 2025-1991: 34 yıl.
Bundan sonrakiler geleceğe dair yazarın öngörüleri.
Lübnan - Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri bakanı Marco Rubio’nun gözetiminde Lübnan ile İsrail arasında imzalanan ilk anlaşmanın (Lübnan topraklarından geri çekilme) daha kapsamlı diplomatik ilişkiye dönüşmesi ancak Hizbullah’ın Yahudi Devletine tehdit oluşturmadığının tespiti ile geçerlidir. Daha ne kadar alır bu süre? Büyük çapta İran’ın siyasetine ve Lübnan’ı egemen ülke olarak görmesine bağlı olarak tahminim: 4 yıl. Öyle ise toplam tanıma süresi: 2030-1948: 82 yıl.
Suudi Arabistan- İran Savaşı sonrasında ABD’ye azalan güvenin BAE liderliğinde Körfez ülkeleri tarafından İsrail’e yakınlaşma olarak değerlendirildiği bir dönem başlarsa Riyad İbrahim Anlaşmalarına girebilir. Bu aşama için Gazze’de Trump Planının ilerleme kaydetmesi ve Suudların “olası bir Filistin Devleti ufukta görünüyor” intibaına kapılmaları gerekir. 2031-1948: 83 yıl.
Suriye: Rejim değişikliği ile yükselen umutlar İsrail’in işgal ettiği topraklardan şimdilik çekilmeyeceğinin anlaşılması ile azaldı. Yeruşalayim henüz ElŞaraa’ya ve kuvvetlerine güvenmiyor, üstelik bir suikast durumunda her şey değişebilir. Suriye’nin yeterli yatırımı çekmesi ve halkının yaşanabilir bir ortama kavuşması için gereken süreyi 10 yıl olarak tahmin ediyorum. Bu dönemde İsrail’i tanıması Erdoğan iktidarının ve devamının tutumuna bağlı olacaktır. Süre: 2036-1948: 88 yıl.
80- 100 yıl (2028-2048) içerisinde diplomatik ilişki kurmalarını beklediklerim: Endonezya, Libya, Kuveyt, Malezya, Senegal, Tunus. Diğerlerinin tanımaları başa geçecek hükümetlerin dünyaya açılmalarına, teknoloji davet etmelerine ve ABD ile yakın ilişkiler kurmalarına bağlı kalacaktır.
Müslüman ağırlıklı ülkelerin gerçekçi tutuma yaklaşmaları kendi ulusal güvenlik anlayışları ile birlikte ele alınmalıdır. Fakat eğilimin yönü kesindir: Çoğu İsrail’i kuruluşundan sonraki 70-100 yıl içerisinde tanımış olacaklardır.
Bu gecikmenin kendi halklarına olan faturası: Kaybedilen savaşlar, ölümler, yüksek savunma giderlerinin bütçeye yükü, cezbedilemeyen yatırımlar, ileri teknolojiden yararlanamama, güdük ve katı siyasetin yol açtığı yoksulluk…
…Kimin tarafından ödenecek?
Ralf ARDITTI
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?



Yorumlar