top of page

Corona, Kalifat ve Holokost


Sanırım pek çoğunuz benim gibi günlerinin belli saatlerini Netflix’te dizi veya filim izleyerek geçirmekte. Son olarak IŞİD’i konu edinen bir dizi izledim; “Kalifat”. Hiç şüphem yok Coronavirüs günleri hakkında da gelecekte çok sayıda öykü/roman kaleme alınacak, film çekilecek.

Hatırlar mısınız bir zamanlar El Kaide veya IŞİD (ya da DEAŞ) adı altında İslami terör örgütlerinden sıkça söz edilirdi? Bazı kırıntıları hala varlığını sürdürmekte ise de Suriye ile Irak topraklarının önemli bir bölümünü ele geçirerek halifeliği geri getirmeyi amaçlayan bu terör yapılanması neyse ki tarihe karıştı.

Televizyondaki o dehşet verici baş kesme sahneleri, Ezidi katliamı, Türkiye’de, Taksim, Gaziantep ve Ankara Garındaki bombalı intihar saldırılarda yaşamlarını yitiren 250 günahsız insan…

Yine de yüzyılımızın bu akıl almaz vahşetinin görüntülerini belleğimizden silmeyi başardık… Gün gelecek şu anda içinde bulunduğumuz Corona günlerini de unutacağız elbet...

***

20. yüzyılda 6 milyon dindaşımızın katledildiği Shoa sonrasında günahımız neydi diye sorgulayanlar oldu. “Holokost’ta Tanrı neredeydi?” başlıklı bir baş yazımda “The Last Train” filmini anlatırken şöyle yazmıştım: (Şalom.25.04.2007)

“ İki saat boyunca bir trenin sığırların taşındığı vagonunda açlık ve susuzluktan kırılan Auschwitz yolcularının dramı perdeye yansıtılır; bir yandan Tanrı’ya yakaranların, inançlarını yitirmeyenlerin dua sesleri, diğer yandan Tanrı’nın varlığını sorgulayanlar…”

Farklı bir yüzyılda yaşamaktayız, yıl 2020. Holokost’u anma törenlerinin katılımsız olarak gerçekleşeceği bugünlerde, bu defa insanlık şu soruyu soruyor; O olağanüstü gücün (Tanrı’nın) kurguladığı yazılıma giren bu virüs nereden çıktı?.. Neleri yanlış yaptık ki?..

***

Neyse, eve kapandığımız bu günlerin birinde, bir solukta izlediğim ve önermek istediğim sekiz bölümlü, “Kalifat” adlı diziye dönelim.

2020 yılında yayınlanan Netflix orijinal yapımı yeni dizi “Kalifat”ta (Halife) İsveç’te yaşayan birkaç gencin ve 13-15 yaşında gencecik kızların nasıl beyinleri yıkanarak IŞİD terör örgütüne katılmalarının sağlandığı son derece gerçekçi bir şekilde perdeye aktarılıyor. Genç kızlar Rakka kentine şehit olacak Cihatçılara eş olarak götürülüyorlar.

İzleme rekorları kıran dizinin birkaç bölümünde Türkiye üzerinden, sınırdan Suriye’ye geçiş/kaçış sahneleri de gösteriliyor. Ayrıca Wilhelm Behrman ve Niklas Rockström’ün birlikte yönetmenliğini yaptıkları “Kalifat”ın oyuncu kadrosunda iki Türk, Gizem Erdoğan (Pervin) ve Ahmet Bozan (Husem) da yer alıyor. Konuşma dili İsveççe ve Arapça olan dizide yer yer Türkçe de konuşulmakta.

“Kalifat” dizisinde anlatılan hikâye şöyle; uzun yıllar önce İsveç’e göç eden bir ailenin kızları okulda tanıştıkları bir arkadaşlarının telkinleri ile Suriye’de sözde Cihad için savaşan IŞİD militanlarına katılmak üzere yola çıkıyorlar.

Bu sırada istihbaratta çalışan Arap kökenli İsveçli bir kadın görevli de kızları bulup o cehennemden kurtarmak ve geniş çaplı bir terör eylemini önlemek için büyük bir çaba gösteriyor. Gerilim dozu yüksek olan bir dizi…

İsveç’te ve Avrupa’da yoğun bir izleyici kitlesine erişen, İsrael’de “Top 10”da yer alan dizi, Türkiye’de polise dair kötülemeler sergilendiği ve ayrıca dizide her Müslümanın terörist gibi gösterilmeye çalışıldığı gerekçesiyle belli bir kesimden katılmadığım tepkiler aldı.

Üç izleyicinin olumlu yorumlarını aktarmak istiyorum:

İzleyici 1:

“13-15 yaşlarında tam sorgulama çağındaki gençlerin beyninin nasıl da kolay yıkanabildiği çok güzel anlatılmış. Kendilerini sözde İslam ve Allah yoluna adayan IŞİD' e dâhil etmek için kandırıldıkları kişi tarafından Rakka' da onları güzel bir hayatın beklediğine inandırılırlar.”

İzleyici 2:

“Görmekten kaçtığımız buz gibi gerçekleri çat diye suratımıza çarpan son derece realist bir yapım. Tek solukta bitti.”

İzleyici 3:

“8 bölümü soluksuz izledim. Kimse kusura bakmasın ama dizide anlatılanlar yaşandı. Bu IŞİD kâbusu 3-4 sene önce herkesin belası durumunda idi. Akıcı senaryo, kusursuz oyunculuk ve gerçekçi bir konu olunca Suriye - İsveç - Türkiye üçgeninden harika bir dizi çıkmış ortaya. İnsan başından kalkamıyor.”

***

Geçmiş yüzyılda bire bir yaşamadıysak da benliğimize işleyen Holokost, bu yüzyılın başında soluğunu üstümüzde hissettiğimiz terör belası ve nihayet 2020 yılında bilinmeyen düşmana karşı sığınağa dönüşen evlerimizde verdiğimiz savaş…Yetti artık!..

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page