YASAK MIDIR ?


Sizi bilmem ama ben ana akım medyada son haftalardaki iki ana başlıktan fena halde sıkıldım artık.

Manşet konularından birincisi dünya çapındaki ‘’ben de’’ kampanyası. Kadınların, özellikle de üstleri tarafından, artık cinsel tacize uğramamalarını amaç edinen kampanya.

Amacın önemi ve ana akım medyada vurgulanarak işlenmesinin gerekliliği konusunda sanırım hiç kimsenin bir itirazı olamaz. Mağdurun korunmasında medyann olumlu rolü yadsınamaz. Ve iyi ki medya bu rolü üstleniyor. Ama hangi ölçüde ve nereye kadar?

Haftalar boyunca sabah akşam gazete başlıklarında ve televizyonların ‘’prime time’’ haberlerinde cinsel tacize uğramıyan meşhur kadın kalmadı. Öte yandan ,30 senedir mezarında yatanlar dahil, taciz etmemiş ‘’celebrities’’ yani meşhur erkek de kalmadı. Korkarım ki bu kadar geniş konsensusa sahip, meşru bir konuda dahi kantarın topuzu fazla kaçırılırsa, amaca tam da ters düşmeye başlanılabilir.

Ölçüsü fena halde kaçırılan ikinci ana başlık da, hediye olarak kabul edilen, başbakanımızın puroları ile eşinin pahalı şampanyaları ve gurme yemekleri. En son seçimler dahil, çoğu seçimlerde başbakanın partisine oy vermemiş biriyim. Başbakanımızın ve eşinin eleştirilecek çok yönleri var. Keşki olmasaydı.

Ancak bunların ötesinde ülkemizde ana başlık olabilecek o kadar çok olumlu şey oluyor ki, bunlardan hiç birini manşetlere taşımıyan gazete ve TV kanallarına iyi gözle bakamıyorum artık.

Örnek mi istersiniz?

Temmuz ayında işsizlik oranının yüzde 4.1 ile tüm zamanların rekorunu kırdığını ve bu rakkamın halen yüzde 4.2 oranında tutulabildiğini hiç gördünüz mü manşetlerde? (Bu oran Türkiyede yüzde 10.6, Fransada 9.7, Birleşik Krallıkta 4.3, ABD’de ise 4.1)

Ülkeye gelen turist sayısında Ekim ayında yine tüm zamanların rekorununun kırıldığını ve bu ayda ülkeye 426 bini aşkın turistin geldiğini hangi kanal veya gazete manşetinde gördünüz?

Saglık konusunda yapılan uluslararası bir araştırmada, tüm eksikliklerimize rağmen, OECD ülkelerinde 80.6 olan yaşam ortalamasının ülkemizde 82.1 olabildiğini öğrenmek sizi mutsuz mu kılardı? (Sayı Rusyada 71.3, ABD’deyse 78.8)

Birleşmiş Milletler Örgütünün uzun yıllardır İsrail sempatizanı(!) olmadığını maalesef hepimiz iyi biliriz. Buna rağmen halen B.M. Büyükelçiliğini yapan Danny Danonun Mayıs 2017’de Genel Kurul Başkan Yardımcılığına seçildiğini manşetlerde okuduk mu? Bu makamın kendisine Eylul 2018’e kadar Genel Kurula, başkanın olmadığı durumlarda başkanlık etme yetkisi verdiğini, kurulun acendasını tesbit etmekte sözü olduğunu bilsek çok mu rahatsız olurduk?

Geçtiğimiz Ekim ayında ülkemizin, beş değişik ülkeyle birlikte, Birleşmiş Milletler Örgütünün, COPUOS, ‘’ Uzayın Barışçıl Amaçlar için Kullanılması Komitesi’’ ne seçildiğini ben şahsen bir kanalın ana haberlerinde veya gazete başlığında gördüğümü hatırlamıyorum. Komite uzayın tüm insanlığın yararları için kullanılması konusunda araştırmalar yapmaktan , ve bunların hukuki açıdan da bazı kurallara bağlanmasından sorumlu.

Tümü olumlu bu örnekler çoğaltılabilir. Ama ben buraya noktayı koyup ana medyamıza seslenmek istiyorum:

Haftalardır bize temcit pilavı gibi servis ettiğiniz yukardaki iki mazohizm kokulu manşetlerinize bir iki günlüğüne de olsa ara verip, yine yukarda saydığım olumlu haberlerden birazını serpiştirmek,

YASAK MIDIR ?

Yazarın notu:

Mağdurun korunması,yolsuzlukların afişe edilmesiyle, mazohizme tavan yaptırılması arasında ince bir sınır var günümüzde. Ve inanıyorum ki bizim ana akım medyamız son zamanlarda bu sınırı ikinci şıkkın lehine pek fazla aşmış bir durumda.

Etiketler:

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square