top of page

TAŞ KAĞIT MAKAS : Evliliğin Karanlık Labirenti Kopyası

1 gün önce
4 dakikada okunur

Psikolojik gerilim romanları çoğu zaman bir suçun peşinden gider; fakat Taş Kâğıt Makas yalnızca bir suç hikâyesi değildir. Alice Feeney, bu romanda okuru bir cinayetin ya da bir komplonun değil, bir evliliğin içindeki sessiz çatlakların izini sürmeye davet eder. Romanın merkezinde Adam ve Amelia Wright vardır. Dışarıdan bakıldığında uzun yıllardır birlikte olan sıradan bir çift gibi görünürler; ancak Feeney daha ilk sayfalardan itibaren bu ilişkinin görünenden çok daha kırılgan olduğunu hissettirir.

 

Romanın temel çatısı basittir: Evliliklerini kurtarmak isteyen çift, hafta sonunu geçirmek üzere İskoçya’nın ıssız bir bölgesindeki eski bir şapele gider. Kar fırtınası, iletişimin kesilmesi ve çevrede neredeyse hiç insanın bulunmaması, klasik gotik atmosferi çağrıştırır. Fakat Feeney’nin asıl ustalığı mekânda değil, karakterlerin zihinlerinde kurduğu kapalı odadadır. Okur, şapelin duvarlarından çok Adam ile Amelia’nın birbirlerine ördükleri duvarlarla karşılaşır.

 

Romanın en dikkat çekici yapısal unsuru, Amelia’nın her evlilik yıldönümünde yazdığı fakat göndermediği mektuplardır. Bu mektuplar başlangıçta sevgi, hayal kırıklığı ve özlem dolu kişisel itiraflar gibi görünür. Ancak sayfalar ilerledikçe mektupların aynı zamanda bir tanıklık, bir hesaplaşma ve hatta bir iddianame olduğu anlaşılır. Feeney, mektupları yalnızca geçmişi anlatmak için kullanmaz; okurun bugüne dair kurduğu bütün yargıları da yavaş yavaş değiştirir.

 

Adam karakteri romanın en karmaşık figürlerinden biridir. Yüz körlüğü (prosopagnozi) nedeniyle insan yüzlerini ayırt etmekte zorlanması, yalnızca tıbbi bir ayrıntı değildir; aynı zamanda güçlü bir metafordur. Adam, insanların yüzlerini seçemez ama aslında onların duygularını da tam olarak okuyamaz. Bu durum, evliliğindeki kopuşun sembolüne dönüşür. Amelia’nın acılarını, korkularını ve yalnızlığını görmezden gelişi, fiziksel bir eksiklikten çok duygusal bir körlük olarak karşımıza çıkar.

 

Amelia ise ilk bakışta mağdur gibi görünür. Kariyerinde başarılı, eşine bağlı ve ilişkiyi sürdürmek için çabalayan bir kadın izlenimi verir. Ancak Feeney’nin dünyasında hiçbir karakter tek boyutlu değildir. Amelia’nın anlatısında da boşluklar, saklanan gerçekler ve bilinçli manipülasyonlar bulunur. Roman ilerledikçe okur, “gerçek” dediği şeyin anlatıcıya göre sürekli biçim değiştirdiğini fark eder. Böylece eser, güvenilmez anlatıcı geleneğinin modern ve etkili bir örneğine dönüşür.

 

Kitabın başlığındaki taş, kâğıt ve makas oyunu rastlantısal değildir. Oyunda hiçbir seçim mutlak üstünlüğe sahip değildir; her güç başka bir güç tarafından yenilir. Feeney bu basit çocuk oyununu evlilikteki iktidar ilişkilerinin alegorisi hâline getirir. Bazen Adam baskın görünür, bazen Amelia. Kimi zaman sevgi galip gelir, kimi zaman öfke; fakat sonunda hiçbir taraf tam anlamıyla kazanamaz. Evlilik, romanda sürekli değişen bir üstünlük mücadelesi olarak resmedilir.

 

Eserin bir diğer önemli teması iletişimsizliktir. Adam ve Amelia aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerinin gerçek dünyalarına ulaşamazlar. Söylenmeyen cümleler, ertelenen yüzleşmeler ve gizlenen sırlar, ilişkilerinin asıl yıkıcı unsurlarıdır. Feeney burada modern evliliklerin temel sorunlarından birine işaret eder: İnsanlar çoğu zaman birbirlerine değil, birbirleri hakkındaki hayallerine âşık olurlar. Gerçek kişi görünmeye başladığında ise hayal kırıklığı kaçınılmaz olur.

 

Romanın atmosferi de bu psikolojik gerilimi destekler. İskoçya’nın karla kaplı, izole manzarası yalnızca dekor değildir. Dışarıdaki fırtına, karakterlerin içindeki fırtınanın yansımasıdır. Şapel ise bir sığınak olmaktan çok bir mahkeme salonuna benzer; burada geçmiş yargılanır, sırlar ortaya çıkar ve her karakter kendi suçuyla yüzleşmek zorunda kalır.

 

Feeney’nin en büyük başarısı, okuru sürekli yanlış yola yönlendirmesidir. Roman boyunca birçok kez “gerçeği çözdüğünüzü” düşünürsünüz; ancak yeni bir ayrıntı bütün tabloyu değiştirir. Bu teknik ucuz bir şaşırtmaca olarak kalmaz, çünkü her dönüş karakterlerin psikolojisinden beslenir. Finalde ortaya çıkan gerçekler geriye dönüp bakıldığında romanın başından beri oradadır; okur yalnızca onları yanlış yorumlamıştır.

 

Edebi açıdan bakıldığında Taş Kâğıt Makas, klasik gotik roman ile modern psikolojik gerilimin başarılı bir birleşimidir. Kapalı mekân, fırtına, yalnızlık ve geçmişin hayaletleri gotik geleneği çağrıştırırken; parçalı anlatım, güvenilmez bakış açıları ve evlilik içi güç oyunları eseri çağdaş kılar. Dil akıcıdır, bölümler kısa tutulmuştur ve bu ritim okuru sürekli ileri iter.

 

Romanın asıl sorusu ise “Kim suçlu?” değildir. Daha derin soru şudur: Bir insan en yakınındaki kişiyi gerçekten ne kadar tanıyabilir? Feeney, uzun yıllar birlikte yaşamış insanların bile birbirlerine yabancı kalabileceğini gösterir. Evlilik burada güvenli bir liman değil, içinde gizli odalar bulunan karanlık bir ev gibidir. Her kapının ardında başka bir gerçek saklıdır.

 

Sonuç olarak Taş Kâğıt Makas yalnızca sürpriz finaliyle hatırlanacak bir gerilim romanı değildir. Aynı zamanda sevgi ile nefretin, sadakat ile ihanetin ve gerçek ile yalanın birbirine karıştığı modern ilişkiler üzerine karanlık bir meditasyondur. Feeney, okura rahatsız edici ama etkileyici bir düşünce bırakır: Bazen en büyük sırlar yabancılarda değil, yıllardır aynı yatağı paylaştığımız insanlarda saklıdır. Ve bazen taş, kâğıt ya da makastan hangisini seçersek seçelim, oyun çoktan kaybedilmiştir.

 

Alice Feeney, dünya çapında milyonlarca satan psikolojik gerilim romanlarıyla tanınan biyografik bir başarı hikayesine sahip ödüllü bir İngiliz yazardır. 15 yıllık televizyon gazeteciliği kariyerini geride bırakarak edebiyat dünyasına adım atmış ve kısa sürede modern gerilim edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. Bu başarı yolculuğu, 2017 yılında yayımlanan ve büyük ses getiren ilk romanı Bazen Yalan Söylerim (Sometimes I Lie)ile başlamıştır. Ardından kaleme aldığı Kim Olduğunu Biliyorum (I Know Who You Are) ve Netflix'e de uyarlanan Ne Yaptığını Biliyorum (His & Hers) kitaplarıyla yerini sağlamlaştıran yazar; dünya çapında fenomene dönüşen Taş Kâğıt Makas (Rock Paper Scissors) ile zihin oyunlarındaki ustalığını tescillemiştir. Sınırları zorlayan kurgusunu Daisy Darker, Good Bad Girl ve Güzel Çirkin (Beautiful Ugly) gibi eserleriyle sürdüren Feeney, son olarak okurla buluşan sekizinci romanı Kocamın Karısı (My Husband's Wife) ile gizem ve ters köşe dolu edebiyat kariyerine başarıyla devam etmektedir.

YAZAN: ALICE FEENEY

ÇEVİREN: ZEHRA UZUN

1.Baskı 2023 -17.baskı 2026

Yabancı yayınları


SARA YANAROCAK


Bir önceki kitap tanıtımını gördünüz mü?



Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page