Olmadı Başkan Trump, Olmadı…
- 1 gün önce
- 3 dakikada okunur

Hepimiz biliyoruz, Nobel Barış Ödülünü almayı çok istiyordunuz, hala istiyorsunuz...
İlerde alıp almayacağınızı bilemiyorum ama ne yazık ki bundan çok daha önemli bir fırsatı son anda kaçırdınız.
Ortadoğu’yu yeniden şekillendiren ve dünyayı, yaşanması daha güzel bir yere çeviren başkan olarak tarihe geçme fırsatını kaçırdınız.
Ve korkarım tarihe, ABD tarihinde en büyük hataları işlemiş başkanlar listesinde başlarda yer almayı başarmış (!) başkanlardan biri olarak geçeceksiniz.
Kararınızla İran halkına veya İsrael’e verdiğiniz ve vereceğiniz zararlardan dolayı değil. (Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim. Şu son savaşı bitirme kararınıza değin, İsrael’e en büyük desteği vermiş başkanlardan biriydiniz)
İran’la yaptığınız ilkeler memorandumu sadece Ortadoğu’da değil tüm dünyada çok olumsuz ve tehlikeli gelişmelere davetiye çıkartacak.
O yüzden.
Köktendinci İslam’ın Batı uygarlığına açtığı savaşta çok önemli bir zafer kazanmasına izin verdiğiniz için.
O yüzden.
47 yıldır halkını esir alan, mevcudiyetini ‘’ABD’ye ölüm, İsrail’e ölüm’’ sloganlarına endeksleyen, proxileriyle sadece İsrael’e değil tüm Ortadoğu’ya terör saçan bir ülkeye savaş açtınız.
Evet İsrael’le beraber ve belki de onun ikna kabiliyetinin de etkisiyle.
Savaşın amaçlarını siz özetlediniz:
1. İran nükleer silaha sahip olmayacak
2. İran balistik füzelerini imha edecek
3. İran proxileriyle Ortadoğu’yu karıştırmaya son verecek
Ve, evet, resmen açıklanmasa da İran’ın mevcut rejimini devirmek de gizli beklentiler, amaçlar listesindeydi.
Peki ne oldu?
ABD, İsrael’le birlikte savaş alanında büyük bir zafer elde etti. Ayrıntılarına girmeyeyim, biliyorsunuz hepsini.
Ekonomisi zaten yerlerde sürünen rejim, Hürmüz Boğazını kapatarak petrol gelirlerini de azaltınca İran, halkının isyanına bir adım daha yaklaştı. Belki de rejim değişikliğine.
Ama o aynı anda ne oldu?
Boğaz kapanınca petrol fiyatları artmaya başladı.
(Burada bir parantez açmam gerekli: Sahi, sayın Başkan sizin ve beraber yola çıktığınız İsrael’in kurmayları, askeri liderleri, üstün İstihbarat analistleri İranlıların Hürmüz Boğazını kapatması halinde seçeneklerin ne olması gerektiği konusunu hiç mi masaya getirmediler? İnanılır gibi değil!)
ABD halkı binlerce kilometre ötede, onu ilgilendirmeyen (!) bir savaş için neden benzine daha fazla para ödesindi ki?
Üstelik Mondial da başlamak üzereydi. Mondial’e halel gelmesi düşünülebilir miydi ki?
Birazdan ara seçimler vardı ABD’de. Ya Kongre ve/veya Senatoda çoğunluk kaybedilseydi benzin fiyatları yüzünden?
Ya ABD’nin 250nci yıl kutlamaları? Onlardan da mı vazgeçilmeliydi?
Haaa bir de Başkanın 80nci doğum günü. Savaşın tam ortasında güreşçileri kim seyretmek isterdi ki?
Tüm bu nedenler bir araya gelince Trump kesin emrini verdi kurmaylarına, (Vance, Witkoff, Kushner ve diğerlerine.)
İranla antlaşma metni elinizde olmadan ülkeye dönmeyin.
Bu anı bekleyen, masa başı müzakereleri kazanma konusunda doktora sahibi İranlılar da savaşı kaybeden taraf olmalarına rağmen, 14 maddelik KENDİ şartlarını ABD’li müzakerecilere dikte ettirdiler.
MOU’yu okudum, Vance’ın basın toplantısını, Trump’ın ayaküstü demeçlerini dinledim. Onlar ne derse desin, bırakın savaş amaçlarından HİÇBİRİNE değinmemeyi, yapılan antlaşma sadece ve sadece İran’ın şartlarına ABD’nin uymasını içeriyor.
Çünkü Başkan Trump böyle bir askeri zaferin ardından Ortadoğu’yu ve hatta dünyayı barış ve huzura kavuşturabilecek bir lider olmayı değil de, günün çıkarlarının gerektirdiği anlık hesapların politikacısı olmayı yeğledi.
Sonuçta ne oldu ne olacak?
İran kazandı, terör kazanacak.
ABD dünyada tüm prestij ve özellikle caydırıcılığını kaybetti.
Cihatçı rejim (ler)e gün doğdu. İran’ın proksileri bayram ilan edecek.
ABD’ye güvenen ılımlı Müslüman ülkeler, bilhassa körfez ülkeleri, yol haritalarını yeniden şekillendirecekler. Belki Katar’a, belki Çin’e doğru.
İbrahim Antlaşmaları, pek muhtemelen, yeni ülkeleri bünyesine alamayacak ve giderek çürüyüp tarih sayfalarına karışacak..
Yeni konjonktürde demokrasiler değil, diktatörlükler güçlenecek.
Bunların başında da ileriki yıllarda dünya liderliğinde ABD’nin yerini alacak Çin geliyor.
Zavallı Taiwan.
Çok sevdiğim bu milletin bir bireyi olmak istemezdim bundan sonra. Parlak değil gelecekleri.
Rusya’nın işi Ukrayna’da kolaylaşacak, orayı bitirince de yine başa oynamaya devam edecek. Dedik ya diktatörlüklere gün doğdu.
İran halkı ihanete uğramış toplum psikolojisinde. Trump onlara verdiği sözü tutmadı. 30-40 bin masum insan pisi pisine yaşamından oldu.
İsrael’in işi de zor. Ne var ki ülke halkı yaşamını sürdürebilmesi için devamlı savaş halinde olması gerektiğinin bilincinde. Alışık buna.
Ama Vance’ın Ortadoğu’nun tek demokrasisi İsrael’le terör örgütü Hizbullah’ı aynı kefeye koyması da İsrael’li için yutulur lokma değil.
Büyük üzüntüsü, belki de barış ve huzura kavuşabilmesi için kapı eşiğine kadar gelen bir fırsatın, kendi inisiyatiflerinde olmadan kaçırılmış olması.
Haa bir de aklı başında insanların bireysel bir isyanları var.
Gerek Başkanın gerekse yardımcısının topluma bu antlaşmayı ABD’nin bir zaferiymiş gibi sunmaları onları isyan ettirtiyor.
Sıradan bir insan olan ben ve benim gibiler dahi, zekamıza hakaret edilmesine fena halde içerliyoruz.
Bondi CHAKIM
NOT: Tüm bu varsayımları değiştirebilecek tek bir şey olabilir, zayıf bir olasılık da olsa; Trump’ın çok usta bir manevrasının sadece birinci bölümünde olmamız. Kimbilir?
İnsan alemde ümit/hayal ettiği müddetçe yaşar!
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?



Yorumlar