top of page

NETANYAHU’NUN BM KONUŞMASI VE TEPKİLER

2 saat önce
2 dakikada okunur

 

 

İsrael Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 24 Eylül 2026 tarihli BM konuşmasından sonra sosyal ağlara şöyle bir not düştüm: “Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım. Bibi en iyi bildiği, en yetenekli olduğu işi yaptı. Politik bir konuşma değildi, İsrael’in savunmasını en güçlü şekilde dile getirdi, güvenlik kaygısını somutlaştırdı. Bu söyle seçimlerde kararsız oyların geri dönüşünü sağlar mı? Sanmıyorum.”

 

Netanyahu Gazze’de soykırım suçlamasını reddetti; New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’yi hedef aldı. Protesto için salondan çıkan diplomatların ardından konuşmasına şu sözlerle başladı: “Bu salondan henüz ayrılmamış başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi çıksınlar.”

 

Netanyahu’nun düşmanları kadar müttefik ülke liderlerine de yönelttiği sert sözler gereksiz görülebilir. Kanımca salonda kalan Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Azerbaycan, Kazakistan gibi ülkelere teşekkür etseydi daha yapıcı diplomatik bir tavır sergilemiş olurdu.

 

Yetmiş ülke diplomatlarının aynı anda salonu terk etmeleri uzunca bir süre aldı. Bunların arasında Avrupa ülkeleri olarak İspanya, Slovenya, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, San Marino ve İrlanda yer aldı. Ancak her şeye karşın 115 civarı ülke Netanyahu’yu dinledi. Yani “boş salona konuştu” ifadesi tam da doğru değil.

 

Netanyahu, İran’a karşı yürütülen askerî operasyonların yalnız İsrail’i değil, bölgeyi ve Batı dünyasını da koruduğunu savundu. Bu gerekçeyle uluslararası desteğin güçlenmesi gerektiğini ileri sürdü. Ve Trump’a teşekkür etti.

 

İran halkının bir gün özgürleşeceğini öne sürdü. Kaldırarak dinleyicilere gösterdiği “beeper” ses cihazını, İran’daki internet sansürüne karşı iletişim özgürlüğünün simgesi olarak sundu. Yedi cephede savaş verildiğini anlattı: Hamas, Hizbullah, Husiler, İran, Irak ve Suriye’deki silahlı gruplar ile Batı Şeria’daki teröristler… İsrael ordusunun bu güçlere ağır darbeler indirdiğini anlattı. Uzunca yer verdiği Entebbe operasyonu ve Yoni Netanyahu hakkındaki açıklamalar ise bence gereksizdi.

 

Netanyahu, Katar’ı Hamas’a ev sahipliği yapmakla ve medya üzerinden İsrael karşıtı propaganda yürütmekle suçladı. Ancak en sert eleştirileri Türkiye’ye yöneltti. Türk basın ve televizyonlarında Bibi’nin bu konuşması küstahlık olarak, elinde patlayıcı madde (burada beeper cihazı kastediliyor) ile salona girmesi rezalet, provokasyon olarak nitelendirildi, kudurmuş köpek gibi saldırdığı söylendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan; “İşgalci Siyonistlerin maskesinin indirileceğini” söyledi.  

 

AKP sözcüsü Ömer Çelik Netanyahu’nun konuşmasını, “bu soykırımcı İsrael’in Türkiye devletine ve cumhurbaşkanımıza bir saldırısıdır” dedi ve Netanyahu’nun yargılanmasını istedi.

 

Türk medyasındaki kızgınlık sadece İsrael’e değil, Netanyahu konuşurken salonu terk etmeyen Kazakistan, Bahreyn, Azerbaycan, Senegal, Arnavutluk ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Müslüman ülkelere de yönelikti. Konuyla ilgili bir haberin altında yer alan yorumlar ise ilginç. Bazı çarpıcı olanlarını sizlerle paylaşıyorum.


-“Bu İsrail katilini dinleyen Müslüman kim varsa, Müslümanlığından şüphe duyarım…”

- “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Bu kadar basit!..”

- İsrail Ermeni soykırımı kararını Meclis'e yatırdığında, Azerbaycan İsrail'e “Yanlış yapıyorsun” dediği gibi, Karabağ’da İsrail yanlarındaydı.”

 - “Tamam da bizim can Azerbaycan dediğimiz kardeşimiz Kıbrıs’ı da tanımıyor.”

- “Adam yalan ve iftira atmadı; her kelimesi doğruydu.”

-“Çin zulmü altında yaşayan Doğu Türkistan’daki soykırıma hangi Müslüman ülke karşı çıktı?”


Av. Yakup BAROKAS



IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?






 

Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page