top of page

Habercilik nedir?

  • 14 saat önce
  • 3 dakikada okunur


Merhaba sevgili dostlar, 

Allah hepimizi kuru iftiradan ve düşünmediğimiz ve eylemde bulunmadığımız bir durumun üzerimize yapıştırılmasından korusun.

Neden mi? Biraz sabredin, söyleyeceğim nedenini.

Ben yay burcuyum; burcumun hemen hemen tüm özellikleri bende toplanmış sanki. Lafı dolandırmaktan hoşlanmam, süslü lafları da sevmem, kavgamı eder, düşündüğümü pat diye söylerim. Şimdi de aynı şeyi yapıp düşündüğüm gibi yazacağım olanı.

 

Hal böyle iken, geçen hafta gündeme düşen bir haber- ya da haber demek doğru mu, ondan da emin değilim- şu anda çatısı altında yazdığım site hakkında yapılan bir “sözde habercilik”, bana bu satırları yazdıran ve düşündüren oldu.

Bu haber kaynağına göre, bu çatı altında yazan bizlerden birkaç arkadaş “Siyonizm yayıcısı” olarak hedef gösterildi.

Bu konuda yazmamayı seçebilirdim, susmayı da ama susmak yanlışa ortak olmaktır ve gerçeğin üstünü örter. O yüzden yazmayı tercih ettim.

 

Öncelikle şunu belirteyim: Benim bu isim altında “İsrael-Türk” olarak yazı yazmam tamamen yazma tutkumun beni doğal olarak getirdiği bir konumdur. Yıllarca ruhumun en kuytu köşelerinde saklı tuttuğum bu tutkumu zaman zaman bazı dergilere küçük makaleler yazarak veya kitap sayfaları hazırlayarak sürdürdüm. Zaten gençlik dönemimde çocukları yetiştirmek ve Türkiye’nin ekonomik koşulları ile bir yandan savaşırken yazı yazmak benim için çok büyük bir lükstü.

 

Sonra bir gün, Rumeli Caddesi’nde gelinlik mağazam vardı; yıl 2014. Mağazamın balkonuna biraz hava almak için çıktığımda, yan balkondan bal köpüğü gibi tatlı bir genç kadın bana gülümseyerek merhaba dedi ve o merhabanın arkasından gelen yakınlaşma ve sohbette bu genç hanımın bir haber sitesi olduğunu öğrendim. İçimde yazma ateşi var ya, genç hanıma “İsterseniz ben yazarım” dedim.

 

Ve 03.09.2014’te SeçHaber internet sitesinde benim ilk yazım “Kendin Gibi Olmak” yayımlandı. Ve düzenli olarak da bu siteye yazı gönderdim ve yazılarımın ciddi bir okuyucu kitlesi oluşmuştu. Ta günümüze kadar… Ama birkaç haftadır sitede teknik bir arıza var, yayında değil.

Neyse, ben bir yandan o sitede yazarken—2021 yılı gibiydi zannedersem—Facebook’ta İsrael Türkiyelilerin yazarlarının yazıları düşüyordu önüme. Hepsi birbirinden farklı sesler ve farklı düşünceler aktaran entelektüel yazılar, kitap yorumları, dünya haberleri vs.

 

Bu arada ben sitede yazan Sara Yanarocak ile şahsen tanışmasam da kendisini, eşi gitar çalarken, bazen de çocukları ile söylediği Ladino-İspanyol şarkılarından tanıyor ve çok da severek dinliyordum. Özellikle anneannemin, teyzemin, annemden duyduğum çocukluğumun seslerini 

duymak beni anılara götürüyor, bir yandan da tüm o eski şarkıları gelecek nesillere taşıdıkları için ne kadar değerli bir şey yaptıklarını düşünüyordum. Çünkü ben şarkı söyleyemem. 

Neyse, bu arada Sara Yanarocak Hanım galiba kendi blogunda—zannedersem adı “Kadıköylü Küçük Sara” idi—bir yazı dizisi yaptı ve ben de çok severek okudum. Sonra da torununa bir kitap yazdı; onu okumak kısmet olmadı ama bir şekilde bu kitabı da okuma listeme koydum.

Ve ben Sara Hanım’a Facebook’tan sitedeki yazıları çok sevdiğimi, kendisini okuduğumu ve sitede yazmak istediğimi facebooktan mesaj atarak söyledim.

Sara Hanım eksik olmasın, beni Yakup Barokas ile tanıştırdı ve böylece Türk-İsraelliler sitesine dahil oldum.

 

Bu hikâyeyi niye anlattım dostlar? Çünkü ben nasıl ki SeçHaber’e adım attıysam, bu siteye de bu şekilde adım attım. Benim için önemli olan yazı yazabileceğim bir ortam bulabilmekti; sitenin Yahudi, Ermeni, Rum, Kürt, Alevi vs. olmasının benim için çok da önemi yok

Haa, neyin mi önemi var? Entelektüel, aydın, tarafsız, hümanist ve insan sevgisi olan insanlar arasında olmanın önemi var. Ve ben de o nedenle bu sitede yazıyorum. Sap ile saman karışmasın.

 

Konumuza dönecek olursak, “sözde haber mecrasının” ürettiği habere göre, birkaç yazarın adı verilerek Siyonizm yayma falan filan gibi ipe sapa gelmez şeylerle kendi hâlinde insanlara çamur atılmış.

İnanın hâlâ bu “Siyonizm yayma” tanımlamasının içeriğini tam kavramış değilim. Bu Siyonizm denilen şey nasıl yayılabilir ki…

 

Sara Yanarocak arkadaşımız İsrael’de yaşıyor, “Sirenler Altında” diye bir yazı yazmış. Bir gazeteci veya yazar veya kişi diyelim nerede yaşıyorsa ve hangi ortamda yaşıyorsa tabii ki onu kaleme alır.

Üstelik savaş ya da kriz ortamında yaşayan birinin sirenleri yazması propaganda değil, tanıklıktır.

Bunun neresi siyonist yayıcılık, bunu da anlamış değilim… Ve haber üretelim derken kendi halinde insanları yaftalamanın etik haberciliğe girdiğini düşünmüyorum!

 

Barışla, sevgiyle, dürüstlükle kalın…


Rahel Çela Behar


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.

 Bir önceki yazımı okudunuz mu?

 











Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page