top of page

Et ve sütü birlikte yemezsem, evliliğimi kurtarabilir miyim?

  • 3 saat önce
  • 4 dakikada okunur


İnsan eve, aslında en güvenli, en yakın, en huzur verici olması gereken yere geldiğinde, tam da orada bazen, acı, gerilim ve uzun sessizlikler olur. Söylenen ve havada asılı kalan sözler olur ve bu çok derin bir acı verir.


Evin içinde, durum zor olduğunda, insan sanki dünyada yeri yokmuş gibi hisseder. Ve bu şekilde, yıllarca yaşayan insanlar vardır — her zaman büyük kavgalarla, dramlarla değil, ama “bir uzaklık, kısa bakışlar, resmi konuşmalar “, ve artık bazı şeylerin eskisi gibi olmadığını hissederiz.


Ve bazen kendimize sorarız:

Bu nasıl oldu? Bunun için mi evlendik ve bir aile kurduk? Bunun için mi böyle bir ev inşa ettik?

 

Peki, iki tarafa da huzur verecek, anlamlı bir evi nasıl kurabiliriz?


Mişpatim peraşasında Tora şöyle söyler:

“Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.”

Bu, et ve süt yasağı ile ilgili meşhur yasaktır. Ve Halaha’ya göre burada üç yasak vardır:

•                Et ve sütü birlikte pişirmemek

•                Et ve sütü birlikte yememek

•                Ve et ve sütten faydalanmamak (onlardan yararlanmamak)


Ama bu yasağın içsel anlamı nedir?

Genel olarak bu çok ilginçtir, çünkü buna çok benzeyen başka yasaklar da vardır:

•                Giysilerde: Yün ve keteni birlikte giymek yasaktır (şa’atnez)

•                Ekimde: Bağa farklı tohumlar ekmek yasaktır (kilayim)

•                Hayvanlarda: Öküz ve eşeği birlikte sürmek yasaktır

 

Bu yasakların anlamı nedir? Özellikle Tora’nın barışa, uyuma ve birliğe verdiği büyük değeri hepimiz biliyoruz. Neden o halde bu şeyleri birleştirmek yasaktır?


Tanrı yaratılışta her şeye kendine özgü bir özellik verdi, ve iki şeyi karıştırdığınızda, onların özgünlüğünü değiştirir ve azaltırsınız.


Ve her birinin dünyada kendi görevi olduğu için, var olan gerçekliği iptal etmemeliyiz. Herkes kendi özgünlüğünü gerçekleştirmelidir.


Ama burada daha derine inelim.


Bir yandan, herkesin özgünlüğünü ifade etmesi gerektiğini söylüyoruz.


Öte yandan barış ve uyumun önemini söylüyoruz.


Ve ilginç bir şey görelim:

Vayikra kitabında Tora şöyle der:

“İntikam almayacaksın ve kin tutmayacaksın, komşunu kendin gibi seveceksin, Ben Tanrı’yım.”


Ve hemen ardından şöyle der:

•                Hayvanlarını karıştırmayacaksın

•                Tarlanı karışık ekmeyeceksin

•                Şa’atnez giymeyeceksin.


Görünüşte burada bir çelişki var.


Bir yerde birlik ve sevgi diyor, diğer yerde karıştırmamayı emrediyor.

Tanrı neden bunları birlikte söylüyor?


Mesaj şudur:

Komşunu kendin gibi sev — ama kendini silme.

Senin kendine özgü bir değerin ve görevin var.

Gerçek birlik, kendini silmek değildir.

 

Bir şeyin bütün olması, (ŞLEMUT) , parçalarının birbirini tamamlamasıdır.


Ama burada başka bir anlam daha vardır:


Bütünlük, diğerinin farklı olduğunu kabul etmektir.


Ancak o zaman, diğerini gerçekten tamamlayabilirim.


Diğerinin, zihnine, ihtiyaçlarına, duygularına göre değer veririm.


Kendi ölçülerime göre değil, onun özgünlüğüne göre.


Hiç kimse diğerini iptal etmez. Herkes diğerini tamamlar.


Yaratılışta Tanrı insanı “Erkek ve dişi olarak yarattı.”


Önce bir varlıktılar.


Sonra Tanrı onları ayırdı. Sonra şöyle dedi:

“Bu yüzden adam babasını ve annesini bırakacak ve karısına bağlanacaktır.”


Şimdi soru şu: Bunu nasıl yaparız?

Bir yandan kendi benzersiz “benimizi hissederken, kendi benzersiz ruhumuzu hissederken, aynı zamanda aramızda o muhteşem bütünlüğü nasıl inşa ederiz?


Ve “Tek beden olmak” ne demektir?


Her insanın ruhunda iki büyük güç vardır. Bu iki güç İsrail’in her ruhunda etkindir.


Birinci güç: Bağ kurma gücü

Bu, hepimizin derin ihtiyacıdır:

•                Bağlanmak

•                Sevilmek

•                Kabul edilmek

•                Güvende hissetmek

•                Ait olmak

•                Başkasına güvenmek

•                Kendimden daha büyük bir şeyin parçası olmak

Bu, başka biriyle birleşme gücüdür.


İkinci güç: Bireysellik gücü

Bu, tam tersidir.


Bu, kişinin kendi özgün gücüdür:

•                Kendim olmak

•                Kendimi ifade etmek

•                Kendi varlığımı gerçekleştirmek

•                Özgür ve bağımsız olmak


Bu, kişisel ruhun ifadesidir.

Bu iki güç çelişkili gibi görünür

Bir yandan kendim olmak isterim.


Kendi benzersiz ifademi gerçekleştirmek isterim.


Diğer yandan bağlanmak isterim.


Birleşmek isterim.


Başkasının parçası olmak isterim.


Bazen kendim olmak için bağlantıyı kaybederim.


Bazen bağlanmak için kendimden vazgeçerim.


Bu evlilikte büyük bir sınavdır.


Ama Tanrı bu iki gücü çelişkili değil, tamamlayıcı olarak yarattı


Şöyle bir örnek verelim:

Küçük bir çocuk parkta oynuyor. Anne bankta oturuyor. Çocuk uzaklaşır, sonra geri dönüp annesine bakar. Anne ona bakıp gülümserse, çocuk güvenle oynamaya devam eder. Ama anne bakmazsa, çocuk geri koşar. Çünkü bağlantıya ihtiyaç duyar.


Çocuk, kendi özgünlüğünü yaşamak ister. Ama bunu ancak bağlı olduğu zaman yapabilir.

Bağlantı, bireyselliğin temelidir.


Bu hayat boyu devam eder


İnsan büyüdüğünde de bu ihtiyaç devam eder.


Ev, bu yüzden önemlidir.


Ev, sadece duvarlar değildir.


Ev, ruhsal bir temeldir.


İnsan dünyaya çıkmak için, bir yere ait olduğunu hissetmelidir


Ev sadece fiziksel bir yer değildir


Ev, Ait olma yeridir, Sevildiğin yerdir, Bağlı olduğun yerdir

Bağlantının olduğu yer.


Bazan, Güvenli bir bağlantısı olmayan, evi olmayan insanlar görürüz. Onlar sanki koşuyorlar, aktifler, yapıyorlar, konuşuyorlar, çok otantik görünüyorlar. Ama ruhlarının derinliklerine baktığınızda ne keşfedersiniz? Bağlantıya açtırlar. Tüm bu koşuşturma ve faaliyet, onların gerçek kendileri değildir, onların otantik ifadeleri değildir. Bu, eksik olan bağlantıyı bulmak için, çaresiz bir girişimdir. Bu, boşluğu doldurmaya yönelik derin bir çabadır.


Bağlantı kurmak, benim özgünlüğüme bağlıdır.


Gerçek bağlantı ne zaman olur?


İkimizin de sevdiği bir şeyi aradığımızda.


İşte o zaman gerçekten bağlıyız. O zaman ruhum, onun ruhuna dokunur. Bu gerçek bağdır. Bu gerçek bağlantıdır. Ve bu benim özgünlüğüme bağlıdır.


Eğer kendime bağlı değilsem, gerçekten başkasına bağlı olamam.


Gerçekten kendim olduğumda, iyi hissederim.


Bu iki güç, görünüşte çelişkili olsalar da, aslında birbirlerine çok ihtiyaç duyarlar. Sadece ihtiyaç duymakla kalmazlar, birbirlerini besler ve tamamlarlar.


Elektrik ışığının iki zıt güçten oluştuğu gibi : pozitif ve negatif.


Gökyüzündeki yıldızların hareketi de zıt güçlerin sonucudur.


Kalp atışı da böyledir: iter ve durur.


Zıt güçler hayat yaratır.


Tıpkı erkek ve kadının zıt olup, birlikte yaratmaları gibi.


Yahudilikte evlilik çok kutsal bir şeydir.


Biz şöyle deriz:

“Sen bana kutsalsın.” (Kiddushin) AT MEKUDEŞET Lİ.

Evlenmemiş kişi tam anlamıyla “insan” sayılmaz.


Yahudilik dışındaki bazı sistemlerin aksine, Yahudilikte büyüklük evlenmemek değil, bağlanabilme yeteneğidir.


İnsan, bağ kurduğunda kendi büyüklüğünü, özgünlüğünü ve görevini keşfeder.


Bağ kurarak, insan kendi ruhunu keşfeder.


Ama bu, kendini silmek değildir.


Eğer kendimi silersem, artık “ben” kalmam.


Ve tam da evlilik aracılığıyla kendi gücümü, özgünlüğümü keşfederim.


Evlilik bir yandan bireyselliği zorlar.


Ama diğer yandan onu ortaya çıkarır.


Bağ ne kadar derinse, özgünlük o kadar ortaya çıkar.


Bağlanmak istiyorsam, daha gerçek olmalıyım.


Tıpkı parkta oynayan çocuk gibi.


Anne oradaysa ve çocuk bağlantıyı hissediyorsa, özgürce koşabilir.


Bu gerçek barıştır.


Bu, bireyselliğin iptali değildir.


Herkes kendi özgünlüğünü korur ama bu sistemde kendi katkısını verir.


Bir orkestra da, her enstrümanın kendi özgünlüğü olduğu halde, birlikte uyum içinde çaldıklarında, harika bir müziğin ortaya çıkması gibi.

Barış büyük bir güçtür.


Ama bireyselliği iptal etmeden.


Bir koca ve eş, birbirlerine benzemeye çalışıp farklılıklarını yok etmeye çalışırlarsa, bu doğru değildir.

Senin özgünlüğün vardır. Karşındaki kişinin de özgünlüğü vardır. Bu fikirler içselleştirildiğinde, sadık bir ev inşa edilebilir.


Efraim Özşardaş

 

 

 

Bir önceki yazımı okudunuz mu?











Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page