top of page

Disiplinli olmak, oksimoron mudur?






Oturduğumuz yerden hiçbir şey gerçekleşmez. İstemek, planlamak ve disiplinli bir şekilde çalışmak gerekir ki hedeflerimize ulaşalım hayal ettiğimiz hayatı yaşıyalım.

Kasım ayındayız, yay burçlarının ayı. Yarın benim doğum günüm.

Doğum günleri, insanı fazladan bir düşünce alır, hayatımızın, geçen yıllarımızın istesek de istemesek de kısa bir muhasebesini yaparız.


Bir yay burcu olarak, bugün, doğum günüme bir gün kala kendime aynayı tuttuğumda her ne kadar biz yaylar, bağımsızlıklarına düşkün, felsefik, ve patavatsızlık derecesinde pratik kişilik özellikleri gösterseler de, görüyorum ki biz yaylar disiplini seviyoruz. Mesela; bana annemin babamın ögretmediği pek çok şeyi, ben kendi hayatımda disipline ettim. Kimsenin söylemesine, bana öğretmesine gerek yoktu. Ve öyle de devam etti.


Ve disiplinli olmak zaman zaman beni zorlayıcı, yorucu ve yıpratıcı olsa da her zaman o zorlukların meyvesini topladım, o nedenle bugün doğum günüme bir gün kala biraz disiplinden konuşmak istiyorum.

Nedir disiplin ve disiplinli olmak nasıl olur, disiplinli olmak kölelik midir yoksa özgürlük müdür?

Aslında disiplin kelimesi bir açıdan bakıldığında ceza gibi algılanabilir yani olumsuz bir algısı vardır ama benim görüşüme göre disiplin bedeni ve ruhu terbiye etmektir.

Benim çocuklarıma üstüne basa basa tekrar anlattığım şey, ‘özdisiplin’ insanın kendi iplerini kendi ellerinde tutmasıdır.


Disiplin, kendimi en iyi versiyonuma getirmek için uygulanması gereken bir davranış şeklidir. Quebec’e 2020 yılında geldiğimde karşımda çok önemli bir engel vardı. Fransızca! Dili bilmiyordum. Ve herkesin hem fikir olduğu nokta Quebec’te Fransızca olmadan birşeyler yapmak mümkün değildi. Hedefledim. Disiplinli bir şekilde okula devam ettim, ve ediyorum, ve şu anda tüm işlerimi Fransızca yapabilecek seviyeye getirip, Quebeclilerle çalışıyorum. Bugün her işimi Fransızca yapacak duruma gelip, tamamen Quebeclilerin çalıştığı bir kuruma ayak atabildi isem bu disiplinli çalışmak sayesinde gerçekleşti…


Tabii bütün bunlar yatarak olmuyor.

Yoksa kendini geliştirmeyen hiç birşey disiplin değil köleliktir.

Kısaca kendi hedeflerimiz doğrultusunda disiplinli olmak bizlere özgürlük sağlayacaktır.

Disiplinliysek tutkuyla istediğimiz şey konusunda başarılı olabiliriz. Bundan daha büyük özgürlük var mı?


Kendi hedeflerimiz doğrultusunda disiplinin bize neler kattığını gördüğümüzde, disiplin sınırlarını kendimiz oluşturduğumuzda disiplin bize katkı sağlayan çok önemli bir dayanaktır.

Disiplin öğretmek anlamına gelir ve Latince'den gelir. Ancak bu kelimenin anlamı ne yazık ki ceza ile bir tutuluyor. Ne yaptığımızdan çok nasıl yaptığımıza dikkat getirmek iyi olabilir. Disiplin şiddetten beslenen bir kavram olmaktan çıkmalıdır. Dr. Daniel Siegel ve Dr. Tina Payne Bryson'ın birlikte yazdığı " Dramsız Disiplin" kitabını öneririm.

Disiplin Oksimoron mudur? (Oksimoron; birbiriyle çelişen ya da tamamen zıt iki kavramın bir arada kullanılması ve bu şekilde oluşturulmuş bir ifade)

Birisi, disiplin dayatırsa evet oksimorondur. Ancak kendi disiplinimizi sağlayabiliyorsak bu bize bir çok açıda özgürlük olarak geri dönecektir…

Bana göre, hayatımızı bir disiplin üzerine oturtmaz isek hayatımız rüzgarda savrulan hedefsiz bir yapraktan ibaret olacaktır.

O nedenle ben disiplin kelimesinin bir oksimoron olduğunu düşünmüyorum.

Şimdilik bu kadar, bana ve tüm yaylara Happy birthday, yarın sabah saat sabah dörtte kalkıp işe gideceğim…J














Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page