DEVARİM - SÖZLERİN GÜCÜ
- Moşe PASENSYA

- 27 Tem
- 2 dakikada okunur

Tora’nın beşinci kitabı olan Devarim’in temel farkı, Tora'nın ilk dört kitabının tekrarı olmasıdır.
Ancak bu sefer Moşe tarafından biraz farklı bir şekilde dile getiriliyor. Belki biraz daha kronolojik olarak yeniden düzenlenmiş gibi, duygusallıklarla dolu ve muhteşem önsezilerle sonlanıyor.
Sanki Tanrı, Moşe’ye "kendi sözlerinle söyle" der gibi.
Peki neden?
Daha önce zaten söylenenleri tekrarlamak ve "Moşe'nin Yoluyla" yapmak neden gerekliydi?
Size harika bir hikâye anlatayım. Geçen yüzyılda, karanlığın Dünya'ya yavaş yavaş çöktüğü, kötü niyetli ve uğursuz gücün serbest bırakılmasından hemen önce yaşanan bir öyküydü.
İnsanlığın, eğitim ve kültürün, vahşiliğin zıttı olduğuna hâlâ safça inandığı bir dönemdi.
Başlangıçta dünya insanlarını bir araya getirmek ve fiziksel bir rekabet için eğlenceli bir platform oluşturmak amacıyla tasarlanan destansı bir uluslararası etkinlik.
Oysa Adolf Hitler'in 1936 Berlin Olimpiyatları'nda yapmak istediği, ırksal üstünlük teorisinin doğrulanıp kanıtlanabileceği bir ispat platformu oluşturmaktı.
Uzun boylu, mavi gözlü Alman atlet olan Luz Long, Nazi Partisi'nin ideolojisini kanıtlamak üzere seçilmişti. Amerikalı rakibi Jesse Owens ise siyahi bir adamdı. En hızlı sprint ve uzun atlamadaki başarılarına rağmen, kendi ulusu tarafından üstün ırk olarak görülmüyordu.
Seyahat ederken takım arkadaşlarıyla aynı konaklama yerlerinde bile kalamıyor, "sadece siyahlara özel" otellerde kalabiliyordu. Kaybederse, yalnızca Amerika'yı utandırmakla kalmayacak, aynı zamanda Hitler'in beyaz ırk hakkındaki sapkın bakış açısını da doğrulayacaktı.
Isınma hareketleri sırasında Luz, Jesse'nin antrenmanlarını ve çıkış tahtasında tekrarlayan faullerini gözlemleme fırsatı buldu. Luz, Aryan üstünlüğü teorisine ikna olmamıştı.
Luz, rakibine sağlam bir tavsiyede bulunmaya karar verir. "Aşırı adım atmaktan kaçınmak için çıkış tahtasından birkaç santim uzağa bir çizgi çek. Olimpiyat komitesinin bakış açısına göre atlayışını meşrulaştıracak şekilde hafifçe geri çekil"
Ardından ekler; "Seni gözlemledim; bacakların seni bir rekora ve ötesine taşıyacak kadar güçlü."
Jesse Owens'a göre; "Bunlar beni teşvik eden ve sonunda altın madalyayı kazanma gücü veren en güçlü sözlerdi." Owens eve galip döndü ancak ona galibiyet avantajını veren şey rakibinden gelen cesaretlendirici SÖZLERDİ. Tarih bize ikisinin ömür boyu arkadaş olduğunu söylüyor.
Kelimeler nesneleri yaratır! İbranice'de "SÖZLER" - DEVARİM - - aynı zamanda "ŞEYLER" anlamına gelir. Kelimelerin gücü böyledir - elle tutulamayan bir ifadeyi somutlaştırıp Dünya'ya indirir.
Evrenin kendisi İlahi Söz ile yaratılmıştır. Moşe'nin, daha önce iletilmiş verileri kendi sözleriyle dile getirme ihtiyacının benzersiz bir amacı vardı.
Bu son kitap, insan deneyiminin iniş çıkışları aracılığıyla ilahi bir mesaj iletti.
EMPATİ…….. Sempatinin en üst zirvesi.
Tamamen açmış olan bir çiçeğin varmış olduğu mükkemellik noktası gibi…..
Moşe'nin cesaretlendirici sözleri Bene-YisraEL’e güç verdiği için fiziksel dünyadaki manevi misyonlarını yerine getirme kudretine kavuştular.
Yüce bir ideolojinin salt teolojik olarak sunuluş biçimi ile gerçek hayatta tezahür ediş biçimi arasında büyük bir fark vardır.
İnsanların hukuku anlayıp uygulayabilmeleri için, hukukun insani koşullarda "sınanıp tadına varılmış" bir bedensel soy sürecinden geçmesi gerekir.
Bu kitap belki de “Sonsuz Tanrı” tarafından ruhsal üst alemlerde tasarlanmıştır ve Empatik bir insan tarafından aktarılmıştır... Böylece kelimeler bir “ŞEYLER” yaratacaktır.
Sevgilerimle - Shabat Shalom
Moşe PASENSYA
Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?





Yorumlar