DEVARİM - (Son) SÖZLER
- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur

B.H.
Her yıl, toplu yas günümüz olan Tisha B'Av yaklaşırken, hem kadim kederi hem de kendi zamanımızın kırılmalarını taşıyoruz.
Hatırlanacak bir tarih parçasında yaşadığımızı, gelecek nesillerin soracağı bir dönemde olduğumuzu hissediyoruz. Savaşla parçalanmış, korku ve kutuplaşmayla yönünü kaybetmiş, netlik, barış ve bağlantı özlemi içindeyiz.
William Henry Harrison, Amerika Birleşik Devletleri'nin dokuzuncu başkanıydı. Yeni başkan, yaklaşık iki saat süren tüm zamanların en uzun açılış konuşmasını yaptı. Bunu günümüzde beş dakikalık bir televizyon görüntüsünün veya bir tweet'in seçim sonucunu belirleyebilecek olan modern çağla kıyaslayın.
Konuşmasından üç hafta sonra zatüre oldu ve yatalak kaldı. Göreve başlama konuşmasından tam olarak bir ay sonra, Harrison görev başında ölen ilk başkan oldu.
Harrison'ınki tarihteki en kısa başkanlık dönemiydi. Yani en kısa başkanlık ve en uzun açılış konuşması rekorunu elinde tutuyordu. Uzun olsa da, Harrison'ın konuşması, Moşe'nin ölmeden önce Bene-Yisrael’e yapmış olduğu son konuşmasından çok daha kısaydı.
Ve Moşe’nin tüm Yisrael’e konuştuğu sözler şunlardır. (Devarim 1:1)
Bu cümle Moşe’nin ilk kez Tanrı'nın sesiyle değil, kendi sesiyle konuştuğu Devarim Kitabının başlangıcıdır. Moşe, “on birinci ayın ilk gününden” (Devarim 1:3) ölümüne kadar (Devarim 31:2) beş hafta boyunca konuştu.
“Sözleriyle öldürmeyi” ima eden Moşe (Şemot 2:14); Tanrı'ya "Sözcükler adamı" olmadığını söyleyen aynı Moşe (Şemot 4:10) ve Sina Dağı'nda “Tanrı'nın sesiyle konuşan” Moşe (Şemot 19:19), şimdi nihayet konuşma şansı buldu ve bundan en iyi şekilde yararlandı.
Önceki kitaplarını gözden geçirdi, atlanan detayları ekledi, açık olmayan noktaları netleştirdi ve halkına kendi uyarılarını ve nimetlerini (berahalarını) verdi. Sözleri Tanrı'nınkinden daha sertti, vaatleri daha belirgindi.
Sözlerinin yerini bulacağının garantisi yok. Konuşan ve dinleyen, geçmiş ve gelecek arasındaki mesafe çok büyük. Ama yine de deniyor.
Moşe, deneyimi ifadeye dönüştürüyor ve asla ulaşamayacağı bir yerde bulunanlara – yani bizlere dokunuyor.
Kesinlik değil, yoldaşlık sunuyor.
"Ve Tanrı'nın kulu Moşe orada, Moab diyarında, Tanrı'nın sözü üzerine öldü" (Devarim 34:5)
Kapılar kapanıyor gibi göründüğünde, hikaye ve hayal gücünün yeni kapılar açabileceğini; bedenimizle daha ileri gidemediğimizde, sesimizle ulaşabileceğimizi gösteriyor.
Bugün biz de, uçsuz bucaksız ve belirsiz bir şeyin kıyısında duruyoruz. Önümüzdeki ufuk bulanık. Önümüzdeki sular soğuk ve derin.
Tisha B'Av'a hazırlanırken, kadim ve yakın geçmişin yıkımıyla baş başa kalıyoruz ve bu kadar kayıptan nasıl bir gelecek doğabileceğini merak ediyoruz.
Her hasta ziyareti sonrasında her anın değerli ve her saniyenin önemli olduğu gerçeğini kendime hatırlatıyorum.
Bunların son sözlerimiz olduğunu bilsek ne söylerdik? Her zaman böyle hatırlanacağımızı bilseydik hangi fikirleri ifade ederdik?
Harrison, göreve başlama konuşmasının aynı zamanda son konuşması olacağını bilmiyordu. Moşe ise son sözlerini hazırlamak için yüzyirmi yılını harcadı.
Galiba bizler de zaman zaman günlük koşuşturmacamıza ara verip geleceğe bir iz bırakmak üzere hazırlık yapmalıyız.
Çok güzel bir hayat ile kutsanmanız dileğiyle……….
Moşe PASENSYA
Geçen haftanın peraşasını okudunuz mu?


Yorumlar