top of page

Ciğerlerimiz Yanıyor



Okuyorsunuzdur mutlaka: 28 Temmuz tarihinde başlayan yangınlar yüzünden Türkiye’nin ormanları alev alev! Tam 6 gündür ciğerlerimiz yanıyor. Yangınlar nedeniyle yüzlerce yerleşim yeri kullanılamaz hale geldi, pek çok insan evlerinden oldu. Dumandan boğularak hayatını kaybedenler var. Binlerce (belki de milyonlarca) hayvan öldü, yaralandı, sakat kaldı. Büyük, hem de çok büyük bir afet yaşanıyor.



Alevler yükselip de dumanlar gökyüzünü sararken herkesin kafasında aynı ve cevabı çok da zor olmayan soru var: Bu yangınlar neden çıkıyor? Bu aşamada iki ihtimal öne çıkıyor: iklim krizi ve sabotaj... Sabotaj seçeneği bana göre daha ağır bassa da, bu konuya hiç değinmemeyi tercih ediyorum çünkü hiçbir yaratığın (insan demeye dilim varmıyor) bu kadar cahil, bu denli zalim ve acımasız olabileceğine inanmak istemiyorum. O yüzden, iklim krizi konusunda bildiklerimi sizlerle paylaşmak daha uygun geldi.


Bildiğiniz gibi, Türkiye ile birlikte Yunanistan ve İtalya’da da orman yangınlarında artış yaşanıyor. Zaten iklim değişikliğinin aşırı sıcaklıkları artırıcı etkisi olacağı, yağışları azaltacağı bekleniyordu. Dolayısıyla Akdeniz bölgesinde çıkan yangınlardaki artış bilim dünyasında sürpriz olmadı, ancak iklim değişikliğinin etki oranını tam olarak kavramak için ellerinde yeterli veri olması lazım ve henüz bu kesin veriler mevcut değil. Türkiye’de esas sorun yangınların çıkmasından ziyade, alevlere zamanında ve gerektiği şekilde müdahale edilememiş olması. Bu kadar kayıp verilmesinin yegâne sebebi o. Çünkü Yunanistan’da 38, Fransa’da 26, İtalya’da 19, İspanya’da 17 yangın söndürme uçağı varken, Türkiye’deki uçak sayısı sadece 3 (yazıyla ÜÇ). İnsanın inanası gelmiyor!


Sebebi her ne olursa olsun, soruna değil, çözümüne odaklanmayı severim. Yangınlar oldu, doğaya tamiri imkânsızmış gibi görünen zararlar verildi. Peki, şimdi ne yapabiliriz? Türkiye’de kamu ve sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla fidan kampanyaları başlatıldı. TEMA Vakfı “Yaşamı Yeniden Yeşerteceğiz” sloganı ile fidan bağışı kampanyası başlattığını açıkladı. Söz konusu kampanyaya sporcular, sanatçılar ve pek çok kurum katılım gösterdi. Gönlübol insanlara en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemdeyiz. Uzmanlarsa doğal yöntemlerin ormanlık arazilerin yeniden canlandırılabilmesi için en iyi yol olduğu görüşünde. Bilim insanları ve yetkililer uyarıyor: “Hemen ağaçlandırma sakıncalı.”


Bunca kara haberin yanında, beni mutlu eden tek şey, bazı ağaçların – özellikle de Kızılçamların – tamamen ölmediklerini, kendi kendilerini yenileyebildiklerini, dolayısıyla da mevsimi geldiğinde yeniden filizlenebileceklerini öğrenmek. Bunun için bilim insanları yanan ormanların en azından bir süre “kendi haline” bırakılması düşüncesinde. Yani, yanan kızılçam ormanları ve maki bitki örtüsünün yerine ağaçlandırma yapmamak ve yanan alanların koruma altına alınması daha uygunmuş. Bağışlanan bütün fidanları da başka alanlara dikeriz. Ağacın, ormanın zararı olmaz! Fazla yeşil göz çıkarmaz!


Demem o ki, bu bir yardım çağrısıdır. Eğer bu felakete ufacık da olsa bir destek vermek, bu çaresiz yangına bir damla su olmak isterseniz. TEMA Vakfına (www.tema.org.tr/bagislar) ya da Hayvan Hakları Federasyonu HAYTAP’a (www.fonzip.com/haytap/bagis) bağış yapabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page