top of page

Bu ülkenin ihtiyacı olan şey, Yahudi değil “İsrail Milliyetçiliği”



Bu ülkenin ihtiyacı olan şey, Yahudi değil “İsrail Milliyetçiliği”


Bir ateşkes sonrasında savaşan iki taraf da zaferi kutluyorsa, anlayın ki her iki taraf da o savaşı kaybetmiştir. Tabii kaybedenden kastım her iki tarafta yaşayan halk, liderler değil. Son dönemde yaşanan İsrail-Hamas çatışmasının daha önceki benzeri çatışmalardan farkı, İsrail vatandaşı olan bazı Filistinlilerin[i]* Hamas’a verdiği destek oldu. Tabii ki bu konuda bir genelleme yapmak doğru değil, birçoğu, terör örgütü olan Hamas’a değil, genel olarak Filistin hareketine açık bir şekilde destek verdiler. Her iki koşulda da kesin olan bir şey var: Son yaşananlar İsrailli Yahudiler ve Araplar arasında karşılıklı bir güven kırıklığına yol açtı. Önümüzdeki günlerde ister sağcı, ister solcu bir hükümet kurulsun, İsrailli Arapların talepleri gündemde olacak. Kurulacak olan yeni hükümet, içeriden Hamas’ı destekleyen grupların oluşmaması için elinden geleni yapacaktır.


Bunun için bence atılması gereken en önemli adım, ortak bir “İsrail Milliyetçiliğinin” bir an önce inşa edilmesidir. Yazının devamında, “İsrail Milliyetçiliği” derken neden bahsettiğimi açıklayacağım. Daha sonraki kısımda, Yahudilerden gelebilecek olan olası endişeleri soru-cevap halinde yanıtlamaya çalışacağım.


***


İsrail Milliyetçiliğinden kastım nedir?


İsrail devletinin kuruluş temelinde laik bir ideoloji olan Siyasi Siyonizm (Political Zionism), yani özetle Yahudi milliyetçiliği yatıyor. Örneğin nasıl Fransa’da Fransızlar yaşıyorsa, İsrail’de “Yahudi Milleti” yaşıyor. Bu durumu daha basit bir şekilde anlamak için, İsrail’i bir çeşit “Yahudistan” veya “Judeoland” olarak görebilirsiniz. “Yahudistan” da tabii ki azınlıklar yaşayabilir, ama vatandaşlık elde edebilmeniz için Yahudi olmanız gerekir (aynı Fransız vatandaşı olabilmeniz için Fransız olmanız gerektiği gibi). Bu ideolojiye göre, Yahudilik bir dinden çok daha öte, kültürel ve milli bir bütünlüğü temsil ediyor. Siyonizm’in Yahudilik diniyle değil, “Yahudi Milletiyle” ilgisi var.


Sorun şu ki, Siyonizm’in, özünde laik bir ideoloji olduğunu bilen çok az insan var. Çok doğal, çünkü kim ne derse desin, “Yahudilik” sadece bir etnik köken veya millet değil, aynı zamanda bir din. Yani “Yahudi Devleti” demek, din devleti demek. Din devleti demek, o dine mensup olmayanların bir takım haklardan mahrum olması demek. İsrail kendini “Yahudi ve Demokratik” bir devlet olarak tanımlasa da, insanların, en başta da ülkede yaşayan Müslümanların ve Hristiyanların algısında bunu oturtmak imkansız.


***


Peki, İsrail’de, özellikle son dönemde Yahudiler ve Araplar arasında yaşanan çatışmalar, uzun vadeli bir şekilde nasıl huzura dönüştürülebilir? Hükümet, İsrailli Arapların Hamas’ı desteklemesini nasıl önleyebilir?


İsrail Milliyetçiliğini inşa etmek için 3 ana madde:


1. Siyaset: Siyasi konuşmalarda İsrail Milliyetçiliğinden bahseden bir akım başlatılmalı. Ortak “İsrail Kültürü” ve “İsrail Değerleri” oluşturulmalı ve bunlardan bahsedilmeli.


2. Eğitim: İsrailli Arap ve Yahudi tarihçilerden oluşan bir komite kurulmalı ve okullarda aşılanacak ortak bir “İsrail Milliyetçiliği” tarihi yaratılmalı.[ii] Arap ve Yahudi çocuklar aynı ilkokullara gidip birlikte büyümeli. Ortak “İsrail Milliyetçiliğini” benimsemeleri için “karışık” okullara teşvik edici yatırımlar yapılmalı.[iii]


3. Hukuk: Anayasa oluşturulmalı ve İsrail Devletinin laik bir devlet olduğu beyan edilmeli. İsrail Milliyetçiliğinin tanımı, din, ırk, ve etnik köken ayrımı gözetmeksizin yapılmalı. İsrail Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin İsrailli olduğu belirtilmeli. İsrail’de yaygın olan iki Semitik dil - İbranice ve Arapça - İsrail Milleti’nin resmi dilleri olarak kabul edilmeli.


***


Yahudilerden gelebilecek olan bazı sorular ve endişeler:


Endişe 1: “Yahudi Milliyetçiliği olmazsa, Yahudi Devleti de olamaz. O zaman biz de var olamayız. Yahudi devleti, bizim varlığımız için, güvende ve kendi kimliğimizi koruyarak dilediğimiz gibi yaşayabilmemiz için var olmalı. Senin sunduğun modele göre, diasporadaki Yahudiler, İsrail’e göç etme haklarına sahip olmamalı mı?”


· İsrail Milliyetçiliği ve Yahudi göçü (Aliya) birbirlerine zıt değiller. İsrail Milliyetçiliğinin yayılması, devletin Yahudi kimliğinin bozulmasına demografik açıdan sebep olmaz. İsrail’deki vatandaşlık yasasına göre, dünyanın her yerinden Yahudiler İsrail’e göç etme hakkına sahipler. Bu yasa var olmaya devam ettiği sürece, İsrail’in “Yahudi” kimliği ve çoğunluğu devam eder. İsrail milliyetçiliğini ön plana çıkarmak, vatandaşlık veya göç (Aliya) yasasının iptalini gerektirmez.[iv]


Endişe 2: “Sen istediğin kadar İsrail Milliyetçiliğinden bahset, bu devlet Yahudi Devletidir. Bizim bayrağımızda “Magen David” var, milli marşımız Yahudi milletinden bahsediyor. Ne yani, bunları mı değiştirmemizi istiyorsun?”


· Türkiye’nin neredeyse tamamı Müslüman ama anayasasında laik bir devlet olarak geçiyor. Türk bayrağındaki ay yıldız ve İstiklal Marşı Müslümanlara hitap ediyor. Türkiye Müslüman bir ülke, ama laik bir devlet. İsrail de hem Yahudi bir ülke, hem de laik bir devlet olabilir.


Bence Theodor Herzl İsrail Devleti kurulduktan sonra yaşasaydı, o da bugün böyle düşünürdü…


***

Dafne Beri

Dafne Beri IDC Herzliya Üniversitesinde bulunan Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü’nde Araştırmacı ve Kıdemli Proje Yöneticisi olarak çalışıyor. Bu yazıda yazılanlar, çalıştığı enstitünün ve kurumun görüşlerini temsil etmiyor.


Not: Tarafsız olmak neredeyse imkansız, ama her iki tarafı anlamaya çalışmak ve barış için çözümler düşünmek imkansız değil. Ben de bu arayışın peşindeyim. Bu yazıda bahsedilen “İsrail Milliyetçiliği” fikri, daha geniş çerçevede düşünülebilecek olan “Tek Devletli” bir çözüm arayışının parçası olarak yazıldı. Şu anda imkansız gibi görünse de, ileriki yıllarda, İsrail için İsviçre veya Benelüks modeline yakın bir çözüm söz konusu olabilir. Kalıcı çözüm için yazılarımda barışçıl önerilerimi paylaşmaya devam edeceğim. Bugün yazdığım düşünceler, ileride değişebilir, olgunlaşabilir.


[i] Yapılan araştırmalara göre, bu grubun çoğunluğu kendilerini “İsrailli Arap” olarak değil, “İsrail vatandaşı olan Filistinliler” olarak tanımlıyorlar. Makalenin devamında, oluşabilecek anlam karmaşalarını önlemek adına, bu gruptan “İsrailli Araplar” olarak bahsedeceğim. [ii] Bunun bir örneği 2. Dünya Savaşından sonra Fransa’da görülmüştü. Nazi Almanya’sıyla iş birliği yapmış olan Fransa’nın milli değerleri sarsılmıştı. Bu değerleri tekrar oturtmak için, tarihçiler eğitim müfredatında değişiklikler yapmış, savaş dönemini, neredeyse bütün Fransa direnişteymiş gibi tanıtmıştı. Müfredat ancak geçtiğimiz birkaç sene önce tekrar değiştirilmiş, aslında Fransızların sadece çok küçük bir kısmının Almanlarla olan işbirliğine direndiği anlatılmıştı. Hatta bu taraflı anlatımın bilinçli olarak yapıldığı da yenilenen müfredata eklenmişti. [iii] Şu anda İsrail’de Arap ve Yahudi çocukların birlikte eğitim gördüğü çok az sayıda “karışık” okul var. İsrail Devleti tabii ki bir anda sadece “karışık” okulların varlığını zorunlu kılamaz, ama teşvik edici birçok yatırım yapabilir. Arap ve Yahudi çocukların birlikte büyümeleri ve ortak “İsrail Milliyetçiliğini” aşılayan bir eğitimden geçmeleri çok önemli. Mesela, bu okullarda üst düzey laboratuvarlar, bilgisayar dersleri, veya sanatsal aktiviteler olabilir, en iyi hocalar bu okullara atanabilir. Okullarda Yahudilik, Hristiyanlık, ve İslam tarihi dersleri verilebilir. Ayrıca her üç dinin bayramları kutlanabilir. [iv] Bu yasanın incelenmesi ayrıca başka bir makalenin konusu olabilir.

Comentários


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page