top of page

Bir şirket, iki ortak, iki ayrı yol, alınmayan yol…





Şirket çoğunuzun en azından bir yerlerden duymuş olduğu Mobileye.

1999 yılında Prof. Amnon Şaaşua ve Ziv Aviram adında iki ortak tarafından kurulmuş olan ve otonuzun trafikte güvenliğini sağlayan yapay göz/kamera ileri teknolojisi, Mobileye.


Gerek günümüzde kazaların önlenmesinde büyük yarar sağlayan gerekse yarının ve hatta bugünün sürücüsüz vasıtalarında temel rol oynayacak bu buluş o kadar rağbet gördü ki Mobileye kuruluşundan sadece 18 yıl sonra 15.3 milyar dolarlık bir değere ulaşarak dünyanın en büyük çip üreticilerinden İntel’e satıldı.


İşte bu satışla birlikte iki ortak yollarını ayırdı.

Ortaklığın teknik beyni olan Prof. Şaaşua İntel bünyesinde Mobileye CEO’su olarak yoluna devam etti. Mobileye büyüdükçe büyüdü. Bugün dünyada üretilen otomobillerin yüzde sekseni şirketin güvenlik kameralarını kullanıyor. Dünyanın en büyük 30 otomobil üreticisiyle uzun süreli kontratları var.


Intel’in amacı bu senenin ortalarında Mobileye şirketini bağımsız bir kuruluş olarak tekrar piyasaya sürmek. Öngörülen değer: 50 milyar dolar.


Yani İntel yatırmış olduğu 15.3 milyar doları, dört senede, elli milyar dolara çevirmiş olacak.


Mobileye İsrael’in değer olarak dünyadaki en büyük şirketi olacak.


Prof. Şaaşua hayallerinin yolunda doludizgin ilerliyor. Hedefleri çok yüksek.

Tesla’nın yolunda ilerlemek istiyor. Elektrikle çalışan oto üretmek ve zamanla trilyon dolar değerinde bir şirketin yaratıcısı olmak istiyor.


Bu hedefe ulaşmaya çalışırken yeni teknolojileri insanlığın yararına sunacak, yeni iş sahaları yaratacak, inanılmaz motivasyonu, enerjisi, yaratıcı gücüyle yeni ufuklara yelken açacak.

Seçtiği yol bu.


Şirketin diğer ortağı Ziv Aviram ise Mobileye İntel’e satıldığında ortaklıktan ayrılıp kendine değişik bir yol seçti.

“Aviram Awards – Tech For Humanity” adlı bir proje başlattı. Proje Aviram ailesinin sponsorluğunda Forbes dergisinin desteğinde yola çıktı.


Aviram Awards gençleri insanlığın yararına odaklanmış buluşlar için çalışmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.

2021 yılında başlatılan projenin ilk kazananları bu yılın Mart ayında Dubai şehrinde yapılacak yarışmanın finalinde belirlenecek. Onlarca genç katılmış projeleriyle bu ilk seneye.


Final aşamasına kalan projeler arasında plastik artıkların kimyevi proseslerle hammaddeye geri dönüştürülmesi, deniz suyunun içme suyuna güneş enerjisi kullanarak dönüştürülmesi, yaşlıların evdeki bazı gereksinimlerine çözüm getiren robotlar ve kanser hastaları için “güvenli” alyuvarlar üreten teknoloji gibi gerçekten insanlığın yararına odaklanmış yenilikler var.

Kazanan beşyüz bin doların sahibi olmanın yanısıra, Aviram’ın ticari mentorluğuna ve Forbes dergisinin desteğindeki dünya çapında tanıtımına da hak kazanacak.


Projenin çok hoşuma giden bir tarafı da Ortadoğudaki gençlere açık olması ve onları kaynaştırması. Zira projeye katılan ülkeler arasında İsrael’in yansıra Fas, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve Ürdün de var. Yarışmanın jürisi bu ülkelerin temsilcilerinden oluşuyor. Belli ki amaçlardan biri de Ortadoğu barışına “damardan”, yani gençlerden başlayarak destek vermek.


Tüm bu olay bana Robert Frost’un ünlü “Alınmayan yol / The Road Not Taken” şiirini hatırlattı.

Burda bence alınan her iki yol da güzel. Alınmayan yol için pişmanlık duymak gereksiz.

Başarmak muhteşem bir duygu.

Kişisel başarıyı gençlerin ve insanlığın yararına yönlendirmek ise daha da muhteşem bir duygu.


Yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.



Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page