top of page

Benim için Mondial…




Bir ay boyunca devam edecek 2022 Dünya Kupası geçtiğimiz hafta başladı. Böylece evimizin en geniş ekran televizyonunun bulunduğu salonumuza günün uzunca bir bölümü futbol hâkim oldu.





Mondial'ın maskotu La’eeb

Futboldan anlamadığım ve oldukça ilgisiz olduğum halde ilk kez bir İslam ülkesinde, Katar’da gerçekleşmekte olan bu önemli spor etkinliğinin açılış törenini izlemesem olmazdı tabii ki…


Dev turnuvanın açılış töreninde çeşitli görsel şovlar yapıldı, ışık, müzik ve renk cümbüşü yaşandı. 2022 Dünya Kupası maskotu La'eeb de zaman zaman gösterilere eşlik etti. ABD’li ünlü oyuncu Morgan Freeman ile Katarlı engelli Ghanim Al Muftah'ın diyaloğu açılışa damgasını vurdu. Törende, futbolun tek bir kabile olarak bir araya gelinmesini amaçladığı ve dünyanın herkesin içinde yaşadığı bir çadır olduğu mesajı verildi.






Morgan Freemon ile Ghanim Al Muflah

Futbola bu denli ilgisiz olmamın nedeni nedir diye düşündüğümde, çok eskilere, 1950’li çocukluk yıllarıma gidiyorum. Her Pazar öğleden sonra futbol maçlarının yayını, akşam da futbol maçlarının haberleri yankılanırdı evlerimizin radyolarından…

O dönemin futbol spikerleri Sulhi Garan, Orhan Ayhan, Necaati Karakaya, daha sonra da Halit Kıvanç’ın radyolardan yüksek volümde yankılanan heyecanlı seslerine taraftarların tezahüratları karışır evlerimize dolardı.

Her Pazar tekrarlanan o ortam, radyolardan seslenen o aşina sesler, ertesi gün yeni bir okul haftasına başlayacak olmanın öğrenci sendromuna karışır, çocuk yaşımda karamsar bir ortam oluştururdu herhalde…

Ben yeniden İsrael’in varlığını tanımayan Katar’a geri döneyim. Buna rağmen dünyanın birçok ülkesinden ve İsrael’den Dünya Kupası karşılaşmalarını takip etmek üzere Katar’ın başkenti Doha’ya giden çok sayıda Yahudi var.

Doha’da çok seçkin lokantalar, hatta Michelin yıldıza sahip olanları varmış. Peki, koşer kurallarını uygulayan Yahudiler ne yapıyor, karınlarını nasıl doyuruyor dersiniz? 21 yaşındaki Rav Eli Chitrik bu soruna çözüm bulmuş. Eli, Dünya Kupasının dindar Yahudi ziyaretçilerinin koşer yiyeceklere ücretsiz ulaşmalarını sağlayan bir düzen kurmuş.




Denetlediği Katar Havayolları mutfak personeline her gün taze begale (bir çeşit simit) ile humuslu, zeytinli, rokalı, domatesli çeşitli sandviçler hazırlatıyormuş. Hatta Şabat akşamı için taze taze hala ekmekleri hazırlatmayı da başarmış.

Eli, bildiğiniz üzere Türkiye Aşkenaz Sinagogu Başhahamı, aynı zamanda İslam Ülkeleri Hahamlar Birliğinin başkanı Mendy Chitrik’in en büyük oğlu… İbranice bir özdeyişi; “Elma, ağacından uzağa düşmezmiş” olarak tercüme ediyor Eli’ye başarılar diliyorum.

İsrael Dışişleri Bakanlığı Doha’ya giden futbol meraklılarına “alçak profilden gidin” tavsiyesinde bulunmuş. Haber programlarında Doha’dan yayın yapan İsraelli muhabirlerin yayınlarını izliyoruz. Dost olmayan bir İslam ülkesinin caddelerinde, üzerinde İbranice harflerin bulunduğu bir mikrofon tutarak İbranice yayın yapmanın çok kolay olmadığını belirtiyorlar.

12 Kanal muhabiri Ohad Hemo’nun İslam ülkelerinden Katar’a gelmiş futbolseverlerin genelde olumsuz yaklaşımlarına hedef olduğunu canlı yayında izledik. Hatta Ohad Hemo’nun; “İsrail diye bir ülke yok, Filistin var” diyerek kafa tutan bir futbolseverle sözlü direnişine de tanık olduk.


“Tamamen sportif ruh taşıyan, siyasetten uzak bir etkinliğe geldiğimi düşünmüştüm. Hangi ülkeden geldiğimi anladıklarında hemen karşı bir tutumla karşılaşıyorum. Dost bir ülkede bulunmadığımı hissettiriyorlar” diyor Ohad Hemo

Yazımın ilk satırlarında, ABD'li oyuncu Morgan Freeman ile Katarlı engelli Ghanim Al Muflah'ın diyaloğunun ve sonunda verdikleri pozun açılışa damgasını vurduğunu söylemiştim. Neydi bu diyalog dikkat ettiniz mi?

Freeman ve doğuştan bedeninin alt yarısı olmayan Katarlı Al Muflah dünya halkları arasındaki bölünmüşlük üzerine konuştular. Al Muflah Kuran’dan bir ayetle konuya vurgu yaptı. Ayet şöyle diyordu; “Sizi dünyaya uluslar ve kabileler olarak dağıttık ki birbirinizin farklılıklarından öğrenebilin ve farklılıklardaki güzelliği bulun…”

2022 Dünya Kupası’nda Katar’dan verilen güzel mesaj buydu… Mademki futbol tek bir kabile olarak bir araya gelinmesini amaçlıyordu ve mademki dünya herkesin içinde yaşadığı bir çadırdı… Bu mesaj yerine ulaşıyor muydu? Yoksa şimdiden sadece sözlerde mi kalıyordu? Dileklerle gerçeklerin bağdaştığı söylenebilir mi? Anlaşılan bu mesajın benimsenmesi için insanoğlunun daha çok uzun zamana ihtiyacı var…

Futbol meraklılarına keyifli seyirler diliyorum…










































Opmerkingen


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page