top of page

Babylon - Büyük Cümbüş


Yeni yılda yeni bir bölümle karşınızdayız. Sanat Köşe’mizde zaman zaman farklı sanat olayları hakkında yazıyor olacağız. Bu köşe için seçimim 2022 yapımı Israel’de yeni vizyona giren sinema film Babylon- Babil.

Drama dalındaki filmin oyuncuları Brad Pitt, Margot Robbie, Diego Calva. Yönetmen Damien Chazelle. Süre 188 dakika




Her yıl, Hollywood illa ki sınırları zorlayan bir filmi bekler vizyona girsin ve hem seyredenleri hem de camiayi heyecanlandırsın diye. Sıradışı ve sanatı bir adım ileriye taşıyan bir film olması beklentisindedir Hollywood ve 2022'de bu filmin “Babylon- Babil” olduğuna dikkat çekiyor eleştirmenler.



Yönetmen Damien Chazelle, Babil filminde sesin gelişinden hemen önce ve sonra Hollywood'un sessiz döneminin hikayesini anlatıyor. 1920’lerin sonu ve 30’ların içindeyiz fimde. Zamanın kesin, tarihsel olarak doğru bir portresini görmek hedefinde olmayın çünkü burada sizlere sunulan ateşli bir rüya, dönemin ihtişamı ve genç olmanın, tüm dünyanın izlediği yeni bir şeyin merkezinde olmanın heyecanını yakalamanın yanında, film endüstrisinin aktörlerini ve aktristlerini nasıl bir anda meşhur ederken, bir anda yok saymasını gözler önüne açıkça ve acımasızca koyan bir yönetmen harikasıdır.



Dahice düşünülmüş girişle başlayan filmin ilk sahnesi adeta bir cümbüş ama gene de kritiklere göre "Babil" mükemmel bir film değil. Ama sanırız ki yeterince harika çünkü birçok insan ondan kesinlikle nefret edecek. Secret TelAviv portalındaki bir çekilişten kazandığım biletle 19 Aralık’ta vizyona girmeden önce ön izlemede Dizengof’taki Rav Hen sinema salonunda izledim filmi ve çıkarken iki adamın bunun şimdiye kadar izledikleri en kötü film olduğunu söyleyerek çılgına döndüklerini duydum. Daha doğrusu, muhtemelen şimdiye kadar izledikleri en iyi filmdi ama itiraf edememislerdi.



"Babil", adeta küstahça bir tavırla bizleri 188 dakika uzunluğunda bir filmi karanlıkta bir koltukta, hikayeden hiç koparmadan seyrettiren bir yeteneğin neticesi. New York Times eleştirmenin dediği gibi, “Her şeyden paçayı sıyırabileceğini düşünen genç bir yönetmenin şaşmaz ürünü olan, yönetmenlik güveniyle (ve biraz da aşırı özgüvenle) dolup taşan bir yapıt.”



Yönetmen Damien Sayre Chazelle, 19 Ocak 1985 doğumlu Fransız-Amerikalı film yönetmeni, senarist ve yapımcıdır. Hepinizin seyrettigini tahmin ettigim Whiplash (2014), La La Land (2016), First Man (2018) filmlerinden tanıyacaksınız kendisini. Bu filmlerin her biri kendi başarılarıyla Hollywood Oskarlarına eklenmiş yapıtlar. Kimbilir belki de öz güven, her filmin başarısını kırmızı halıya ve ardından da Oskar heykelciğine taşımasındandır.



Filmin trailer buraya bırakıyorum, okumaya geçmeden bir göz atın.



1926'da başlayan film, üç kurgusal karakter etrafında toplanıyor, ancak bu dönemi bilenler ikisinin tam olmasa da bir şekilde gerçek insanlara dayandığını farkedebilir. Filmdeki tamamen kurgusal tek karakter Manny'dir (Diego Calva), bir fil ile boğuşmak ve onu çılgın bir partiye götürmek gibi uç işler yapan müstakbel bir yapımcıdır Manny. Büyük hayalleri olan ve anlamlı bir şeyin peşinde koşan bir karakter.



Kadın baş rolde, filmlerde başarılı olmaya can atan, büyüleyici, nevrotik Nellie (Margot Robbie) var. Robbie, dönemin aktristi Clara Bow'a hiç benzemiyor ve onun gibi davranmıyor olsa da, Nellie'nin akıl hastalığı, cinsel maceraperestliği ve feci çocukluğu, 20'li yılların sonlarında "O Kız" olarak tanınan Bow'dan açıkça ilham almış.



Erkek baş rolde yerleşik bir yıldız, kibar, soğukkanlı ve içkici Jack (Brad Pitt) var. Film, Jack'in kariyerinin gidişatını çizerken Gilbert'in hayatından ödünç alsa da, yaş ve mizaç açısından Pitt, sessiz yıldız John Gilbert'tan çok uzak. İnanılmaz karizmatik ve bir o kadar da gerçek.



"Babil"deki bu üç baş karakter farklı ve bireysel, ancak temel bir ortak noktaları var: Bu üne ihtiyaçları vardır. Edward G. Robinson dediği gibi “Film yıldızı olmanın dünyadaki en harika şey olduğunu söylebilirim - ta ki bir gün bir film yıldızı olmayacağından endişelenmeye başladığın gün gelene kadar.” Filmde Jack ve diğer tüm karakterlerin yaşadığı çılgın hayat ve alkol ile uyuşturucuların etkisi bile bu temel korkuyu yok edemediğini gözler önüne sürüyor.



İlk sahnelerde, Chazelle bizi etkilemeye niyetli ve açıkçası da bunu da başarıyor. Çılgın parti, DeMille'in "On Emir" (1923) filminden fırlamış, sadece daha fazla aşırılık ve çıplaklık içeriyor. Anna May Wong'dan ilham alan bir lezbiyen aktrisi oynayan Li Jun Li, dönemin gerçek bir şarkısı olan "My Girl's Pussy" şarkısını söylüyor. Bu sahne için Chazelle, Josef von Sternberg'in "Fas" (1930) filminden bir sahneyi yeniden canlandırıyor. Li Jun Li muhteşem başarılı bir performansla sizleri ayakta alkışlama heyecanıyla doldurduğu kesin.



Film boyunca bu tarz bir çok sinematografik referans var. Ancak eleştirmenlerin vurguladığı Chazelle'in dahil ettiği bazı unsurlar ise tamamen yanlış. Örneğin, çekim tekniklerinin 1926 için çok ilkel olduğu bir film stüdyosunda geçen bir sekans aslında 1916'dan. Ancak benim gibi dönemsel konulara çokta vakıf olmayan sinemaseverler bunu umursamayacaktır.

Önemli olan, çılgınca bir açılışın ardından “Babil”in hem kelime anlamı olarak hem de filmin ana fikrine oturmasıdır. Etkileyicidir, ve aynı Quentin Tarantino filmlerinde olduğu gibi katmanlarla ve sahnelerin kişiyi etkisi altına alacağı hareketli bir ritim oluşturur. Bu sahneler neredeyse ayrı bölümler gibidir, kendi içlerinde eğlencelidir, ancak daha büyük hikayeye bağlantılıdır.


Film boyunca, bu Hollywood öncülerinin muhteşem bir şeyi başardıklarına dair gerçek bir takdir duygusuyla dolup taşacaksınız.


Filmin en etkileyici repliği yorgun bir Hollywood gazetecisinden geliyor. (Jean Smart) Jack’in odasına düşkün haliyle girişine atıfta bulunarak, ne yazık ki gündemden düşmüş yıldıza hem kötü hem de iyi haberleri verdiği, çok güzel yazılmış, yılın en dokunaklı sahnelerinden biri olan bir o sahne. “Kötü haber, işin bitti. Ama iyi haber şu ki, Sen ebedisin ekranlarda. Bundan 40 yıl sonra doğan biri seni görecek ve seninle kendisini özdeşleştirecek adeta bir arkadaş gibi.” diyor.

Bu repliği özel kılan ise Chazelle’in kendisini de böyle gördüğü gerçeğinin farkında olmasında.



Film içerik olarak kaba, sert ve vahşi gözükse de duygularla örülmüş bir alt yapı var. "Babil", film aşkının gerçekte neye benzediğinin bir kesitidir. Çok farklı bir aşk filmidir.

Açılış hafta sonu 4,5 milyon dolar hasılat yapan bir gişe bombasıdır. Pek çok endüstri uzmanı, filmin 80 milyon dolarlık bütçesini ve pazarlama maliyetlerini karşılamak için 250 milyon dolar kazanması gerekeceğini tahmin ediyor. Bence buraya varması muhtemel. Özellikle son sahnedeki göz yaşları içindeki Manny’le kararan perde bir çok soruyuda zihinlerde yolculuğa çıkarıyor.



Herkesin beğenerek çıkmayacağı bu filme zaman vermeye cesaret edenlerin yorumlarını yazımın altına beklerim.

Keyifli seyirler ve sanatlı günler,






Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page