top of page

Ailede Çatlak: İsrail-Filistin Konusunda Görüş Ayrılığı


(Yazarı sesli dinlemek için tıklayınız)



İngiltere veya Amerika’da, hatta İsrail’de, olagelen aile içi siyasal görüş farklılıkları iki hafta önce ailemize de dokundu.


Oğlum Philip ile Avrupa’ya bakışımızda, Brexit konusunda, Türkiye’yi değerlendirmede ve genelde demokrasi ve insan hakları alanlarında, aramızdan su sızmaz. Fakat iş İsrail-Filistin meselesine geldiğinde ’çatlak’oluşacak kadar farklı görüşlerimiz geçtiğimiz günlerde su yüzüne çıktı.


Tel Aviv’de veya daha geniş coğrafyada yaşayanların sığınaklara veya güvenli odalara girmelerini, korku içinde yaşamalarını, Hamas’dan gelecek füzeleri dehşetle beklemelerini önemsediğini biliyorum. Zira ‘barışcıl ve birlikte yaşama siyaseti’ taraftarı kızkardeşim Tina’ya sık sık telefon edip sıkıntılarını paylaşmayı görev bildi.


Bakış açısı, Batı’da yaşayan ve Müslüman olmayan saf milyonlar ile benzeşiyor: Bu savaş İsrail’in yerleşimcilere verdiği tavizlerden kaynaklanıyor, Batı Şeria’da bir Filistin devletinin kurulmasına imkan verilmesi gerekirdi, orada uygulanan ‘apartheid – bölgelere ayırma ve aralarında geçişi kısıtlama’ politikası insan haklarına aykırı, İsrail ordusu güçlü, hasımları zayıf, çıkacak her mücadeleyi kazanır.

Üstelik kendini Yahudi hisseden biri için ek ıstırap da var: Hep gelişmeyi savunan, haksızlığa uğrayanlara yardımcı “dünyayı onarmak – tikkun olam” felsefesine aykırı bir durum var. Neden Yahudiler bu meseleyi çözemiyorlar? Yüzyıllar boyunca bir hayli yenilikde bulunarak insanlığı ilerletmeyi becerdikleri gibi…

Aramızdaki esas ayrılık “çerçeve”nin tespiti. Onun yaklaşımında ağırlık Oslo’dan başlıyor, günümüze geliyor (Ara bilgi: 4 yıl önce New York ve Londra’da çok rağbet gören “Oslo” adlı oyunda Filistin Maliye Bakanı Ahmed Qureshi ile müzakere eden İsrail Dışişleri Müsteşarı Uri Savir’i canlandırmıştı - Oslo's Lydia Leonard, Peter Polycarpou and Philip Arditti Interview | LondonTheatre.co.uk ). Bu sürede umutlar şahlanmış, karşılıklı birbirini tanıma süreci başlamıştı. İntifada’da, kuvvetli addedilen taraf olayları yumuşatabilirdi. İsrail’i yakından tanımayan Batı’lı gençlerin yaklaşımları genellikle böyle.


Philip Batı Şeria’yı da gördü: 2012’de Born of War filminin Ürdün çekimlerinde yer aldıktan sonra Amman’dan kızkardeşimin oturduğu Tel Aviv’e, Allenby Köprüsü’nden geçerek gitti. IDF kontrol noktalarında Filistinlilere uygulanan muameleyi gözlemledi ve bu durum onu sarstı. Etkileri hala devam ediyor…

Benim hafızam ise çok daha gerilere, 100 yıl öncesine gidiyor. Yishuv zamanlarında (1920-1948) hasım Kudüs Başmüftüsü Nazi yanlısı Emin el-Hüseyni idi. 1948’de düşmanlar Mısır, Transürdün, Lübnan, Suriye ve Irak olarak çoğalmıştı. 1967 Üçlüsüne bir de Sovyetler Birliği’ni ekleyebiliriz. 1970’den sonra Arafat’ın El Fetih’ini, George Habaş’ın PFLP’sini, Kara Eylül’ü, Abu Nidal’ı gördük. Yakınlarda “mukavvama” bayrağını Hizbullah, Hamas ve İslami Cihat aldılar. Sünni Arap cephesinde yeni aktörlere İran ve Lübnan saflarında Şiiler de katıldı.


Bu yanda değişmeyen ise Yahudileri temsilen İsrail Devleti.


Her defasında Yahudi Devleti’nin “barış olmazsa rahat” etmeyeceği, “taviz vermezse uluslararası boykotlar”a tabi olacağı, vatandaşlarının yeryüzünde kendilerini emniyette hissetmeyecekleri vurgulandı.


Fakat her yeni silaha veya hücuma İsrail’liler savunma çözümleri geliştirmeyi başardılar: Sivil uçakları hedef alan roketlere karşı füzesavar sistemleriyle, nükleer bomba hazırlık santrallarına hava saldırılarıyla (1981 - Irak, 2007 – Suriye), intihar bombalarına karşı güvenlik duvarı inşa ederek, Hamas ve Hizbollah roketlerine karşı Demir Kubbe’yi geliştirerek, Gazze tünellerinin yerlerini keşfedip yeraltı imha bombaları sayesinde yok ederek.

Bu çözüm gücü, Batı Şeria’da uygulanmakta olan ve İsrail vatandaşlarının önemli bir kesimini rahatsız eden sistemi, Filistin’lilerin ayaklanmasına yol açmadan halledebilecek mi? Kendi Arap nüfusunun kurulacak hükümete ortak girerek İsrail vatandaşlığını benimsemesini sağlayacak mı?


Yahudi zekası bunları çözerse hem İsrail’in geleceği güven altındadır, hem ailede “çatlak” da kapanır.



Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page