Aşkın da bir bayramı var: TUBEAV
- 2 Ağu
- 2 dakikada okunur

Aşkın bir bayramı olur mu? Hem de iki bin yıldan uzun bir geçmişe sahip bir bayram var… Adı TuBeAv… Belki de Yahudi takviminin en mütevazı ama en sıcak günü. Geçen hafta 29 Temmuz Çarşamba gününe denk gelen gün…
Yahudi bayram takvimine baktığımızda Pesah, Şavuot, Roş Aşana, Yom Kippur hepsi ciddi bayramlar. Tabii Purim dışında… Bunların arasında yüzleri gülümseten, hayata küçük bir mola verdiren bir gün vardır: TuBeAv… İsrael’de bugüne “Sevgililer Günü” deniyor. Aslında TuBeAv’ın kökleri birkaç kırmızı gül veya kalp şeklindeki çikolatadan çok daha derinlere uzanıyor.
İbrani takviminde Av ayının on beşinci günü kutlanan TuBeAv’da dualar yapılmaz, özel dini ritüeller yoktur. O gün, hayatın kendisi, sevgi ve insan ilişkileri kutlanır.
Talmud’da yer alan şu cümle oldukça dikkat çekici: “İsrael için Yom Kippur ve TuBeAv kadar mutlu günler yoktu.” Peki TuBeAv nasıl olmuş da böylesine özel bir yere sahip olmuş?
Rivayete göre, İkinci Bet ha Migdaş döneminde Yeruşalayim’in genç kızları beyaz elbiseler giyerek üzüm bağlarına çıkar, şarkılar söyleyip dans ederlerdi. Ama o günün bir özelliği neydi biliyor musunuz? Genç kızların hiçbiri kendi elbisesini giymezdi. Elbiseler birbirinden ödünç alınırdı. Böylece kim zengin, kim fakir belli olmaz, kimse kıyafeti yüzünden mahcup hissetmezdi.
İki bin yıl önce verilen bu zarif mesaj bugün bile geçerliliğini koruyor: İnsan üzerindekinden değil, kişiliğinden değer kazanır. O dönemde genç erkeklere anlamlı bir mesaj verilirdi: “Güzelliğe aldanma, karaktere bak.”
TuBeAv yalnızca romantik bir bayram değildir. Yahudi geleneğinde bu tarih; kabileler arasındaki evlilik yasaklarının kaldırılması, yıllarca süren ayrılıkların sona ermesi, toplumun yeniden kaynaşması gibi olaylarla da ilişkilidir. Yani sevgi, yalnızca iki insan arasında yaşanan bir duygu değil, toplumu birbirine yaklaştıran güçlü bir bağ olarak görülürdü.
Günümüzde, İsrael’de TuBeAv bambaşka bir atmosfer yaratıyor. Tel Aviv sahilinde gün batımını izleyen çiftler… Yeruşalayim’de el ele yürüyen gençler… Haftalar öncesinden dolan restoranlar… Çiçekçilerin önündeki uzun kuyruklar… Ve de seyrine doyulmayan dolunay…
TuBeAv sadece sevgililere ait değil. Dostlukları tazelemek, kırgınlıkları geride bırakmak, aile büyüklerini ziyaret etmek… Bunların hepsi TuBeAv ruhuna çok yakışıyor.
Son yıllarda İsrael’in içinden geçtiği zor dönemler düşünüldüğünde, bugünün anlamı daha da derinleşiyor. İnsanlar sadece sevgililerine, eşlerine değil, aile fertlerine, dostlarına daha da sık “İyi ki varsın” deme ihtiyacı hissediyor. Çünkü belirsizlik zamanları bize en değerli hazinemizin insan ilişkileri olduğunu hatırlatıyor.
İşte belki de bu yüzden günümüzde TuBeAv sadece bir aşk kutlaması değil, umudun, birlikte yaşamanın, kırgınlıkların son bulmasının, uyumun, karşılıklı anlayışın, bir anlamda da kader birliğinin kutlamasıdır.
Belki de iki bin yıldır kutlanan TuBeAv bize şunu hatırlatıyor: Sevgi, söylenmeyi bekleyen en eski sözcüktür. Ve onu söylemek için en doğru gün…bugündür…
Nelly BAROKAS
İYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?



Yorumlar