top of page

Ağız Konuşur





Her peraşa ilk iki cümlesindeki kelimelerden birini isim olarak alır. Aslında bu haftaki peraşa da bu konuda bir istisna değildir. Asıl adı Metsora olan peraşa, popüler, ama yanlış çevirisiyle “cüzamlı” anlamına gelebilen bu kelimenin pek de sempatik olmaması nedeniyle “TaaraManevi Arınma” ismiyle de anılır. Bu ismin peraşa ile yakın ilgisi vardır.



Geçen hafta okuduğumuz Tazria peraşasında, tsaraat adı verilen ve ciltte [bazen de giysilerde ve evlerin duvarlarında] beliren lekelerle kendini gösteren, ama temelde manevi sebeplere dayalı olan hastalıkla ilgili bazı bilgilere yer verilmişti. Bu haftaki peraşa ise, bu rahatsızlığa yakalanan kişinin nasıl arınacağına dair ayrıntıları açıklamaktadır. Bu açıdan “Taara” ismi, peraşa için oldukça uygundur.



Hahamlarımız Metsora sözcüğünü “Motsi Şem Ra”, yani başkası hakkında “kötü isim çıkaran” sözcükleriyle açıklarlar. Bu da, tsaraat rahatsızlığının temel bir sebebinin, başkaları hakkında [söylenenler doğru olsa bile] olumsuz veya [söylenenler olumsuz olmasa bile] zarar verebilecek şekilde konuşmak anlamına gelen Laşon Ara günahı olduğunu ifade etmektedir.



Tora’nın ilerleyen bölümlerinde, büyük kadın peygamberlerimizden Miryam’ın, kardeşi Moşe Rabenu hakkında sarf ettiği olumsuz sözler sonrasında bu rahatsızlığa yakalandığı anlatılacaktır. Nitekim Tora, Laşon Ara’dan kaçınma gereğini, “A-Şem’in Mısır’dan çıktığınızda yolda Miryam’a yaptığını hatırla” (Devarim 24:9) pasuğunda belirtmektedir.



İfade şekli bakımından buna oldukça benzeyen bir pasuk daha vardır: “Amalek’in Mısır’dan çıktığınızda yolda size yaptığını hatırla” (Devarim 25:17).



Her iki pasukta da vurgulanan nokta, olayların “Mısır’dan çıktığınızda yolda” gerçekleşmiş olduğudur. Amalek’in saldırısıyla ilgili olarak, Bene Yisrael’in henüz kölelikten yeni çıkmış oldukları için bu saldırıya çok zayıf bir konumdayken yakalanmış olmalarının vurgulanması açısından Mısır çıkışının ön plana çıkarılması gayet makuldür. Buna karşılık Tora’nın Miryam’ın tsaraat rahatsızlığına yakalanması ile Mısır çıkışı arasında bir bağlantı kurmasını anlamak o kadar kolay değildir. Bu ikisi arasında ne gibi bir bağ olabilir?



İnsanın temel özgürlüklerinden biri de konuşma özgürlüğüdür. Ancak demokrasinin temel ilkelerinden olan özgürlük, hiçbir şeyde sınır tanımamak anlamına gelmez. Kişinin özgürlüğü, başkasınınkiyle çatıştığı noktada son bulmalıdır.



Bene Yisrael, Mısır’dan çıkışla birlikte özgürlüklerine kavuşmuşlardı. Tabii ki yıllar boyu süren ezici kölelik altında şikâyet etmeye bile hakkı olmayan halk için, konuşma özgürlüğü de büyük bir anlam taşımaktaydı. Belki de buna bağlı olarak, Tanrı, Mısır’dan çıkışı kutladığımız Pesah bayramını özellikle “konuşma” ve “anlatma” üzerine kurmuştur:



Ve o gün çocuğuna anlatacak (Veigadtda) ve ‘A-Şem Mısır’dan çıktığım zaman tüm bunları bana, bunun için yaptı’ diyeceksin” (Şemot 13:8). Pesah gecesinin başlıca mitsvası olan Mısır çıkışını anlatma emri de bu nedenle Agada (anlatı) adıyla bilinen rehber metnin etrafında döner.


Büyük Kabala ustası Arizal bu konuyu ilginç bir bakışla açıklamıştır: “Pesah” sözcüğü “PeAğız” ve “SahKonuşur” sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Bu sebeple Pesah bayramı, nesiller arasındaki diyalog ve aktarma süreci için belki de en uygun zamandır.



Toparlarsak; Mısır Çıkışı ile, Bene Yisrael, konuşma özgürlüğüne – hatta bazı durumlarda yükümlülüğüne – de kavuşmuştur. Ancak bu özgürlük başkalarının arkasından veya aleyhine konuşmak suretiyle onların haklarını yok saydıkları anda sona ermelidir. Aksi takdirde Miryam’ın durumuna düşülebilir. İşte bu nedenle, Bene Yisrael’in konuşma özgürlüğüne kavuştuğu “Mısır Çıkışı” sonrasında, bu özgürlüğün sınırını kardeşine karşı aşmış olan Miryam’ın başına gelenler “hatırlanmalı” ve bundan ders alınmalıdır.



Bu vesileyle, tüm okurların, önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz Pesah bayramını kutlar, en iyi dileklerimi sunarım. Hag Pesah Kaşer Vesameah.











Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page