843 gün, 12 saat, 5 dakika, 59 saniye…
- Nelly BAROKAS

- 20 dakika önce
- 3 dakikada okunur

843 günlük bir tutukluluk döneminin ardından Gazze’deki son rehinemiz polis başçavuşu Ran Gvili’nin naaşı nihayet evine döndü, ülkesinde çok duygusal bir törenle toprağa verildi. Hamas’ın 7 Ekim 2023’te kaçırdığı 251 rehinenin geri getirilmesi için iki yılı aşkın süredir devam eden mücadele böylelikle sona ermiş oldu.
Kasım 2023’teki bir ateşkes sırasında 100’den fazla rehine serbest bırakıldı. 2025’in başındaki başka bir ateşkesle onlarcası daha bırakıldı. Ekim 2025’te yürürlüğe giren mevcut ateşkes kapsamında ise son 20 canlı rehine ile 28 hayatını kaybetmiş rehine teslim edildi. Bu dönemler arasında bazıları serbest bırakıldı, bazıları ise İsrael ordusunun operasyonlarıyla kurtarıldı. Bu iki yıl boyunca rehine aileleri ve tüm bir halk travmatik bir dönemi yaşadık.
Öldürülüp rehin alınmasından tam 843 gün sonra Ran Gvili’nin dönüşü ile adeta bir dönem kapandı. Tel Aviv’de Rehineler Meydanı’nda duygusal ve simgesel bir tören düzenlendi. 843 gün 12 saat 6 dakikanın ardından, Ran Gvili’nin dönüşüyle Rehineler Meydanı’ndaki saat karartıldı. Bu karartma Gazze’de tutulan rehinelerin esaret süresini dijital olarak belirleyen sayacın, son rehinenin naaşının geri getirilmesinin ardından durdurulmasını simgeliyordu.

Dijital saat karartılmadan az önce…
İki yıl ve üç aydan fazla çalışan bu dijital saat Gazze’de tutulan rehinelerin aileleri ve ülkenin büyük bir bölümü için zamanın 7 Ekim 2023’te fiilen durduğunu hatırlatan sürekli ve güçlü bir simge oldu. Rehinelerin Gazze’de tutulduğu günleri, saatleri, dakikaları ve saniyeleri sayan; rehine ailelerinin kamuoyundaki mücadelesinin en tanınan sembollerinden biri haline geldi.
Saat kapatıldığı anda ekranda 843 gün, 12 saat, 5 dakika ve 59 saniye yazıyordu. Geride siyah bir ekran ve “Hatikva” söyleyen bir kalabalık kaldı… Hem hüzünlü hem de umut veren bir an…
843 günün ardından, ülkemizde herkes ve dünyanın dört bir yanındaki Yahudiler maskeleme bantlarını, sarı kurdeleleri ve sarı rozetleri bir kenara bıraktı. Çünkü Gazze’deki son İsraelli rehine evine dönmüştü artık.
Devlet Başkanı Isaac Herzog ve eşi, sarı rozetlerini çıkardıkları bir videoyu sosyal medyada paylaştı. İsrael’in BM büyükelçisi de aynı şeyi yaptı; hatta öldürülen rehine Hersh Goldberg-Polin’in ebeveynleri 7 Ekim’den bu yana taktıkları sarı bantları kaldırdılar. Kısaca bir çeşit iyileşmeye doğru atılmış simgesel adımlar…

Bu arada ailelerine geri dönen rehinelerin durumu nedir? Normal yaşantılarına bıraktıkları yerden devam edebiliyorlar mı? Tabii ki hayır…Çoğu işine veya okuluna henüz dönemedi. Kimi zamanını doğada yürüyüşler, aile ve yakın dostlar arasında geçirmeyi yeğliyor. Bazısı suskunluğu seçerken kimi de insanlar arasında olmayı tercih ediyor.
Kimi en baştan yaşadıklarını anlattı, tanıklık etti, birçoğu da uzun bir suskunluk döneminin ardından tam bir cesaret örneği sergileyerek Hamas tarafından cinsel tacize uğradıklarını açıklamaya başladılar.
Rehinelerde ortak olan tek şey; hayatlarının 7 Ekim’den önce ve 7 Ekim’den sonra şeklinde değişime uğramış olması… Uzun süre fiziki ve ruhi desteğe ihtiyaç duyacaklar. Rehine aileleri de öyle… Zaman belki de onların ilacı olacak…
7 Ekim’den bu yana zor bir dönem yaşayan İsrael halkı için Ran Gvili’nin dönüşü bir nebze iyimserlik havası yarattı. Savunma sırasında öldüğünün vurgulanması Gvili’nin kişisel hikayesine saygı hem de ulusal bir dayanışma mesajı olarak görüldü. Birçok kişi bu anı ülke çapında birlik ve dayanışma için bir fırsat olarak algıladı.
İran’ın ülkemize savaş açma olasılığının arttığı bu günlerde, halkımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey birlik ve dayanışma içinde olmak değil mi? Rehineler Meydanında iki yılı aşkın süre sergilenen dayanışma ruhunun bütün halkımıza yayıldığını hayal edin… Yahudi tarihi bize şunu tekrar tekrar gösteriyor: Toplum içi bağlar güçlü tutulduğunda, acı, yas ve umut birlikte yaşandığında Yahudi halkı en zor dönemlerde bile ayakta kalmayı başardı…İnsani zeminde birleştiğimizde toplum olarak daha güçlü ve daha dirençliyiz…
Tu BiŞvat Sameah…
Nelly BAROKAS
İYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?






Yorumlar