top of page

73 Yaşında bir genç



Geçtiğimiz günlerde 73 yaşındaki genç İsrael Devleti “Yom Atsmaut / Bağımsızlık Günü” nü kutladı.


Hangi görüşte veya inançta olursa olsun ülke Yahudilerinin -ve azınlıklarının bir kısmının- birleşip bütünleştiği bir 48 saat yaşanır bu süreçte.


48 saat; zira, 24 saatlik Bağımsızlık kutlamalarından hemen evvelki 24 saatte, insanlar bu memleketin kurulması ve yaşatılması uğruna yaşamlarını feda edenleri saygıyla anar.


Herzl, Jabotinsky, H. Weissman, B. Katzenelson ve Ben Gurion ilk beşlisinin önderliğinde kurulan bu devlet bir mucizenin öyküsüdür adeta.


Geçtiğimiz sene pandemi nedeniyle yapılamayan kutlamalar bu sene, bu kaybı telafi etmek istercesine, büyük bir coşkuyla kutlandı. Bu coşkuda Covid 19 krizini idare etmekte üstün başarı göstermediyse de, çok başarılı bir aşılama kampanyası sonucu, bu musibetten çıkabilen ilk ülke olmanın verdiği ferahlama da vardı şüphesiz.


Bağımsızlık Bayramı törenlerinin en önemli anlarından biri oniki kavmi temsilen yakılan oniki meşaledir. Meşaleyi yakan kişi olmak o yıl için bir İsraelliye verilebilecek en büyük ödül sayılır. Bu sene bu onuru yaşayanlardan biri de Şlomi Şabat oldu. Çok ağır bir Corona hastalığı geçirip hayatta kalmayı başaran şarkıcının meşaleyi yakarken anne babasının Türkiyeden göç ettiklerini gururla belirtmesi Türk kökenli pek çoğumuzu duygulandırdı. (Bilmiyenleriniz için yazayım; Şlomi Şabat İYT’nin bu sene başlattığı İsrael’e üstün ve kalıcı katkıda bulunmuş Türkiyeli değerlerimiz projesinde seçici kurul tarafından tesbit edilen 46 kişilik onur listesinde yer alanlardan biri).


Kuruluşu ve yaşatılması için büyük bir özveriyle her şeylerini veren öncü liderlerin ve canlarını feda eden askerlerin anıldığı bu günlerde, iki senede ülkeyi dört seçime götüren ve buna rağmen bir hükümet kuramayan günümüz politikacılarının basiretsizliği ve ego kavgaları İsraelliyi daha da çok üzüyor. Ne var ki herşey göründüğü kadar da karanlık değil.


Pandemiden ilk çıkan ülke olmak, bunun gururunu duymak bir yana, bir kafede dostunuzla kahve içerken maskesiz nefes alabilmek inanılmaz bir duygu. Basit zevklerden büyük haz alabilme yeteneğinin pandemi sonrası tavan yapması da işin cabası.


Her yaşamını yitiren asker tarifsiz bir acı, başlı başına yok olmuş, kaybedilmiş bir dünyadır kendisi ve yakınları için. Ancak makro açıdan baktığınızda bu sene, (geçtiğimiz Yom Atsmaut’tan bugüne) askeri operasyonlarda sadece bir askerimizi kaybetmemiz, ülkenin görece olarak güvenlik bakımından iyi yıllarından birini yaşadığının göstergesidir.


Demokrasinin zedelendiğinden bahseden ve geleceğinden endişe duyan, özellikle genç nüfustan pek çok vatandaşımız var. Öte yandan Economist dergisinin verilerine göre ülke demokrasi konusunda dünyada 27nci durumda. Bu İsrael’in bu konuda bugüne kadar almış olduğu en iyi derece.


Sağlık konusunda İsrael OECD ülkeleri arasında dördüncü konumda. Hiç de fena sayılmaz sanırım. Yine OECD verilerine göre bu ülkelerin mutluluk indeksi ortalamaları 6.5. Aynı indekse göre İsrael’de sayı 8.5. Kıskansın mutluluğumuzu OECD ülkeleri!


Vatandaşlarının durumlarından memnun olup olmadıklarının bir göstergesi de yurtdışında akrabalık, dostluk ilişkileri pek yoğun olan İsraellinin dış ülkelere göç oranı.


Bir statistiğe göre 1990 yılında bin İsrael’liden 5.3’ü dış ülkelere göç etmiş. Oran 2000 yılında 4.2’ye, 2017 yılında ise 1.6’ya düşüyor. Sayılar ancak bu kadar yüksek sesle ve olumlu bağlamda bağırabilir!


Ekonomik yorumlara girmek bu yazının kapsamında değil ama çok kısa iki veriyle yetineyim. Sadece 2020 yılında ülkenin hitech sanayiine yapılan yatırımların tutarı on milyar dolar. Ve pandemi nedeniyle tüm dünya gençlerinin işsizlikten kırıldığı bu dönemde, 334 bin kişiye iş sahası sağlayan hitech sektörünün halen 13 bin çalışana daha gereksinimi var! Bir güzel veri daha: 2020 yılında, 2012 yılına oranla üniversitede hitech alanında öğrenim gören genç Arap asıllı İsraelli kız öğrenci sayısı üçe katlanmış.


Geleceğe umutla bakmak için bir neden daha.

Ülkede düzeltilmesi gereken hiç mi bir şey yok?

Var, hem de pek çok.

Ama yine de, yukarda belirttiğim, sahaya çıkan ilk beşlinin kurduğu bu ülke 73 yaşını doldururken sağlam adımlarla geleceğe ilerliyor. Devam İsrael .....

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page