İsrael'de Sorulmayan Sorular
- 1 saat önce
- 2 dakikada okunur

Bir Israelliye sorulmaması gereken soruları düşündüm. Sonra fark ettim ki asıl sorun şu: Israel'de bunların çoğu zaten soruluyor.
Maaşın ne kadar? Az kazanıyorsanız patronunuz cimridir. Çok kazanıyorsanız "iyiymiş" denir ama yüz ifadesi biraz değişir. Büyük ihtimalle iş değiştirmeniz gerekip gerekmediği de konuşulur.
Evin kira mı, senin mi? Arkasından hemen "Ne kadara aldın?" gelir. Üç sokak ötede aynı evin daha ucuza bulunabileceği anlatılır. Mutlaka daha iyi bir emlakçı tanıyan biri çıkar.
Kaç çocuğun var? "Bir" derseniz "Neden?" gelir. İki derseniz üçüncü konuşulur. Üç varsa biraz rahatlayabilirsiniz. Ama tamamen değil.
Kime oy vereceksin? Verdiğiniz cevap sadece sizin tercihiniz olarak kalmaz. Karşınızdaki neden yanlış düşündüğünüzü de anlatır. Üstelik bunu gerçekten sizin iyiliğiniz için yaptığını düşünür.
Neden hâlâ evlenmedin? Sadece sorulmaz, çözüm de sunulur. "Benim bir arkadaşımın kızı var..." Israel'in en eski ve hâlâ çalışan eşleştirme algoritmasıdır.
Doktorun kim? Yanlış isim söylerseniz konuşmanın sonunda doktorunuz değişmiş olabilir. Çünkü karşınızdakinin mutlaka daha iyi bir uzmanı vardır. Ya kendisi gitmiştir, ya kuzeni gitmiştir ya da "çok iyi olduğunu herkes biliyordur."
İlk başta bütün bunlar insanın hayatına fazla karışmak gibi geliyor.
Sonra Israel'in garip çelişkisini fark ediyorsunuz.
Herkes size ne yapmanız gerektiğini söyler. Hangi doktora gideceğinizi, hangi arabayı alacağınızı, kime oy vermemeniz gerektiğini, hatta kiminle evlenmeniz gerektiğini bile. Ama karar anı
Kimse sizin yerinize seçmez. Seçim sizin. Hata sizin. Sonuç da sizin.
Bazen bu insana yalnızlık gibi geliyor. Oysa bir süre sonra bunun başka bir adı olduğunu anlıyorsunuz: Özgürlük.
Etrafınızda herkes size ne yapmanız gerektiğini anlatır. Sonra herkes kendi hayatına döner. Ve siz istediğinizi yaparsınız.
Israel'de herkes hayatınıza karışır. Ama hayatınız yine sizindir.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar