top of page

ÇİÇEKLER VE TOPRAKLAR

  • 13 saat önce
  • 2 dakikada okunur


Çok sevdiğim bir dostumun damadı uluslararası avukattı ve çok enteresan davalardan söz ederdi. Bunların bir tanesi domates tohumu ithal eden bir ülkenin toprağında yetişmeyen ürün için bir diğer ülkeyi mahkemeye vermesi ile ilgili idi. Bizim avukat tohumun sahibi ülkeyi savunuyordu ve şöyle diyordu: “Her iki ülkenin güneşi topraklarına aynı açıdan ulaşmıyor, her iki ülkenin toprağı minerallere sahip değil. Verim almak için bu kriterleri çok iyi incelemek gerekiyor” Ve tabii ki her toprakta her çiçek yetişmez diyerek tereyağından kıl çeker gibi davayı kazanıyor.

 

Bizler bile evimize çiçek alırken dikkat ederiz. Balkon saksısı mı? Salon saksısı mı? Suyu nasıl vermek gerekiyor? Toprak ve çiçek ince sanattır. Doğru ortam, doğru sulama ve en önemlisi doğru ilgi gerektirir.

 

Bizler de kendi gelişimimiz olsun, çocuklarımızın gelişimi olsun dikkat etmemiz gereken konuların başında kişiliğimizin ve bulunduğumuz coğrafyanın olmak istediğimiz için yeterli koşullara sahip olup olmadığımızdır. Yeteneklerimiz yeterli mi? Çalışma koşullarımız uygun mu? Sahip olduğumuz değerler yapmak istediğimiz ile örtüşüyor mu? Yoksa olmak istediğimiz için nelerden vazgeçmeliyiz? Bu artı eksi terazisi dengede mi? Yoksa bir taraf ağır basıp diğer tarafı baskılamak zorunda mı kalıyor?

 

Soruyu bir başka şekilde sorduğumuz zaman farklı anlamlar bulmak mümkün. “Eğer bir toprakta çiçek açamıyorsa ait olduğun toprağı ara” Eğer bulunduğun yerde soluyorsan sorun sende olmayabilir toprak verimli değil, güneş ışınları doğru açıdan gelmiyordur. Yön değiştir biraz kıpırda cesaret et seni anlayacak toprağa eriş. Doğru yerde olmamak kişiyi köreltir. Gitmek bir kaçış değil bir arayıştır. Potansiyelin ortaya çıkabileceği ortamı bulmak için çabalamaktır. Bazı hayatlarda kök salman mümkün olmayabilir. O zaman “git” ve dene.

 

Olmuyor ise vardır bir keramet diye de düşünmek mümkün. Israr doğru olmayabilir. Ayakları yere basmayan bir ısrar şartları zorlar. Israr ile yapılanlar ise kişiyi yorduğundan doğru yere varmak mümkün olmaz. İşte bu noktada bazen bırakmak evrenin durdurduğunu düşünmek ve devam edebilmek için gerekli enerjiyi toplamak için ara vermek önemlidir. Ara vermek bir vazgeçiş değildir. Ara vermek güç kazanmaktır.

 

İlerlemek istediğimiz konumunun tepesinde olmayı düşünmek kişinin hayaller arasına girer. O hayale erişmek için gidilen yol da kişiyi geliştirir. Sanatçı olmak için çaba sarfederken bu “sıfata” erişmek herkese nasip değil. Ama bu yolda ilerlerken öğrendiklerimiz bizi “sanatsever” olmaya yönlendirebilir. Bu da büyük bir kazanımdır.  Yazar olamayabiliriz.  Ama “edebiyat” ile olan bağımızı güçlendirirsek “hayata bakış açımızı” da güçlendiririz.

 

Haydi şimdi çiçek açma zamanı toprağı havalandırın ve gökkuşağı gibi ışık saçın…

Not: “Bazı çiçekler bazı topraklarda yetişmez” sözü futbol camiasından Aykut Kocaman’ın ünlü bir sözü imiş. Futbol ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir olarak bu sözü yorumladığıma inanamıyorum. Futbol severlerin bu deyiş hakkında söyleyecek çok sözleri olduğunu düşünüyorum.


Feride PETİLON



 Bir önceki yazımı okudunuz mu?


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
WhatsApp Image 2020-09-08 at 20.52.59 (1

İLETİŞİM

Telefon                           :+97236582936
Mail                                :turkisrael@gmail.com

 

KÜNYE

İYT Web Sitesi Künyesi:
Editör                             :Av.Yakup Barokas
Grafik Tasarım              :Şemi Barokas 
                                       Ovi Roditi Gülerşen

© 2018 by Turkisrael.org

bottom of page