Nobel'e Uzanan Hayatlar • Bölüm 4 / 15 Bugün Milyonlarca İnsanın Girdiği MRI Cihazının Temelinde Onun Nobel Ödüllü Keşfi Vardı Isidor Isaac Rabi: Bir Göçmen Çocuğundan Nobel'e Uzanan Hayat


İZ BIRAKANLAR
Isidor Isaac Rabi (1898–1988)
Bugün bir hastanede MRI cihazına girdiğimizde, vücudumuzun içini ameliyatsız ve ayrıntılı biçimde görüntüleyebilen olağanüstü bir teknolojiden yararlanıyoruz.
Peki bu teknolojinin bilimsel temellerinden birinin, yaklaşık 90 yıl önce Yahudi bir göçmen çocuğunun atom çekirdeklerinin manyetik özelliklerini anlamaya çalışırken yaptığı araştırmalara dayandığını biliyor muydunuz?
Onun adı Isidor Isaac Rabi idi.
1898 yılında, o dönem Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde bulunan Rymanów'da —bugün Polonya— Ortodoks Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Henüz bir yaşındayken ailesi Amerika'ya göç etti. New York'un Lower East Side bölgesinde, iki odalı mütevazı bir evde büyüdü. Evlerinde Yidiş konuşuluyordu. Aile daha sonra Brooklyn'e taşındı ve küçük bir bakkal işletti.
Rabi'nin bilimle ilişkisini anlatan çok güzel bir aile hikyesi vardır.
Yıllar sonra neden bilim insanı olduğu sorulduğunda annesini hatırlayacaktı. Çevresindeki anneler çocuklarına okuldan geldiklerinde “Bugün ne öğrendin?” diye sorarken, onun annesinin sorusu farklıydı:
“Izzy, bugün iyi bir soru sordun mu?”
Rabi'ye göre onu bilim insanı yapan düşünce tam da buydu: doğru soruyu sormak.
Cornell Üniversitesi'nde kimya eğitimi aldı, ardından Columbia Üniversitesi'nde fizik doktorasını tamamladı.
1930'larda atom ve moleküllerin manyetik özelliklerini araştırmaya başladı.
Ve bu çalışmalar bilim tarihinde önemli bir kapı açtı.
Rabi ve ekibi, atom çekirdeklerinin manyetik alanlar karşısındaki davranışlarını son derece hassas biçimde ölçmeye olanak sağlayan moleküler ışın manyetik rezonans yöntemini geliştirdi.
Bu çalışma ona 1944 Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı.
Ancak hikaye Nobel madalyasıyla bitmedi.
Rabi'nin geliştirdiği rezonans yöntemi, daha sonra nükleer manyetik rezonansın —NMR— gelişimine uzanan bilimsel yolun temel taşlarından biri oldu.
NMR üzerindeki sonraki keşifler de yıllar içinde tıbbın en önemli görüntüleme teknolojilerinden biri olan MRI'ın (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ortaya çıkmasına katkı sağladı.
Başka bir ifadeyle Rabi MRI cihazını icat etmedi fakat bugün milyonlarca insanın tanı ve tedavi süreçlerinde kullanılan MRI teknolojisinin dayandığı temel fiziğin öncülerinden biri oldu.
Bilimden Barışa: CERN'e Uzanan Bir Başka İz
Rabi'nin bıraktığı iz bununla da sınırlı değildi.
II. Dünya Savaşı sırasında radar teknolojisinin geliştirilmesinde görev aldı ve Manhattan Projesi'ne danışmanlık yaptı. Savaşın ardından ise bilimin ülkeleri birbirinden ayırmak yerine bir araya getirmesi gerektiğine inandı.
1950 yılında UNESCO'nun Floransa'daki Genel Konferansı'nda Avrupa ülkelerinin ortak bilimsel araştırma merkezleri kurmasını destekleyen bir karar önerisi sundu.
Bu girişim, birkaç yıl sonra dünyanın en önemli bilim merkezlerinden biri olacak CERN'in kurulmasına giden sürecin önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1952'de CERN'in öncüsü olan geçici konsey kurulduğunda Rabi'ye esprili bir telgraf gönderildi:
“Floransa'da babası olduğunuz proje resmen doğdu. Anne ve çocuk iyi.”
Bir zamanlar ailesiyle birlikte iki odalı bir New York evinde yaşayan Yahudi göçmen çocuk, yalnızca atomların dünyasını anlamaya yardımcı olmamıştı.
Çalışmaları yıllar sonra hastanelerde insan bedeninin görüntülenmesine uzanacak; bilim anlayışı ise Avrupa'nın en büyük uluslararası araştırma merkezlerinden birinin kuruluş hikayesinde iz bırakacaktı.
Belki de annesinin ona çocukken sorduğu o basit soru bütün hikâyeyi özetliyordu:
“Bugün iyi bir soru sordun mu?”
Çünkü bazen dünyayı değiştiren cevaplar, önce doğru soruyu sormakla başlar.
Bir Nobel madalyası zamanla bir müzede sergilenebilir.
Ama insanlığa bırakılan gerçek miras, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.
Bazen en güçlü izler, sessizce yazılır.
İz bırakanları hatırlamak ise, geleceği daha bilinçle kurmanın bir yoludur.
Biliyor muydunuz?
Isidor Isaac Rabi, 1944 Nobel Fizik Ödülü'nü atom çekirdeklerinin manyetik özelliklerini kaydetmeye yarayan rezonans yöntemi nedeniyle aldı.
Rabi'nin çalışmaları, daha sonra NMR ve MRI teknolojilerine uzanan bilimsel gelişimin temel taşlarından biri oldu.
Ortodoks Yahudi bir ailede büyüdü; çocukluğunda evlerinde Yidiş konuşuluyordu.
II. Dünya Savaşı sırasında Manhattan Projesi'ne danışmanlık yaptı savaş sonrasında ise uluslararası bilimsel işbirliğini ve nükleer silahların sınırlandırılmasını savundu.
CERN'in kuruluşuna giden süreçte önemli rol oynadı. CERN tarihine ilişkin akademik bir çalışmada Rabi, kurumun “babası” olarak anılmaktadır.
İzlemek İsteyenlere
Isidor Isaac Rabi calls Los Alamos an "abomination" in 1983
Daha Derin Araştırmak İsteyenler İçin
Nobel Prize – Isidor Isaac Rabi, Biographical
American Physical Society – MRI Uses Fundamental Physics for Clinical Diagnosis
National Park Service – Manhattan Project Scientists: Isidor Isaac Rabi
CERN – The Origins and Early Days of CERN
CERN – Isidor I. Rabi and CERN
Ovi R. GÜLERŞEN
Bir önceki İz Bırakanlar yazımı okumak için tıklayın.



Yorumlar