Yelda Yael Penso
İnkilap Yayınevi’nden geçtiğimiz Haziran ayının son günlerinde kitapçılarda yerini alan Zülfü Livaneli’nin son kitabının tanıtım yazısı ile karşınızdayım…
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki üslup, ilerleyiş ve akıcılık, diğer Livaneli kitaplarından farklı ilerliyor. Ancak konunun güncelliği, 2. Abdülhamit’in adının sıklıkla Türk televizyon kanallarında geçmesi kitabı okunur kılıyor.
Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse, kitap 2. Abdülhamit tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarını bizlere anlatıyor. Bu anlatımı da biz okuyucularına Livaneli Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in penceresinden bakarak aktarıyor. Tabip devrik imparatoru dinlerken notlar tutmuş ve notları günümüze kadar ulaşmıştır. Dönemin koşullarını, otuzüç yıllık bir iktidarı ve iktidar mücadelesini aktarıyor. 1909 ile 1912 yıllarını dönemin en kozmopolit şehri Selanik’te bulunduğu köşkten hiç çıkmadan her gün öldürülme korkusu ile geçiren devrik padişah ve onun çekirdek ailesinin yaşamı, dünya görüşleri aslında bir devrin de sonuna gelmiş Osmanlı İmparatorluğu’nu bizlere gösteriyor.
Romanda anlatılan Abdülhamit’in gerçekliğinin ne kadarı olduğu konusunda tarihçiler, romanın çıktığı ilk günlerde tartışmaya başladılar ve halen de devam ediyorlar. Ben de okurken çok farklı Abdülhamitler ile karşılaştım!
Kitap özellikle Abdülhamit dönemi ile günümüz Türkiye’si arasında, yazılı olmayan ama hissedilen bağlar kurmaktadır.
***
● Zülfü Livaneli: Kaplanın Sırtında - İstibdat ve Hürriyet; 324 sayfa; İnkılap Yayınevi, 2022
***
Bir sonraki yazı: 19 Ekim 2022
Comentários