top of page

İZ BIRAKANLAR Nobel'e Uzanan Hayatlar • Bölüm 1 / 15 Doktor Olamadı… Milyonlarca İnsanın Hayatını Kurtardı Gertrude Belle Elion (1918–1999)

  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur

This file is licensed under the Creative Commons Attribution 4.0 International license.
This file is licensed under the Creative Commons Attribution 4.0 International license.


İZ BIRAKANLAR

Nobel'e Uzanan Hayatlar • Bölüm 1 / 15

Doktor Olamadı… Milyonlarca İnsanın Hayatını Kurtardı

Gertrude Belle Elion (1918–1999)


Bir laboratuvarın kapısından yalnızca kadın olduğu için geri çevrildi…


Doktora eğitimini maddi imkânsızlıklar nedeniyle tamamlayamadı…


Hiçbir zaman "Doktor" unvanını alamadı…


Ama geliştirdiği ilaçlar sayesinde bugün milyonlarca insan yaşamaya devam ediyor.


İşte bu nedenle Gertrude Belle Elion, yalnızca Nobel Ödülü kazanan bir bilim insanı değil insanlığa umut bırakan gerçek bir "İz Bırakan"dır.


1918 yılında New York'ta dünyaya gelen Gertrude Belle Elion, Litvanya ve Rusya'dan Amerika'ya göç etmiş Yahudi bir ailenin çocuğuydu.


Ailesi, birçok göçmen Yahudi aile gibi eğitime, çalışmaya ve topluma faydalı olmaya büyük önem veriyordu.


Çocukluk yıllarında dedesini mide kanseri nedeniyle kaybetmesi, onun hayatının yönünü değiştiren en önemli olaylardan biri oldu.


Henüz on beş yaşındayken, bir gün kanser ve benzeri hastalıklarla mücadele edecek ilaçlar geliştirmeye karar verdi.


Büyük Buhran yıllarında üniversiteden üstün başarıyla mezun olmasına rağmen, kadın olduğu için araştırma laboratuvarlarında iş bulmakta büyük zorluk yaşadı.


Bir süre öğretmenlik yaptı, sekreter olarak çalıştı ve akşamları eğitimine devam etti.


Doktora programına kabul edilmesine rağmen tam zamanlı çalışmak zorunda olduğu için eğitimini tamamlayamadı.


1944 yılında Burroughs Wellcome Araştırma Laboratuvarı'nda Nobel ödüllü bilim insanı George H. Hitchings ile çalışmaya başladı.


Bu ortaklık, modern ilaç geliştirme yöntemlerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.


Elion ve çalışma arkadaşları, hastalığın biyolojik mekanizmasını hedef alan akılcı ilaç tasarımı yöntemini geliştirdiler.


Bu yaklaşım, tıp dünyasında adeta bir devrim yarattı.


Onun çalışmaları sayesinde çocukluk çağı lösemisi tedavisinde büyük ilerlemeler sağlandı.


Organ nakillerinde reddi önleyen ilaçların geliştirilmesine katkıda bulundu.


Lösemi, gut, sıtma ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılan birçok ilacın geliştirilmesinde öncü rol oynadı.


Daha sonra AIDS tedavisinde kullanılan ilaçların geliştirilmesine de bilimsel temel oluşturan çalışmalar yaptı.


1988 yılında, George Hitchings ve Sir James Black ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne layık görüldü.


Ancak onun başarısını özel kılan yalnızca Nobel değildi.


Gertrude Elion hiçbir zaman doktora diploması almamıştı.


Buna rağmen dünyanın önde gelen üniversiteleri, bilime yaptığı olağanüstü katkılar nedeniyle kendisine çok sayıda fahri doktora unvanı verdi.


Bu durum, bilginin ve azmin bazen akademik unvanların çok ötesine geçebileceğinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir.


Yahudi Kimliği ve Yaşam Felsefesi

Gertrude Elion, Yahudi kimliğini ön plana çıkaran bir bilim insanı olmadı ancak ailesinden aldığı eğitim anlayışı, çalışkanlık, öğrenmeye verilen önem ve insanlığa hizmet etme sorumluluğu onun hayatını şekillendiren temel değerler arasındaydı.


Birçok araştırmacı, onun yaşamını Yahudi geleneğinde önemli bir yere sahip olan "Tikkun Olam" (Dünyayı daha iyi bir yer haline getirme) anlayışının bilim dünyasındaki yansımalarından biri olarak değerlendirir.


Hayatı boyunca evlenmedi ve çocuk sahibi olmadı. Kendisini tamamen bilime adadı. Bir röportajında söylediği şu söz, yaşamını en güzel şekilde özetliyordu:


"Bilim benim hayatımdı."


Bugün dünyanın dört bir yanında kullanılan sayısız ilaçta onun fikirleri yaşamaya devam ediyor.


Belki de gerçek başarı, kazanılan ödüllerde değil hiç tanımadığınız insanların hayatına dokunabilmektedir.


Bir Nobel madalyası zamanla bir müzede sergilenebilir.

Ama insanlığa bırakılan gerçek miras, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.

Bazen en güçlü izler, sessizce yazılır.

İz bırakanları hatırlamak ise, geleceği daha bilinçle kurmanın bir yoludur.


Biliyor muydunuz?


Ovi R. GÜLERŞEN

Bir önceki İz Bırakanlar yazımı okumak için tıklayın.





Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page