“İsrael’i Ancak Ayrılınca Anladım: Kanada’ya Döndü Ama Yuvasını Özledi”
- 19 dakika önce
- 2 dakikada okunur

“Gerçek Evimin İsrael Olduğunu Oradan Ayrılınca Anladım”
İnsan bazen ait olduğu yeri, oradan uzaklaştığında daha iyi anlıyor.
Ynet’te yayımlanan etkileyici bir yazıda, Kanada doğumlu Noah Sander’ın İsrael ile kurduğu bağ ve yıllar sonra yaşadığı aidiyet sorgulaması anlatılıyor.
Sander’ın hikayesi yalnızca kişisel bir deneyim değil dünyanın farklı ülkelerinden İsrael’e göç eden binlerce kişinin duygularını yansıtan bir yolculuk niteliği taşıyor.
Kanada’da doğup büyüyen Sander, genç yaşta İsrael’e göç ederek burada yeni bir hayat kurdu.
Askerlik yaptı, eğitim aldı, çalıştı ve zamanla İsrael toplumunun ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Ancak yıllar sonra aklında bir soru belirdi: “Gerçekten ait olduğum yer neresi?”
Bu soruya cevap bulabilmek için doğduğu ülkeye, Kanada’ya geri dönmeye karar verdi.
Kararının arkasında İsrael’den uzaklaşma isteği değil, iki ülke arasında karşılaştırma yaparak kendi kimliğini daha iyi anlayabilme arzusu vardı.
Kanada’ya döndüğünde onu tanıdığı bir düzen karşıladı.
Çocukluk anıları, eski arkadaşlar, geniş caddeler, sakin yaşam ve yüksek yaşam standardı hala yerindeydi.
İlk bakışta her şey olması gerektiği gibiydi.
Ancak zaman geçtikçe bir eksiklik hissetmeye başladı.
Sander, Kanada’da yaşarken hayatın rahat ve düzenli olduğunu ancak İsrael’de hissettiği canlılık, enerji ve ortak kader duygusunun eksikliğini fark ettiğini anlatıyor.
Ona göre İsrael’de insanlar yalnızca aynı şehirlerde yaşamıyor aynı hikayenin, aynı mücadelenin ve aynı geleceğin parçası olduklarını hissediyorlar.
Yazar özellikle İsrael’in günlük yaşamındaki küçük ayrıntıların kendisinde bıraktığı etkiye dikkat çekiyor.
Perşembe akşamı başlayıp Cuma günü hissedilen Şabat hazırlıkları, bayramların tüm ülke tarafından birlikte yaşanması, sokakta duyulan İbranice ve insanların birbirleriyle kurduğu doğrudan iletişim, ona güçlü bir aidiyet hissi veriyordu.
Sander, İsrael’de hayatın kolay olmadığını da vurguluyor.
Güvenlik sorunları, ekonomik zorluklar, yüksek yaşam maliyetleri ve zaman zaman yaşanan toplumsal gerilimler herkesin bildiği gerçekler.
Ancak ona göre İsrael’i farklı kılan şey, insanların bütün bu zorluklara rağmen ortak bir amaç ve dayanışma duygusunu koruyabilmesi.
Kanada’da geçirdiği dört yıl boyunca bu hissin eksikliğini daha net fark eden Sander, sonunda yeniden İsrael’e dönme kararı aldı.
Bu dönüşün bir tercih değil, içsel bir ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Yazısını ise oldukça anlamlı bir düşünceyle özetliyor: Bazı ülkelerde yaşarsınız, bazı ülkelerde başarılı olursunuz fakat çok az yer size gerçekten “evde” olduğunuzu hissettirir.
Noah Sander’ın hikayesi, yalnızca bir göçmenin anıları değil kimlik, aidiyet ve yuva kavramları üzerine düşündüren güçlü bir yaşam deneyimi olarak öne çıkıyor.
Özellikle farklı ülkeler arasında yaşam kurmuş göçmenler için bu hikaye tanıdık bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: İnsan gerçekten nerelidir doğduğu yere mi, yoksa kalbinin ait olduğu yere mi?
Kaynak:YNET GLOBAL
Bir önceki sosyalağlardan yazısını okudunuz mu?


Yorumlar