Herzog’dan yanıt: “Ben İsrael’in Devlet Başkanıyım”
- 12 saat önce
- 3 dakikada okunur

Bu yazımda Devlet Başkanımız Isaac Herzog’dan söz etmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde eşi Michal ile Avustralya’ya dört günlük bir ziyarette bulundu. Ziyaretin amacı, aralık ayında Bondi Plajı terör saldırısını yaşayan Avustralya Yahudileri ile dayanışmaydı…
Herzog 7 Ekim'den bu yana, kendisine eşlik eden eşi Michal ile birlikte, 1.600'den fazla yaslı aileyi nasıl ziyaret edip kucakladıysa, onların acılarını paylaşmaya çalıştıysa 16 kişinin öldüğü 43 kişinin yaralandığı terör olayına maruz kalan Avustralya Yahudilerine de taziye ziyaretinde bulunmaktı hedefi.
Tabii ki Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ve diğer siyasi liderlerle de görüştü, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha iyi bir geleceğe doğru taşınması yönünde görüş birliğine varıldı.
Ne yazık ki Herzog ve eşinin Sidney ve Melbourn ziyareti İsrael karşıtı protestocuların şiddetli gösterileri ile engellenmeye çalışıldı. Her gittikleri yerde binlerce polis tarafından koruma altına alındılar, Adass İsrael sinagoguna planlanan ziyaretleri güvenlik nedeniyle iptal edildi.
Böylesi olumsuz bir ortama rağmen Herzog çifti farklı ortamlarda ülke Yahudileri ile bir araya geldi. Kurulan sıcak ortamın görüntüleri haber programlarına fazla yansımadı. Sosyal medyada rastladığım görüntüler devlet başkanı ve eşinin ne denli sevgi ve gururla karşılandığını yansıttı.
Avustralya’ya vardıktan kısa bir süre sonra Bondi Plajı'ndaki saldırı yerine gittiler, çelenk bıraktılar ve Yeruşalayim’den getirdikleri taşları olay yerine yerleştirdiler. Herzog şöyle diyordu orada; "Biz büyük bir aileyiz ve bir Yahudi incindiğinde, tüm Yahudiler onun acısını hisseder. Bu nedenle bugün buradayım kederli aileleri kucaklamak ve teselli etmek için…"
Bu arada Avustralya’nın 117 bin kişilik bir Yahudi nüfusuna sahip olduğunu öğrendim. Büyük çoğunluğu İsrael ile güçlü bir bağ hissediyor. Bu bağ, Herzog'un Sidney'in doğu banliyölerindeki geniş bir Yahudi gündüz okulları kompleksi olan Moriah Koleji'ni ziyaret ettiğinde de aynı derecede belirgindi; ilkokul öğrencileri İsrael bayrakları sallayıp "Am Yisrael Hai" şarkısını söyleyerek onu karşıladılar.
Sidney'deki Uluslararası Kongre Salonu'nda "Bir Işık ve Dayanışma Akşamı" başlıklı etkinlikte yaklaşık 7.000 kişiye hitaben konuşan Herzog, "Burada bulunmamızın amacı, İsrael'in sizin bir parçanız olduğu kadar, sizlerin de İsrael'in de bir parçası olduğunuzu ifade etmektir" mesajını verdi.
Tabii kongre salonu dışında toplanan İsrael karşıtı göstericilere net bir mesaj vermeyi de unutmadı. “Aralık ayındaki Bondi Plajı terör saldırısının ardından, İsrael'i ve onu destekleyen Avustralyalı Yahudileri değil, binlerce vatandaşını öldüren İran'ı protesto edin” tavsiyesinde bulundu.
Isaac Herzog, henüz Avustralya’dan İsrael’e dönüş yolundayken, ABD Başkanı Donald Trump kamuoyuna açık bir şekilde Başbakan Binyamin Netanyahu’yu affetmesi için yeniden çağrıda bulundu ve bunu yapmadığı için Herzog’un “utanması gerektiğini” söyledi. Bu ağır hakaret Herzog’a eve dönüş uçuşu sırasında ulaştı.

Herzog, 30 bin feet yükseklikte bir yanıt oluşturmak üzere danışmanlarını topladı. Uçaktan yayımlanan yazılı açıklamada, başbakanın af talebinin şu anda hukuki görüş alınması için ilgili komisyonda olduğu ve bu süreç tamamlandıktan sonra Herzog’un talebi değerlendireceği belirtildi.
Açıklamada, “Süreç tamamlandıktan sonra devlet başkanı, yasaya, devletin çıkarlarına ve kendi vicdanına uygun olarak herhangi bir dış ya da iç baskının etkisi olmaksızın talebi inceleyecektir,” denildi.
Ayrıca Herzog’un, “İsrael Devleti’ne ve güvenliğine yaptığı önemli katkılardan dolayı Başkan Trump’a takdirlerini sunduğu” ifade edilirken, İsrael’in “hukukun üstünlüğüyle yönetilen egemen bir devlet” olduğu vurgulandı. Ve verilen yanıtta Herzog’un; “Ben Israel’in Devlet Başkanıyım” ifadesi dikkat çekti…
Sizlerin ne düşündüğünüzü bilmiyorum ama ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrael Devlet Başkanı Isaac Herzog hakkında “utanmalı” şeklinde bir ifade kullanması, bence diplomatik nezaket ve devletler arası saygı açısından son derece talihsiz bir davranıştır.
İsrael’de hukuki süreçler bağımsız kurumlar tarafından yürütülür, bu süreçlere dışarıdan baskı veya hakaret yoluyla müdahale etmeye çalışmak demokratik ilkelere gölge düşürür.
Isaac Herzog’un; “I am President of Israel” ifadesi aslında Trump’a verilmiş en anlamlı yanıt kanımca…
Nelly BAROKAS
İYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?






Yorumlar