top of page

Bir Seçim Öyküsü

1 saat önce
2 dakikada okunur


Dün 27 Ekimdi. İsraelin önemli bir seçim günü.

Sabah erkenden oyumu kullandım ve çıkışta hemen Tel Haşomer Hastanesine bitişik Alzheimer Merkezine doğru yol aldım.

Paniklik bir durum yok.

Alzheimer merkezine gidişimin nedeni senelik kontrollarımdan birini yaptığım bir doktorumun kliniğinin o binada olması.

Klinik binanın ikinci katında. Uzun bir koridorda muhtelif doktorların klinikleri var. İşlemleri gören doktor sekreteri de koridorun ortasında bir masada hastaların bürokratik işlerini görüyor.

Sekreterle ödeme işlemlerini hallederken dikkat ettim, her gidişimde alışık olmadığım bir şekilde asansörden birileri çıkıyor ve oy sandığını soruyor.

Meğerse koridorun sonunda bir odaya seçim sandığı konmuş ve gelen Alzheimerli hastalar orada oylarını kullanıyorlar.

Hastaların hepsi bir refakatçiyle geliyor. Ya bir yakını, ya da bakıcısıyla.

Tek başına yürüyerek gelebilen yok.

Ya yürüteçle, ya tekerlekli iskemleyle, ya da portatif yatağıyla geliyorlar ve oylarını kullanıyorlar.

Ne yalan söyliyeyim, şaşırdım; yaptıkları kuyruğun uzunluğu eşimle oy kullandığımız sandıktakini de geçiyordu!

Benden önceki hastanın işi uzun sürdü. Beklerken her zaman oturduğum ama hiç bir seferinde dikkatimi çekmeyen arkadaki cam kapılara gözüm ilişti.

Kapılarda iki tane kocaman yazılarla yazılmış kağıttan ilan duruyordu. İkisinin metinleri aynıydı. Serbest tercümesiyle yazılarda şunlar yazılıydı.

‘’Bu kapıyı açmak kesinlikle yasaktır. Dış taraftan kapıya vurulsa dahi kesinlikle, hiç bir durumda açmayın.’’

Sonra hafif şeffaf kalmış bir bölümden baktığımda kapının öbür tarafında dolaşan iki üç tane hasta gördüm.

Düşündüm bir an.

Kaçmalarından, kaybolmalarından korkulan ve bu yüzden kapatılan hastalar bile yürüteçle, tekerlekli iskemleleriyle ve hatta portatif hastane yataklarıyla gelip oy kullanıyorlardı.

Bu kişilerin hepsi seksenlerinin üstündeydi. Kimbilir ülkenin kuruluşuna nasıl bir katkıda bulunmuşlardı ki bu hallerinde dahi oy kullanmayı görev ve hak sayıyorlardı.

Keşke diyorum, keşke, ben tüm parti liderlerini toplayıp bu seçim sandığındaki hastalarla buluşturabilseydim.

Belki o zaman sorumluluklarının bilincine varırlar,

Ve hiç olmazsa bu seçim sonuçlarından sonra bu ülkenin kurucularına layık birer yönetici olmayı seçerlerdi.

İskemle tutkularını, şişik egolarını hani o açılması yasak kapının dış tarafına bırakarak....

Bondi CHAKIM

 


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.


Bir önceki yazımı okudunuz mu?








Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page