BAĞLANDIK...BAĞLANAMADIK… BAĞ BOZUMU
- 31 Mar
- 2 dakikada okunur

Uçaktayız. İki genç yan yana oturmuş, sohbet etmeye başlamışlar bile. Hostes anons ediyor “kemerlerinizi bağlayın.” Gençlerden biri gülerek şu cümleyi ağzından çıkarıyor istemsizce “bende bağlanmak korkusu var.” Konuşmanın diğer bölümünü duymak isterdim ama meraklı nine gibi görünmemek üzere kitabıma dalıyorum. Hikayenin sonu hakkında hiçbir bilgim yok...
Bağ kurmak iki varlık arasında görünmeyen hissedebilen bir ip gibidir. Bağ kurmak sadece bir insan ile sınırlı değildir. Bir mekanlar, bir obje ile veya bir ruh hali ile bağ kurabiliriz. Bağ kurmak tanışmak, güvenmek, huzur bulma halidir. Bağ kurmak mükemmeliyetçi bir duygudan çok samimiyeti içerir. Bağ kurmak özen ister güç ister cesaret ister. İnsanoğlu dış dünya ile bağ kurdukça kendi alanını da genişletir. Bir başkasının bir parçasında kendini bulur ve kendi yapamadıklarının sebebini keşfeder. Bağ kurmak sahip olmak demek değildir. Tam tersine birlikte olarak birbirine destek olabilmektir. Birlikte olabilmek de güç birliği ile zorluklara göğüs germektir. Ancak bu bağları kuvvetlendirmek emek ve özen ister.
Şimdi de üzüm bağı ile bağlanmak üzerinde düşünürsek bu iki kelimenin sadece sesteş olmadığını düşünmek zor değil. Belli bir düzen ve sınır ile tutturulmuş ekim alanındaki üzüm salkımlarının ve içindeki her üzüm tanesinin birbirine olan bağları bir salkımı her elime aldığımda beni gülümsetir. Üzüm taneleri hem birbirleri ile sıkıya bağlıdırlar hem de birbirlerine değerek Yaşarlar. Bir üzüm tanesini salkımından ayırın tepsinin siyahlaştığına şahit olursunuz. Üzümlerde aidiyet önemli…Dil, doğayı ve insanın ilişki kurma biçimini aynı kelimeyle anlatmış.
Bağ kopartmak ne kadar zor gelir insanlara. Çoğu zaman sessizlik ile başlayan bir süreçtir. Gürültü içeride kopmaktadır. Bağ zayıfladığı zaman birbirinden uzaklaşma eskisi olma hali başlar. Gerilen ip sonunda dayanmaz kopar. İyi niyet ile kurulan bağ iyi niyetin bitmesi ile kaçınılmaz sona doğru gider. Kimi zaman büyümenin kimi zaman yoğunluğun kime zaman da hayal kırıklığının izleri vardır. Ancak bağı kopartmak bir yenilgi değil aksine bir kazanç da olabilir. Bir bağ kopunca insanın içinde bir boşluk oluşur. O boşluk önce zor gelir am kısa zamanda nefes aldırır. Yeni bir yön yeni bir ışık görünür. İç huzuru yakalamak, iç dengeyi kurmak zaman alsa da yolların ayrılması iyileşme sürecinin ilk adımıdır.
Bağ kurmak bir seçimdir; bağı sürdürmek bir emek ister. Bağ kurmak yalnız olmadığının bir ifadesidir. Hayatın ağına bir düğüm atmak demektir. Ama bazen o düğümler teker teker çözülmeye başlar. Ne kadar tekrar atsan da düğüm eskisi gibi sağlam olamaz. İşte o noktada çabalamak gereksiz yorgunluk, fuzuli enerji kaybı ve hayal kırıklığıdır. Gelişim bağlardan kurtulup özgürleşmektir. Asıl bilgelik ise hangi bağı koparacağını, hangi bağı güçlendireceğini sezinleyebilmektir.
Feride PETİLON
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar