“ANNEM ŞEFİKA “ NURİYE ORTAYLI’NIN KALEMİNDEN
- 22 saat önce
- 2 dakikada okunur

“Annem Şefika” Nuriye Ortaylı’nın yazdığı bir anı-biyografi kitabıdır.
Nuriye Ortaylı kimdir?
Nuriye Ortaylı ünlü tarih profesörü İlber Ortaylı’nın kız kardeşidir. Üzün yıllar kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, halk sağlığı uzmanı ve uluslararası sağlık politikaları alanında çalışmış bir Türk hekimdir. Annesinden dinlediği hikayeden yol çıkarak roman gibi bir anı- biyografi yazdı.
Bu kitapta Nuriye Ortaylı sadece kendi annesinin değil bütün bir ailenin hikayesini anlatıyor. Bir anlamda samimi bir anlatım ile adeta bir tarih dersi veriliyor. Kitabın etkileyici olmasına neden olan birçok kavramların ve tarihsel olayların dip not gibi anlatılması. Böylece fikriniz yoksa bile bu notlarla hikayeyi daha iyi ansıyabiliyorsunuz.
Şefika Rus Devrim’inin yaşandığı çalkantılı dönemde Kırım’da dünyaya geldi. Aile devrim ile tüm mal varlığını kaybeder. Bu Şefika’nın hayatını kökten değiştiren ilk büyük kırılmadır. Daha sonra Stalingrad’a taşınırlar. Orada yıkım açlık ve savaş ile karşı karşıya kalır. Kampta esir olarak yaşar. Savaşın ardından Avrupa’ya mülteci olarak gider. Bu dönem, belirsizlik, yoksulluk ve hayatta kalma mücadelesiyle geçer. Son olarak ailesi birlikte Ankara’ya gelir. Yeni bir ülkeye uyum sağlamak, iş bulmak ve hayatı yeniden kurmak kolay olmaz; ancak eğitim ve çalışkanlık sayesinde yeni bir başlangıç yaparlar. Rusça bilgisinin fark edilmesiyle üniversitede görev alır ve uzun yıllar Rus dili eğitimi verir. Dönemin imkânlarının kısıtlı olduğu yıllarda pek çok öğrencinin ilk Rusça öğretmeni olur.
Kitabın ana mesajı, savaş, göç ve büyük kayıplara rağmen insanın eğitim, onur ve azimle yeniden bir hayat kurabileceği fikridir. Şefika Ortaylı’nın yaşam öyküsü, yalnızca bir aile hikâyesi değil; 20. yüzyılın büyük tarihsel olaylarının birey üzerindeki etkisini de yansıtır. Şefika Hanım'ın bir anne, bir akademisyen ve bir kadın olarak gösterdiği o muazzam entelektüel ve insani direnişi etkileyicidir.
Bu kitapta beni en çok etkileyen iki pasajdan söz etmek isterim.
İlk olarak Şefika “hayatta kalmak için Yahudi olmadığımı kanıtlamam gerekiyordu” diyordu.
Anne ve babası ise şu tavsiyede bulunuyordu. “Eğer gittiğin yer senin şartlarına uymuyor ise sen gittiğin yerin şartlarına intibak et”
Kitabın can alıcı bir başka bölümü ise “piyano parkı”
Rusya’da ailelerin en değerli eşyaları piyanoları. Yıkım sırasında kişiler piyanolarının zarar gelmesin diye şehrin parklarına ve bulvarlarına bırakıyorlar. Birçok piyano sokak ortasında… Gerçekten etkileyici bir görüntü.
Bu kitabı okurken ben de Şefika Hanım’ın şahsında kendi ailemin tarihini ve izini sürmem gerektiğini düşündüm. Bizim ailelerimizde de aile bağlarını kuvvetlendiren, bizleri doğruluk, dürüstlük ve çalışkanlık ilkelerini öğreten Şefika Hanım gibi vakur kadınlarımız vardır.
Feride PETİLON
Bir önceki kitap tanıtımını gördünüz mü?


Yorumlar