top of page

ANASTEZİ = SANAT Bilge İnsan RAFAEL HALFON


Feride PETİLON


Bir tıp adamı, bir aile babası, seyyah, briç ustası… Mesleğinin öneminin farkında ve hafife alınmaması gerektiğini de üstüne basa basa söylüyor. Ciddi olduğu kadar espritüel Rafael Halfon ile söyleşimize hoş geldiniz…



Rafael Halfon kimdir?


1948 İstanbul doğumluyum. Fransız Pastör Hastanesinde doğdum. Günümüzde hastane Hayatt Reagency oteline dönüştü. 5 yaşına kadar 5 katlı asansörsüz bir evde anneanne ve babaannelerimle birlikte büyüdüm. Evde Fransızca ve Ladino konuşulduğundan sokağa diğer çocuklarla oynamaya çıktığım zaman Türkçeyi öğrendim. Babam haham, annem ev hanımı idi. Şişli 19 Mayıs İlkokulundan sonra Işık Lisesi’ne gittim. Ailemin fedakârlıklarına karşılık verdim ve mezun oldum. Daha sonra yazın bir kuruluşta çalışmaya başladım. Ticaret hayatı beni meşgul etti. Teknik Üniversite sınavını kaçırdım. Böylece uçak mühendisliği hayallerime veda etmiş oldum. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandım. 1971 yılında mezun olunca 22,5 yaşında tıp doktoru oldum.



Şimdi de ihtisas ve İsrail yolculuğunuzdan söz edelim.



1971 yılında İsrail’e turist olarak geldim. Bütün arkadaşlarım askere gitmişlerdi. Benim kütüğüm Edirne’de olduğu için kontenjanın dolu olduğunu ve 6 sonra askere gidebileceğimi söylediler. Yurt dışına çıkış için izin aldım. Ve Bat-Yam’a geldim. Zaman zaman İsrail Sağlık Bakanlığına ihtisas yapmak istediğimi bildirmiştim. Asaf Arofe Hastanesinde tanıdığım doktorlar sayesinde ihtisas yapmaya başladım. Hem dil öğreniyordum hem de çalışıyordum. Hayatım ev iş arasında geçiyordu. Şartları tanımaya başlamıştım.




Sanırım sırada artık eşiniz ile tanışma hikâyeniz var


Evet. Beraber kaldığım bir arkadaşım Türkiye’den gelen bir hemşire ile beni tanıştırdı. Bursalı bir genç hanımdı. Benden 7 sene evvel gelmişti ülkeye. Türkçesi biraz zayıftı. Ben ona Türkçe öğrettim o bana İbranice öğretti.19 Mayıs 1974’te evlendik. 2 kızımız oldu. Eşim mesleğine hep devam etti. Özellikle çocuk onkolojisi bölümünde çalıştı. Aynı zamanda bana hep destek oldu.



Mesleğiniz boyunca oldukça etkileyici olaylar yaşadığınızı düşünüyorum. Anlatmak ister misiniz?


Elbette mesleğimiz daima özel olaylara gebedir. Staj yaparken bir gün başhekim beni yanına çağırarak iki ay periferiye gitmem gerektiğini söyledi. Periferi merkezden uzak olan bir hastanede görev yapmak anlamına gelir. Safed’e tayin edildim. Meslek açısından büyük tecrübelerin yaşandığı bir dönem oldu benim için. Döndüğümde yeni gelen stajyerlerin de benim hastanemde periferi yaptıklarını öğrendim. Ben de daha merkezi bir yerde iş aramaya başladım.



Babamın gönderdiği bir paketi almak üzere gittiğim ailede tanıdığım bir doktor hayatımı değiştirdi. Doktor Ventura, Belinson Hastanesinin anestezi bölümü şef yardımcısı idi. Bölüm şefi de Türk’tü.1973 yılında Belinson Hastanesinde göreve başladım. Ve Kipur Savaşı patlak verdi. Hastaneme o kadar çok yaralı geldi ki anlatamam… Ve o kadar hayat kurtardım. Şansım bana güldü ve tecrübe edinmeye devam ettim. Anastezi bölümünü seçmem de tesadüfidir. Tüm kontenjanlar dolu olunca bu mesleğe girdim. Yeni doğmuş bebeklere, çocuklara anastezi vermek büyük sorumluluktur.


Bizim mesleğimiz tam bir sanattır. Diğer tıp dallarında doktorlar hastalıklarla uğraşırlar, biz hastanın kendisi ile uğraşırız. Hastanın ruh halinden aldığı ilaçlara, genetik bir rahatsızlığı olup olmamasına kadar birçok faktör anasteziyi etkiler. Biz hastaya en uygun ilacı verir cerraha teslim ederiz. Ameliyat esnasında hastanın verdiği en ufak hareketi inceler, yatış pozisyonunu göz önünde bulundurur, ameliyat boyunca cerrahın hata yapmasına engel oluruz. Açık kalp gibi karaciğer nakilleri gibi ameliyatlarda hastayı sağ selim ailesine teslim etmek sadece sanat değil adeta sihirbazlıktır. Yeni doğan bebekler ise bu branşın en mesuliyetli bölümü.




Hem Türkiye’de hem İsrail’de tıp eğitimi gördünüz. Aradaki farklar hakkında bilgi verir misiniz?


Türkiye’de tıp eğitimi Alman eğitimine göre düzenlenmişti. Nazilerden kaçan profesörler İstanbul’a gelip kürsü sahibi oldular. Biz onların mezunuyuz. Bizim nesil hastayı muayene eden, kan tahlillerini ve röntgenlerini yapabilen ve teşhise erişebilen bir nesil. İsrail Amerikan sistemi, belki daha hızlı ama doktor hasta ilişkisi daha zayıf… Teşhis laboratuvar verilerine dayanıyor. Ben elime stetoskopu alarak hastayı dinler elimi karnına koyarım hasta ile teması sağlarım. Böyle de devam ettim ve çok saygı gördüm.


İsrail’de hayat zor… Mesleğimin ilk yıllarında Rus Yahudileri tarafından kurulan komünist bir ülke idi. Akademisyenleri çok az para ile çalıştırıyorlardı. İlk senelerde nöbet için ek ücret ödenmiyordu. Bazı doktorlar sadece yatmak ve yemek için çalışıyorlardı ben en azından maaş alıyordum. Daha sonraları şartlar değişse de “ este pan por este kezo” durumu pek değişmedi.




Biraz da hobilerinizden bahsetmek ister misiniz?


İsrail zor memleket… Mesleğim stresli… Bu açıdan mutlaka kendime bir “es” bir hava alma durumu yaratmak istedim. Ama gene de mesleğimin etrafında dolandım. Dünyadaki birçok tıp konferansına katıldım ve dünyanın dört bir yanını gezdim. Ancak 20 sene evvel Antalya’ya gittim. Eşim çok beğendi orada yaşamak istediğini söyledi. Orada bir sitede bir daire aldık. Orası bizim ruhsal diyalizimiz. Antalya’da sıkıntılarımızı tedavi ediyoruz. Böylece bir hayalimizi gerçekleştirmiş olduk.

Ayrıca 11 yaşından beri briç oynarım. Kütüphanemde tıp kitaplarından fazla briç kitapları var.



Ladino biliyor musunuz? Çocuklarınıza öğrettiniz mi?


Evet, Ladino anlarım ancak okuyup yazamam çünkü biz bu lisanı ailelerimizden pratik olarak öğrendik. Çocuklara ne Türkçe, ne de Ladino öğrettik. Onlar bize İbranice öğrettiler. Ve halen öğretiyorlar. İbranice dünyada çocukların anne ve babalarına öğrettikleri tek dildir.



Rafael Halfon ile İsrail’in ünlü bir kafesinde buluşup sohbet etmek çok keyifliydi. Umarım hep elimizde kahve, tabağımızda pasta ile laflamak nasip olur. Ama gerekir ise emin ellerde olduğumuzu bilmek bir ayrıcalık…
























Comentarios


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page