AH BİR SELAHİYET VERSELER!
- 1 gün önce
- 3 dakikada okunur

YARI ŞAKA YARI CİDDİ
(Bu başlık altındaki yazılar yaklaşık 2000-2005 yılları arasında İsrail'deki Türkiye'liler Birliği'nin tarihi Bülten gazetesinde yayınlanmıştır.)
Beni değişik çevrelerden, örgütlerden tanıyan arkadaşlar bilecektir: döner dolaşır şoförlerle uğraşırım. Taksiciler, dolmuşçular, sıradan şoförler. Bazılarınız bana “kafayı takmış” diyeceksiniz. Doğru.
Bana göre, trafikteki davranış o toplumdaki insanların aynasıdır.
Daha önce de yazmıştım, örneğin, beni iyice sinir hastası edenler, yavaş akan trafik ışıklarında sabırla bekleyen uzun araç sırasını tam gaz yanlayarak sıranın baş kısma sinsice sokulan ve o noktadaki şoförlere “çok çaresiz kalmış gibi” yalvarırcasına kaş göz ve el işareti yaparak sıra çalan açıkgözler.
İnternete bağlanabilen yeni nesil cep telefonlarımız sayesinde araçlarımız biz İsrail’liler için tam donatımlı birer ofis haline dönüştü. İşlerimizi yönetmeye direksyonlarımızın arkasından da devam ediyoruz. Ülkedeki en meşhur zirve avukatlarından sayılan Dori Klaksberg, bir öğlen, iş yemeğinden ofisine dönüşünde araba kullanırken dikkatini elindeki telefonuna verince, trafik ışığında beklemekte olan araçları fark etmedi. Dev gibi cipiyle, arabasında ufak çocuğuyla ışıklarda bekleyen anne şoförü ezdi geçti. İki kişilik aile yok oldu. Klaksberg 15 ay ceza yedi. Hapisteki iyi davranıştan ötürü ceza süresinin üçte biri de azaltılınca 10 ay sonra işine, ailesine döndü. Ee, peki cipin altında ezilerek can veren anne –kız ne olacak? Onlar göklerden geriye inip ailelerine nasıl kavuşacaklar?
Trafik suçlarından sayısız cürüm yemiş bir kamyon şoförü, Yeruşalayim-Tel Aviv yolunda içinde bir ailenin bulunduğu araca arkadan bindirerek aracı süren babayla kızını öldürdü, ailenin diğer iki ferdini de ağır yaraladı. Şoför “ne yapayım, aniden fren yaptılar” diyerek kendini temize çıkartmaya çalışmış. Bu şoför daha önce 190 kez yakalanmış ve hüküm yemiş (ve ehliyeti halâ cebinde). Merak ettiğim soru şu: acaba kaç kez yakalanmamış? 3,000 kez? 5,000 kez?
Bir süre önce oldu bu: Kırmızı ışıkta bekliyorum. Yeşil yandı. Oyalandım, gaza geç basmışım. Ben daha hareket etmeden önümden yıldırım gibi vız vız ard arda iki araba geçti. Verilmiş sadakam varmış...
Her hafta sonu televizyon haberlerinde o haftanın kaza bilançosunu verirler: 7 ölü, 9 ölü, 11 ölü...
Yahu İsrael’in en büyük terör problemini yaratanlar aslında şoförler. Biz onların işini böylesine güzel yapıyorken Hamas’la Hizbullah’a ne gerek var ki!?
Malesef, trafik kurallarının uygulanmasından sorumlu sistemimiz bozuk. Ne yazık ki, cezalandırma mekanizmamız da zayıf. Sözümona “merhametli” bir sistemimiz ve yumuşak yürekli hakimlerimiz var.
Ama herşeyin ötesinde, ülkede etkili bir eğitim sistemi mevcut değil. Sağa sola sapmadan sinyal verme yöntemi, şoförlerin sadece sürücü belgesi eğitimleri sırasında kullandıkları fuzuli bir kafa ağrısı...
Kırmızı ışıkta geçenleri, trafiğin müsait olmasını beklemeden anayola fırlayanları, yollarda zigzaglar çizen veya arabamın arkasına yapışan şoförleri fark ettikçe kafamda fantaziler kurmaya başlarım. “Ah bir selahiyet verseler ah, Knesset’de ilk onaya getireceğim kanun tasarısı şu olur: Trafik kurallarını kabaca çiğneyenleri fark ettiğinizde aracın şoförünü dışarı çekip kıçına şimşek gibi bir tekme atma hakkınız var. Şoför’ün size karşı koyma hakkı yok, tersine, arkasını size dönüp hafifçe eğilerek yardımcı olma zorunluluğu var”. Bak ondan sonra tekmeyi yiyen bir daha arabasını nasıl kullanır, nasıl adam olur!. Siz bana selahiyeti verin gerisine karışmayın.
Kesinlikle siz de zaman zaman, önünüzde birdenbire yavaşlayarak kaplumbağa gibi gitmeye başlayan şoförlerin arkasında bulursunuz kendinizi. Tabii ki çaresiz ona yaklaşarak o tempoda gitmeye başlarsınız, sinirleriniz tepenize çıkar. Öndeki şoför ya bir adres ya boş park yeri arıyordur ya da ilk sokaktan sapmaya niyetlidir. Arkasından giden biri var mı yok mu, onu hiç ilgilendirmez. Sanki koca sokağın sahibi o. Sonunda birden de duruverir. Sen de çatla. Be şoför, niyetini arkandan gelene belirtecek şekilde aracının sağ işaret lâmbasını çalıştırsana!.. Ona göre biz de seni önceden rahatça sollayıp yolumuza devam edelim.
Geçen gün bizim mahallenin ana sokağında gidiyordum. Önümden giden araba yine sinirimi bozmaya başladı. Yavaşladı yavaşladı sonra pat diye durdu. Daracık sokakta arkasına takıldım kaldım. Sollayıp geçemiyorum, küfürü basıp korna çalmaya başladım.
O ne? Adam arabasından çıkmış bana geliyor. Vay yüzsüz vay hem suçlu hem güçlü.
Penceremin yanına geldi, parmağıyla “çık dışarı” işareti yaptı. Ben içimden kendime “tamam, 15 yaşımdan beri kimseyle yumruk yumruğa dövüşmemiştim, tekrar nasip oldu, bütün sevdiklerim haklarını helâl etsinler “diyerek arabamdan çıktım. Karşımda kesif kıllı bir erkek goril soluyor. Burnunu suratıma yaklaştırarak “dön arkanı, hafifçe eğil, yardımcı ol bana” dedi. “Yeni kanun çıktı, araçlar arasında mesafe korumayanları tekmelemek serbest !!!”.
Moşe MİTRANİ
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?



Yorumlar