top of page

ROLLENME, ROLÜNÜ GÜZEL YAP

  • 3 saat önce
  • 2 dakikada okunur


Yeni bir anlam değil ama yeni bir kelimeden söz ediyorum bugünkü kısacık anlatımımda: Rollenmek. Rol yapmanın, rol çalmanın, role girmenin bir birleşimi gibi geliyor. Dijital kültür ile dilimize yapıştı

Rollenmek insanın hayatı bir sahne gibi kabul edip, yaşadığı değil oynadığı bir hayat sürmesi anlamına geliyor. Kökeni Fransızca olan rol kelimesi eski zamanlarda oyuncular verilen yazılı replik kâğıdı anlamında idi.


Bu açıdan bakıldığında rol size verilen bir kâğıdı okumak, ezberlemek tavır ve davranışları ile canlandırmak anlamına gelmekte. Gerçek hayatta hangimiz elimizdeki bir kâğıt parçasına sadık kalarak yaşmak isteriz.

 

Rollenmek maske ile yaşamanın bir diğer anlatımı. Duygularını gizlemek, çıplak gerçeklikten kaçmak, kendini ifade etmemek rollenmenin bir diğer versiyonudur.


Kanaatimce yorucu ve sahte bir yaşam şeklidir. İletişimin sağlıklı olmadığı her an gerçeğin ortay çıkacağı bir yaşam. Tercih etmezdim. Tavsiye hiç etmem.


Bir diğer taraftan bakıldığı zaman bazen rollenmenin zorunlu olduğu günler de yaşamıyor değiliz. Çocuklarımızın ebeveynleri olduğumuzu unutarak öğretmenleri rolüne girdiğimiz, anne ve babamızın de çocukları olduğunu unutup ebeveynleri gibi davranmamız, bazen bir yakınımıza can yoldaşı olmak adına psikoloğu gibi davrandığımız günler olur. Bu durumlar bizi zorlar mı? Şüphesiz evet.

 

Felsefi açıdan rollenmek gerçek benliğini gizleyip toplumun biçtiği kimliği oynamaktır. Bir başka deyişle: Rollenmek, başkalarının senin hakkında düşündüğü kişiye dönüşmektir.


Aslına bakılırsa belki de bir savunma mekanizmasıdır. Güçlü insan, neşeli insan, fedakâr insan, kurban, güvenilir rolleri gün gelir kişisel gerilimimizi o kadar arttırır ki en ufak bir şeyden nem kapar ve gözyaşı haline sokarız. Ağlamak aslında rolden çıkmanın en güzel en kolay en yaygın halidir.


Rollenmenin bir de argo ile yan yana gelen pek de hoş olmayan bir anlamı da yapmacık olmaktır. “Bu durum seni bağlamıyor sakın rollenme” dendiğinde “kendine pay çıkarma” demek isteniyordur.


Yaşamda herkes kendini sahnede sanıyor, kimi ışığı seviyor, kimi gölgeyi, karanlığı tercih edenlere dikkat her an zorlu dakikalar onları bekliyor. Kimi rolünü güzelce ezberliyor, kimi doğaçlama oynuyor. Ama hayat sahne değil ayna. Ne oynasa o yansıyor. Bir an buğulanıyor, bir an netleşiyor. Ama ayna ile sen karşı karşıyasın ne giydiğin önemli değil, gözlerinin içi yansıyor aynaya ve gerçek işte o an başlıyor.


Feride PETİLON


IYT dip not :

İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.

 Bir önceki yazımı okudunuz mu?









Yorumlar


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page