Israel: Özgürlük Paylaşmayı Öğrenmektir
- 26 Nis
- 2 dakikada okunur

Bir düşünün.
Üç kişi aynı evi paylaşıyor.
Biri her sabah dua ediyor. Biri Cuma namazına gidiyor. Biri ise ikisini de yapmıyor , ama hafta sonu kahvaltısında hepsinden uzun uyuyor.
Buzdolabında üç ayrı raf. Mutfakta sessiz ama net bir düzen. Kim neyi nereye koyar, kim neyin yanında yemek yapmaz , bunlar konuşulmaz, ama herkes bilir.
İlk başta sürtüşme var. Küçük şeyler. Bulaşıklar, alışveriş sırası, gece geç saatte yüksek ses. Biri rahatsız olur, biri söyler, biri alınır. Bazen tartışılır. Bazen küsülür.
Ama kimse terk etmez. Neden? Çünkü dışarısı daha belirsiz.
İsrael de böyle bir ev.
İçinde Haredi var, Arap var, Druzi var, seküler var. Hepsi farklı raflar kullanıyor. Hepsinin farklı saatleri, farklı sesleri, farklı talepleri var. Haredi çocuğunu kendi değerleriyle yetiştiriyor. Arap kadın üniversitede ilerliyor, başka bir yerde bulamayacağı bir özgürlükle. Druzi cephede duruyor ve “bize hâlâ tam eşitlik verilmedi” diyor. Seküler tüm bunun yükünü taşıdığını düşünüyor.
Herkes şikâyetçi.
Herkes haklı olduğu bir noktada.
Ve herkes yine de burada.
Çünkü bu evden vazgeçmek istemiyorlar.
Bu bir zorunluluk değil. Bu bir seçim.
Üç ev arkadaşı birbirini seçmedi. Ama aynı evde kalmayı seçiyor. Çünkü o evin dışında her birini bekleyen şey daha belirsiz, daha yalnız.
Ve zamanla ilginç bir şey oluyor.
Zorunluluktan başlayan birliktelik, alışkanlığa dönüşüyor. Alışkanlık, bir tür anlaşmaya. O anlaşma da zamanla , çok yavaş, çok sessiz , bir arada yaşama becerisine.
Kimse bunu ilan etmiyor. Kimse “biz uzlaştık” demiyor. Ama akşam olunca herkes aynı masaya oturuyor.
Kendi yemeğiyle, kendi sessizliğiyle. Ama aynı masada.
Özgürlük bazen böyle görünür.
Tam istediğini elde etmek değil.Senin gibi olmayanla aynı evi paylaşmayı öğrenmek. Kendi rafını korurken karşındakinin rafına saygı duymak. Ve gün sonunda, kapıyı kapatıp içeride kalmayı seçmek.
İsrael mükemmel bir ev değil.
Ama herkesin içinde kalmayı seçtiği bir ev.
Ezra BEHAR
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Bir önceki yazımı okudunuz mu?


Yorumlar