Hatikva üzerine...




Bu köşemizde yılda bir yayımladığım “Yahudi Melodileri” dizimizi tam Hatikva ile sürdürecekken, sanal dostum Moshe A. Gormez’in mozotros e-grubuna bu konuda çok ilginç bir video linkini koyduğunu gördüm. Kendisine buradan teşekkür ederken, kendi araştırmalarıma ilave olarak bu yoldan gelen son derece değerli bilgileri, yazıma ekliyorum...



Efendim, Hatikva’nın ilk metni, 1878 yılında döneminin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda Naftali Imber adındaki genç bir ozan tarafından yazıldı. Daha sonra aliya yapan Imber, bu metni erken yerleşim alanları Rishon LeZion, Rehovot ve Gedera’daki Yahudilere okudu. Çok beğenilen bu şiiri, müzisyen Samuel Kohen 1887 yılında, birtakım eski melodileri kullanarak bir şarkı haline çevirdi; bu şekliyle ise Filistin’deki tüm siyonist topluluklarına yayıldı. Ne var ki, Hatikva’nın ancak 1933 yılındaki 18. kongresinde siyonist hareketinin şarkısı haline gelmesi için neredeyse 50 yıl daha geçecekti! Bu şarkı, 1948 Israil’in kuruluşunda önce gayrı resmi olarak ve ancak 2004’de Knesset’de resmi şekilde ülkenin milli marşı olarak tanındı...



Hatikva’nın melodisine gelince, bu konuda bir hayli değişik yorumlar dile getirilmiştir. Link’ini aşağıda bulacağınız video kaydında piyanist ve müzikolog Dr. Astrith Baltsan dahi, önce bu melodinin Çek besteci Bedrich Smetana’nın “Moldava” isimli müzikal şiirinden (ç)alındığını tahmin ettiğini anlatıyor... Ne var ki, konuyu daha ayrıntılı biçimde araştırdığımda, Smetana’nın “Moldava”da kullandığı ana temanın kendisinin olmadığını söylediğini öğrenmiş! İşte bu nedenle daha derinlere giden Baltsan, Hatikva’nın melodisini taşıyan değişik yüzyıllardan kalma çeşitli ulusların ezgilerini keşfetmiş. Bunların en eskisi, XV. yüzyıla dayanan, İspanyol haham Ravi Yitzhak Varşeşet’in Pesah çıkışı için yazdığı “Birkat Tal” duasıdır. Yağmurların sona erdiği, çiğ döneminin başladığını müjdeleyen bu dua, Hativa’nın ilk “ minör” tonalitede olan 10-11 vuruşunun melodisinde bestelenmiştir.



Bilindiği gibi, Sefarad Yahudileri 1492’de İspanya’dan kovulmakla, kısmen kuzeye ve güneye, ancak büyük çapta doğuya doğru yönelmiş, Balkanlar’ın da toprak sahipleri olan Osmanlı’ya sığınmışlardır. İşte bu topraklarda, somut olarak Romanya’daki bir yerel halk şarkısı, Hatikva melodisinin “majör” tonalitede olan ikinci bölümünü oluşturuyor...



Dr. Baltsan’ın bu bulguları şu açıdan çok önemli ve anlamlıdır: Yahudi halkı, neredeyse iki bin yıl boyunca sürekli olarak bir ülkeden bir ülkeye göç etmiş, dünyanın dört bir yanında yerleşik olmuştur. Milli marşının melodisi de bu bağlamda Sefardik (İspanya) ve Aşkenaz (Romanya) kökenlerinden oluşmakla, tipik bir “füzyon” sergilemektedir. Bundan ayrı olarak, gene Avrupa’da kaleme alınan Naftali İmber’in şiir dizgelerini çağdaş bir İbraniceye uyarlayan İsrailli Matmon Kohen’in katkıları, Diyaspora ile Erez Israel arasındaki sımsıkı bağın bir simgesidir.




Bir adım daha ileriye gidilecek olursa, Yahudi ruhunun da tekdüze değil, Batı ve Doğu’yu birleştiren bir mantalite içerdiğini savlayabiliriz... Dahası, kimilerin şakacı olarak “two Jews – three opinions!” (iki Yahudi – üç görüş!) dile getirdiği, ussal çeşitliliklerini de simgeliyor, bu sağlıklı “füzyon”... Aynı dürtü ile, gene Dr. Baltsan’dan öğrendiğim kadarıyla, Hatikva’nın değiştirilme tasarıları da sunulmuştu Knesset’e! Öne sürülen çeşitli nedenler arasında, metninin içinde Tanrı’dan hiç söz edilmemesi veya

yeterince “enerjik” olmamasıydı. Ne var ki, bir ara beliren “Yeruşalayim Şel Zahav” gibi güçlü bir rakibine karşın, Hatikva’mız dimdik ayakta duruyor!


Sayın Moshe Gormez’in ilettiği, sözünü ettiğim video linki şöyledir: https://youtu.be/VT9FjOtfQew

“Yahudi Melodileri” dizimizi, değerli okurlarımızın da katkılarıyla, sürdürmeye niyetliyiz!

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square