top of page

DİRENİŞİN EN ZARİF HALİ : FLAMENCO


DİRENİŞİN EN ZARİF HALİ : FLAMENCO



Andalucia, İberia, Marranos, Conversos, Gitanos, Engizisyon, Yahudiler, Katolikler, Vizigotlar, Berberiler, Emeviler ve Fenikelileri bir potada eritmişler.


İçinden ne mi çıkmış?


Doğum, ölüm, hüzün, zulüm, coşku, huzur, ateş, aşk ve en önemlisi Özgürlük!


El ayak beden, ruh ve kültür; ateşi körüklemişler, ahenk ve uyumu yaratmışlar, derin boğuk yanık bir sesle birleştirmişler, kastanyet, ud, kithara girmiş araya...

İkibin yılın geleneğini müzik ve danslarla taşımışlar semalara...

Hayli ıstırap hayli feryat da var işin içinde...

İspanya Engizisyonu döneminde asimilasyon, katliam, işkence ve sınırdışı edilmeye maruz kalan Yahudi, Müslüman ve "Gitanos"ların çığlıklarına, ses, dans ve müzik yetişmiş imdatlarına...


İnsani duyguları en iyi anlatabilen danslardan biri olan FLAMENCO, Unesco tarafından 2010 yılında "dünya somut olmayan Kültür Mirasları" listesine alınmış.


Flamenco müziği denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan ünlü müzisyen, gitarist, besteci

Paco De Lucia ile yolculuğa başlayalım:



Yürek yakan sesler, ayakları vura vura yükselen bir tempo ve Olé nidalarıyla doruğa ulaşan bir aforizma hali.


Berberi-Arap müslümanların dansın büyüsü icinde beğenilerini ifade eden “allaaah" nidaları zaman içinde değişip Olé' sözcüğüne dönüşmüş ancak tarih boyunca bir yerde, Olé kelimesi Allah ile olan bağlantısını kaybetmiş, coşku cesaret teşvik, sevinç, hayranlık içeren anlamları yüklenmiş.


Hiçbir üç harfli kelime, İspanyol tarihini Olé kadar anlatamaz.




İberya Yarımadası ve İspanya:


Resmi tarihlere göre, şimdiki İspanya ve Portekiz’in yer aldığı İberia yarımadası'nın ilk yerleşimcileri MÖ 8/9. yüzyılda “Fenikeliler” dir.


Sahi kim bu "Fenikeliler”?


Gerçek şu ki, hiçbir zaman kendilerine “Fenikeliler” diyen bir halk olmadı.

Fenikeliler, antik çağda, eski Yunanlıların şimdiki adıyla İsrael-Lübnan kıyılarında yaşayan halka verdikleri isimdi.

Başka bir deyişle, Yunanlıların "Fenikeliler" olarak adlandırdığı halk, kadim Kenaanlılar ve İbranileri içine alan iki halktan oluşan bir gruptu.

Bu yüzden tarih araştırmacıları, Iberia topraklarının güneyinde ilk kolonilerin “Fenikeliler" tarafından kurulduğunu söylediklerinde, gerçekte kastedilenin, Kenaan halkı ve İbraniler olduğudur.


İbrani ve İber yer adının da İbranice harflerle aynı harf grubuyla yazılmasının bir tesadüften öte olduğunu düşündürmüyor mu?

İbrani sözcüğü - עברי - geçmek fiilinden türemiştir.

Bir Sami dili olan İbranice'nin simgesel kullanımı ayrı bir araştırma konusu olmakla birlikte, birtakım gizemli sinyallerin varlığını da gözardı edemiyorum.


İspanya'nın güney bölgesi Andalucia bölgesinin liman kenti Cádiz, MÖ 7. yüzyılda Fenikeliler tarafından kurulur.

Dünyada ilk resmi kurum şeklinde kurulan şehirler arasında olan Cádiz'in Flamenko'nun gelişimine çok katkısı olduğu söylenir.


Aslında antik çağda Gadir veya Agadir ismiyle anılan bu şehrin ahalisi kendilerine kendilerine "Kadizyalılar" değil, "Gaditanos", yani Gadlılar diyorlardı.


Tarihteki olaylar daima bir yerden bize göz kırpar.


Kutsal Topraklarda MÖ 930'da Kral Süleyman'ın ölümünden sonra, Birleşik İsrael Krallığı, Israel ve Yehuda olarak ikiye bölünür.


Asurluların MÖ 720'de kuzeydeki Israel krallığını yıkmasıyla, kadim 12 kabileden 10 tanesinin dünya tarihindeki varlığı son bulur, bölgedeki İsraeloğulları dağıtılır ve bu 10 kabilenin sonsuza dek izi bulunmaz .


Zevulun, İssahar, Aşer, Naftali, Dan, Simon, Menaşe, Efraim, Ruben ve Gad kabileleri.


Ve Cádiz şehri sakinleri kendilerini Gadlı'lar olarak biliyorlardı.


İspanya'daki Yahudilere dair ilk kanıtlar, Kutsal Topraklarda dönüm noktaları olarak addedilen MÖ 586'da Babillilerce yıkılan 1. Kutsal Mabet ve MS 70'de Romalılar tarafından yıkılan

2. Kutsal Mabet sonrası, Büyük Yahudi Göç'ünden – Galut - itibaren gelir.


İberia Yarımadası Akdeniz'deki çarpıcı konumu nedeniyle yüzyıllar boyu çeşitli ırk millet ve toplumların en büyük göç duraklarından biri olmuş.

İspanya'nın prehistorik çağlarının iberik halkları, Yunanlıların MÖ 550'deki katılımıyla çeşitlenmeye devam eder ve bu büyük bir oluşumun sadece başlangıcıdır.


Antropolojik bulgularda Flamenko dansları geleneğinin içinde yer alan bazı kol ve beden teknikleriyle kastanyet ve benzer aletlerin kullanımının Yunan dönemine ait olduğu söylenmekte.


Romalılar döneminde ise Cádiz oturanlarına "Gades" denilir, edebiyatına bu şehrin söylediği şarkılar 'Cantica Gaditanae' yani 'Cadizlilerin şarkıları' olarak geçer,

Romalıların en esaslı katkısı kithara denilen gitar'ın icadı olmuş.


MS 4. yüzyılda Roma İmparatorluğunun yıkılışından sonra, Vizigotlar'ın İberia'yı işgali yeni bir dönemin habercisi olur, Hristiyanlık yayılmaya başlar.

Yüzyılların süzüle süzüle gelen etkileri içinde, Flamenko kıyafetlerinde Vizigot - Alman dokunuşu olduğunu söylüyor Prof. Dr. Kürşad Demirci.


MS 711 yılında Berberi-Emevi- Arap asıllı Müslümanlık Cebelitarık yoluyla Hispania'ya ulaşır.

Tam yedi asır kültürleri Andalucia'yı etkiler.

Bu toplum beraberinde getirdiği şiirler, şarkılar, yeni müzik aletleriyle birlikte yeni bir duygu atmosferi katar bu kültürlerarası harmana.

Şair Ziryab, Cordova'yı tamamen bir müzik şehrine dönüştürür, bu dönemde ortaya çıkmış olan Zambra, Zorongo, Zarabanda ve Fandango Arap müziği kökenlidir ve halen Andalusia'da Flamenko'yu Arapça tarzı söyleyenler vardır.



La Convivencia; Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudilerin barış içinde yaşadıkları, döneme Altın Çağ ismiyle damgasını vuran bir bir zaman aralığıdır.


1400'lerde ise uzaklardan, Hindistan üzerinden mozaiğe yeni bir parça eklenir Flamenko kültürüne.


Hint kökenli Çingeneler İspanya'ya geldiklerinde doğal olarak içinden çıkıp geldikleri Hint kültürüne ait Mudra hareketlerini de beraberlerinde getirmişler.

Dans esnasında yapılan el hareketlerinin kıvraklığı tamamen Mudralardır.

Mudra-lar; Hinduizm, Jainizm ve Budizm rituellerinden yola çıkmış, sembolik addedilen jest ve pozlar bütünlüğü içinde mistitizm kaynaklı beden hareketleridir.

Bazı mudralar tüm vücudu kapsasa da çoğu el ve parmaklarla yapılır.

Gitanos, Hint dansı Kathak ile de beden dilinin unsurlarını da katar FLAMENCO danslarının çeşitliliğine.


Iberia Yarımadası'nda Emevi Krallığı ile Hristiyan krallıkları arasındaki yükselen güç mücadelesi, çok geçmeden Hristiyanların lehine sonuçlanacak ve baskıları, dayatmaları, kurumsallaşmış ırkçılığı da beraber getirecektir yanında.

Bir süreçten bir başka sürece geçişin başlama hikayesidir bu.


1391'de Sevilla Katliamı örneğindeki gibi çeşitli karalama ve Yahudi karşıtı propaganda kampanyalarının ürünü bir dizi pogrom yaşanır.

Isabella ve Ferdinand 31 Mart 1492'de Yahudileri İspanya’dan kovan o nihai fermanı, Alhamra fermanını yayınlarlar.


Aljama de los Judíos günleri geride kalmıştır artık.


İspanya'da kalmayı seçen Yahudi ve Müslümanlar, Marranos, Conversos olarak yaşamaya devam eder, Gitanos ve ana akım Katolikliğe karşı çıkan marjinal addedilen Hristiyanlara birlikte yeni bir kimliğin, yeni kültürel bir çağın öncülerinden olurlar.


Engizisyon zulmü şarkı dizelerinde dile gelir, yürek yakan ifadeler dansın ruhu ile birleşir, nesiller boyu birbirinin içine giren kolektif bir bilinç, maddi ve manevi bir dünyanın evrensel dili olur.

Müziğin ve sözlerin dansa ilham kaynağı olma gücü, Flamenco'yu bir tiyatro biçimi haline getirir,

imgeler ve estetik dolu bir bütünlükle; çatışmalar, çelişkiler, zaferler, insana ait duygular somut hale gelir.



Alegrías, bulerias, tangos, fandangos, farruca, guajiras, peteneras, sevillanas, siguiriyas, soleares, tiento, zambra belli başlı dans şekilleridir.

Bunların içinde Peteneras formunun Sefarad kaynaklı olduğunu öğreniyoruz iz süren müzikologlar sayesinde.


Dónde vas bella judía?" "Nereye gidiyorsun güzel yahudi kızı?"



1700 yıllarında gitarlara altıncı tel eklenmiş ve ‘rasgueados’ denen halen var olan bir teknik: yani ellerin, parmakların masaya vurulması ile birlikte çalınır olmuş.



İspanya'da bugün Morentolar diye bilinen bir aile var.

Muhtemelen Yahudi dönmesi olan bu aile Flamenko sanatını en otantik uygulayanlardan sayılıyorlar.

Baba Enrique Morento efsanesi kızı Estrella Morento ile devam ediyor.



Flamenco’nun genetik yapısında her sanat dalında olduğu gibi klasikçiler ve yenilikçiler hep olacaktır.

Demir gibi erir ve tekrar doğar O.


Direnişin en zarif hali: Flamenco! Yüreğimdesin:










Kaynakça :













Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page